logo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
logo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Loop, Sani Levi

flynxs loop_sani leviflynxs loop_sani levi

Sani Levi portfolyosu altından, Loop Cafe & Restaurant, İstanbul logo ve grafik profil tasarımı...

Kitaplarım [mim]

Yaşanan içerik hırsızlığı sonrası, geçen haftayı Flynxs'te minik bir duraklamayla geçirdik, maalesef. O sırada blog sahillerime birbirinden güzel üç farklı mim pası ulaştı. Şimdi, onlarla beraber olağan seyrimize devam ediyoruz...

İlki, compir'den, birdelininguncesi'nden ve babil'den aldığım, blogum hakkındaki güzel düşüncelerini belirterek tarafıma ilettikleri; blogların bize göre en'lerini sıralayacağımız, severek okuduğumuz bloglar hakkında düşüncelerimizi yazacağımız bir mim pası.

İkincisi, tersmeditasyon'dan gelen; değer verdiğimiz üç kadın hakkında bir şeyler yazacağımız bir mim pası.

Üçüncüsü de wolkanca'dan gelen; okuduğumuz, okuyacağımız kitaplardan bahsedeceğimiz, mümkünse elimizde olan kitapların ön kapaklarını tarayıcı (scanner) ya da herhangi bir kamera ile çekip blog'umuza öyle yazacağımız, hatta kitapları değiştirip okuyalım, diyen; okumaya, kitaplara dikkat çeken bir mim pası.

Mim paslarını gönderen, ismi geçen her bir bloga teşekkürlerimi iletiyorum...

Bu defa, konuları, seçtiğim bloglara paslamaktansa, şimdi bu yazıyı gelip okuyan ve dahil olmak isteyen sizlere, sevgili takipçilerime bırakıyorum; yorumlarınızla ya da kendi bloglarınızda "Lyn'de okudum, böyle bir mim varmış" diyerek bahsederek, bloglar arasındaki bu minik oyuna katılabilirsiniz.

Farklı konularda pek çok blog takip ediyorum. O yüzden en'leri sıralamamızı; sevdiğimiz bloglardan bahsetmemizi isteyen ilk mim'e tam bir cevap verebilmem şu an benim için oldukça zor. Farklı platformlarda -Blograzzi'de, Technorati'de, Google Reader paylaşımımda, kendi blog'umdan bağlantı vererek...- onlara ilgimi mutlaka bir şekilde gösterip hissettirmeye çalışıyorum. Bu mim'in cevabı, oralarda...

Diğer iki mim pasını tek bir konu altında birleştirip cevap vereceğim; kitaplardan bahsedeceğim.

Bu sıralar elimin altındaki, okumuş olduğum kitaplardan birkaçı -altta-, isterseniz, görsellerin üzerlerine tıklayarak, idefix'teki sayfalarına da geçebilirsiniz.



Wired dergisi yayın yönetmeni Chris Anderson, (The Long Tail) "Uzun Kuyruk Geleceğin İşi: Çokun Azını Satmak" kitabında, 'uzun kuyruk' kavramını ve farklı sektörlerde bunun nasıl işlediğini anlatıyor...

Rex Briggs, Greg Stuart (What Sticks) "Akılda Kalan Nedir?"; reklam kampanyaları ve sonuçları üzerine değerlendirmelerin yer aldığı, çözüm odaklı düşünmeyi kışkırtan yanıyla da farkındalık artırıcı, okunası kitaplardan...

Metin Yazarı Howard Gossage, "Reklamcılıktan Nefret Eden Reklamcı" kitabında, yaşamdan kesitler ve esprili tarzıyla reklamcılığa dokunuyor...

Adam Fawer "Empati" isimli kitabı, "Olasılıksız kitabının yazarından, İngilizce'den önce Türkçe'de!", tanıtımıyla yakın zamanda çıktı. Kapak tasarımı ve içeriğiyle dikkat çekici. Edebiyat, bilim, felsefe, yaşam, arzularımız, davranışlarımız etrafındaki kurgusuyla, okunası...



Kolektif yazarlı, Pera Müzesi Yayınları, Sergi Kataloğu Dizisi'nden Chermayeff & Geismar: Son 50 Yılın Amblem, Logo ve Tasarımları Symbols, Logotypes and Graphic Design From the Last Five Decades...

Kolektif yazarlı, Pera Müzesi Yayınları, Sergi Kataloğu Dizisi'nden, Ivan Chermayeff: Kolajlar ve Küçük Heykeller Collages and Small Sculptures...

