

Anımsarsınız geçen yıl 'Haydi İstanbul Vapurunu Seç' kampanyası ile, modern teknolojinin imkânlarına sahip, fakat diğer yandan da İstanbul'un tarihi dokusuna uygun yeni vapur tasarımlarına, maketlerden görerek oy vermiştik.
Bugün, Sirkeci-Harem arasını 8 dakikada alacak olan arabalı vapur ''Suhulet'' törenle hizmete girdi. Üstteki görsellerde yeni ve eski hâllerini görüyoruz. Beğendiniz mi bilemiyorum ama, ben pek hoşlandığımı söyleyemeyeceğim.
Yeniler, eskiyi aratmamalı. Bunu neden mi söylüyorum? Yeni arabalı vapurumuzda, sizce de bir şeyler eksik görünmüyor mu?
Karakter. Evet, karakteristik özelliklerden yoksun hâliyle Suhulet, İstanbul'un tarihi dokusuna uygun olmaktan çok, estetik yoksunu mühendislik ürünü görünümüyle; İstanbul'un tarihi siluetine yakışmayan cam giydirilmiş o soğuk yüksek binalarına yakışıyor daha çok. İstanbul gibi bir kent, görsel imajıyla, bu kadar karmaşık mesajlar vermemeli.
İstanbul'un gökdelenlerine yakışacak vapurlar yapmak mıydı yoksa niyet?
TDK, Suhulet'in; kolaylık, yumşaklık, naziklik, uygun ortam anlamlarına geldiğini söylüyor. Sahip olduğu donanım, teknolojiyle İstanbul'un trafiğini hafifletecek olsa da, yeni arabalı vapurlarımızdan ilkinin, görünümüyle; verilen isminin, yumuşaklık, naziklik anlamlarını pek de karşılayabildiği söylenemez.
Web tasarımında, sivri köşeler ovalleştirilmeye böylece daha yumuşak, göze hoş gözükmesi sağlanmaya çalışılır. Bu hâliyle Suhulet, tasarım nesnesi olarak biraz rötuşa ihtiyacı varmış gibi durmuyor mu sizce de?