Zaman Kaybolmaz İlber Ortaylı Kitabı, Nilgün Uysal'dan, soru cevap şeklinde ilerleyen İlber Ortaylı ile sohbet kıvamında leziz bir kitap. Tam bir "dünya insanı"nın yaşamına, bilgi ve tecrübesine temas etme şansı buluyor ve akıcı anlatımı, Ortaylı'nın eğlenceli üslûbu sayesinde, altı yüz sayfadan çok olmasına rağmen kitabın nasıl bittiğini anlamıyoruz bile...

Alain de Botton, (The Romantic Movement Sex, Shopping and the Novel) Romantik Hareket Seks, Alışveriş ve Roman; bir aşk ilişkisinin süreçlerini keşfettiğimiz, düşündürücü olduğu kadar okuması eğlenceli bir kitap...

Clive Cussler, Paul Kemprecos, "The Navigator", sonunda Türkçe çevirisi "Kılavuz" ile bu ay yayımlandı. "The Navigator"da, Austin ve Zavala ile Numa ekibi, Hazreti Süleyman'ın kayıp hazinesi peşinde yine gizli projeleri açığa çıkarırken nefes kesen maceralara atılıyorlar...

Clive Cussler ve Wilbur Smith, daha çok uzun yaşamalarını ve bizleri yazdıkları leziz maceralardan mahrum etmemelerini istediğim yazarlardan. Bilimkurgunun en önemli yazarlarından Arthur C. Clarke sonrasında, şimdi de, üzerine zamanında onlarca kitap okuduğum "Kaos Teorisi"ni ortaya atan Edward Lorenz'i kaybettiğimizi öğrenince (bknz: kaos öksüz kaldı), sevdiğim yazarlara bir şey olmamasını daha çok diler oldum.

Simone de Beauvoir, Camille Claudel, Siri Hustvedt; yaşamları veya eserleriyle yaşamıma etki etmiş, şu an aklıma gelen üç değerli kadın, üç değerli sanatçı; "değer verdiğimiz üç kadın hakkında bir şeyler yazacağımız mim pası"nın kitaplara bağlandığı noktada, cevabı.

Camille Claudel ile Rodin, ve Simone de Beauvoir ile Jean-Paul Sartre, iki uzun hikâye... Camille Claudel'e bir adım yaklaşıp onu anlamak için, Anne Delbee'nin 'Camille Claudel Bir Kadın' kitabı başlangıç olarak okunabilir... Paul Auster bağlantısını kuracağınız Siri Hustvedt'i, 'Sevdiklerim'den 'Don't Complain'e 'Venedik Bienali' yazımda konu etmiştim, isterseniz ordan okumaya devam edebilirsiniz, ki öyle yapın mutlaka...

Konuya yerinde bir açılım getireceğine inandığım, değerli A. Ömer Türkeş'ten
kadın yazarlarla ilgili minik bir alıntıyla bitiriyorum. Makalenin devamı 'Sayılarla Kadın Romanları' bağlantısında, görülesi...
Cumhuriyetin ilanından bu yana roman yazan 449 kadın yazar ismi var kayıtlarımda. Bu yazarların kaleminden çıkan roman sayısı ise 1089.

Romanların dönemleştirilmiş dökümlerine gelince:
1923-1938 arası 55, 1939-1949 arası 125, 1950-1960 arası 74, 1961-1971 arası 89, 1972-1980 arası 84, 1981-1991 arası 133, 1992-1999 arası 154, 2000-2006 arası 377 kadın romanı yayımlanmış.

2000’li yıllardaki artış dikkat çekici olduğu için ayrıntılandırıyorum; 2000’de 35, 2001’de 39, 2002’de 54, 2003’te 59, 2004’te 95, 2005’te 83 ve 2006’da 12 roman...

Blog Ödülleri 2008

blog odulleri 2008 logoTürk Blog Dünyası'nın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla organize edilen "Blog Ödülleri", sürekli ve özgün blog içeriğini artırmayı ve böylece Türkiye'de internet sektörünün de ilerlemesine yardımcı olmayı hedefliyor.

Türkiye'de sayısı 1,5 milyonu bulan ve sosyal medyanın en önemli parçalarından birisi haline gelen blogların ödüllendirilmesi, hem kaliteli blog içeriğinin teşvik edilmesi, hem de ülkemizdeki internet kullanıcılarının kendi beğenilerine uygun blogları tanımaları için fırsat sağlayacak...

2008.blogodulleri.com adresinden, blog ödülleri blogundan konuyla ilgili detaylara ulaşabilirsiniz. Blog Ödülleri 2008 için kayıtlar, 15 Nisan'a kadar devam edecek. Şartlara uygun içeriğe sahip bir blogunuz varsa katılıp, en azından blog bilinirliğinizi artırabilirsiniz.

Güzel bir proje, yerinde bir girişim olduğunu düşünüyorum. Bir ilk olması da, heyecan verici. Umarım amacına başarıyla ulaşır. Türk Blog Dünyası'nın böyle bir dinamiğe ihtiyacı vardı.

Blog ödülleri bloguna uğramışken, Blog Ödülleri Logo Hikâyesi'ni de okumadan geçmemenizi öneririm; logo hikâyesinin anlatımı, hoşuma giden taraflarından biriydi...

Google's 9th Birthday ve Düşündürdükleri

Google, dokuzuncu yılını kutluyor.

Özel günlerde Google arama sayfasında yer alan logo yerinde şimdi, Google's 9th Birthday logosu yer alıyor.

Dennis Hwang tarafından hazırlanan diğer tüm özel gün logoları Google doodles'a, Google Holiday Logo başlığından ulaşmak mümkün.

Google, doğum günün kutlu olsun! Fakat benim merak ettiğim başka bir şey var.

Google, dokuz yıldır var ve Türkiye'de de yoğun olarak kullanılıyorken; peki ama niçin Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği yok?

Geçen zaman içinde genişlemesini sürdüren, Blogger'ı da kendisine dahil eden Google; hiç olmazsa Blogger bünyesinde default olarak gelecek, Türkçe'nin de dahil olduğu bir çeviri sistemi oluşturamaz mı?

UnitedPlanktonların girişimiyle, Google Bize Logo Yapsana Projesi; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için Google Türkiye sayfasında, Türkiye için özel gün logosu yer almasını sağlamıştı.

Türkiye için Google sayfasında özel gün logosu olması, Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği olmamasından daha mı önemli?

Bloglar, internetin minik yapıtaşları olduğu için, kendi blogum üzerinden örnek vereyim; internet üzerinde kaliteli Türkçe içeriği önemsediğimden, yazılarımı olabildiğince Türkçe ağırlıklı yazmaya çalışıyorum. Fakat bu, internetin küresel bir ağ ve blogumun da her dilden insanın erişimine açık olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Durum böyleyken; yazılarımda bahsettiğim konularda ismi geçen biri, Türkçe bilmiyorsa, kendi hakkında ne yazıldığını merak ettiğinde nasıl öğrenecek?
İçeriğin Türkçe olduğunu anladı diyelim, çeviriyi nasıl yapacak? Ben, içeriği merak edip, e-posta göndermeyi her akıl edene, çeviri yapıp göndermekle uğraşmak durumunda mıyım? Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği olsa, bu kolaylık sağlamaz mıydı?
Türkçe zengin ve evrensel bir dildir.

Dilimiz Çince, Hintçe, ingilizce ve ispanyolcanın arkasından en büyük (yaygın) dil karakterine sahiptir.

Birleşmiş Milletler'in 1990 yılına ait istatistiklerine göre Türkçe, 165 milyon dolayında kişi tarafından anadil olarak konuşulmaktaydı.
Nüfus artışının ortalama % 1,5 olduğu varsayılırsa bu sayının artık 210 milyonu aştığı söylenebilir... (*)
Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği olmalıdır, geç bile kalmıştır!

Eulda '07 Kazananları


Yeni Photoshop logosunu ve logo trendlerini konuştuğumuz bu günlerde; European Logo Design Annual, Eulda 2007 kazananları belli oldu, Avrupa'nın en iyi logosu seçildi.

Beğendiklerimden birkaçını buraya aldım ama www.eulda.com/2007 altından tüm logoları görebilirsiniz.

Burdaki logolardan biri sizin de dikkatinizi çekti mi?
Barcode Revolution yazımda değindiğim barkod örneklerinden birini anımsadım ben. Tam da yağmurlu bu İstanbul gününde, şemsiyesiz sokağa çıkmamak iyi olurdu diye düşünürken!

...

...
Bu yılki yarışmada Eulda'06'ya göre %40 artışla toplamda 33 farklı ülkeden gelen 1000 kadar katılım arasından 201 logo seçildi.

Başarısının önemli bir bölümünü 10 seçkin tasarım profesyoneli, en büyük uluslararası firmalardan 10 pazarlama müdürü ve ayrıca BEDA, AQUENT and CONSUMERS INTERNATIONAL tarafından seçilen 10 halk üyesinden oluşan üç yönlü, uluslararası ve yenilikçi yapılı jürisine borçlu olan Eulda, dünyada ICOGRADA, AIGA, PDA, BEDA, ADCE ve bunların dışında Avrupa çapında 65'ten fazla tasarım birliği tarafından desteklenen tek ödül programı.

Yarışmada "Best of Europe" ve "Best of Nation" ödülü kazanan katılımlar online olarak sergilenirken ödül kazanan tüm logolar Aralık sonuna kadar yayınlanacak olan ve 'Sappi 2007 Avrupa'da Yılın Baskıcısı Yarışması'nda son üç yılın altın madalyasının sahibi olan Fontegrafica tarafından özel kağıtlara üstün kalitede basılan değerli bir arşiv niteliğindeki 2007 yıllığında yer alacak.

Yeni Photoshop Logosu, See What’s Possible™



Photoshop family of products sayfasından da görebileceğiniz, yeni Photoshop logosu ve sloganı "See What's Possible™" ile ilgili
detaylar PhotoshopNews ve Adobe Photoshop ürün yöneticisi John Nack'in blogunda.

PhotoshopNews-The Evolution of the Photoshop Splash Screen başlığından da; 1988'den bu yana Photoshop programının arayüzünün geçirdiği evrimi görebilirsiniz.

Zihnimde sorular ve söyleyecek birçok şey var. İki yıl önce QuarkXPress logosunu yenilediğinde de buna benzer bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Photoshop'un yeni logosuna benzer, bir solukta on farklı markanın logosunu sıralayabilirim. En çok gülümsememe sebep olan ise, yeni logonun bende yoğun şekilde kulakları eksik Playboy tavşanı çağrışımı yapması.

Çocukluğunuzda belki de kumbarasını kullandığınız, "leylek" simgesiyle duygusal bağ geliştirdiğiniz YapıKrediBankası'nın logosu yakın zamanda değiştiğinde ne hissetmiştiniz?

Marka algısına "güç" vurgusu eklenmişti ama, duygusal bağ da aynı oranda sarsılmıştı. Şimdi yeni Photoshop logosuyla da var olan bazı değerler sarsılırken, modern teknoloji vurgusu güçleniyor, gibi gözüküyor.

...

Evrilen logoların gelişimini, günümüz
Logo Tasarımındaki Eğilimlerden çıkarsamak mümkün...

Logo Tasarımında Eğilimler



Logo Design History; Ünlü markaların logoları ve oluşum hikâyelerine alfabetik olarak erişilebilecek, geniş bir arşiv.

LogoLounge-Trends; logo tasarımındaki yönelimlerin,
2003-2007 yılları arasındaki seyrinin izlenebileceği bir kaynak.

LogoOrange-2007 altından da yine, 11 maddede listelenmiş, 2007 logo tasarım eğilimleri yorumuna erişmek mümkün.

Logotrend 2007: Leaves; tutorial ve "leaf logo" trendine verilen logo örnekleriyle; 2007'de birçok logoda gördüğümüz "yaprak" kullanımına dikkat çeken güzel bir yazı.

Web'deki eğlenceli, dokunma hissine hitap eden, üç boyutlu,
renk geçişli, yansıma etkili logo kullanım eğiliminde; logonun basılı materyale uygulanmasında karşılaşılacak kayıpların pek de öngörülmediği, açık.

Logo tasarımı, logonun kullanılacağı mecralar öngörülerek yapılmalı.

İngiltere, 2012 Londra, Yaz Olimpiyatları Logoları



Hayır, sizi
hipnotize etmeye çalışmıyorum.

Gördüğünüz resim; 1972, Münih Olimpiyatları logosu (ilgilenecekler için, ebay'da orijinal rozetini bulmak bile mümkün).

Bir süredir 2012 Londra Yaz Olimpiyatları logosu üzerinde kritikler dönüyor. 400 bin sterlinlik faturası, sebep olduğu epilepsi krizleri, logoyu beğenmeyip yeni logolar üretenler...

Hani bıraktık, Londra'yı simgeleyen bir şeyler aramıyoruz bile. Evet, (2'lerin formu bile birbirine pek uymuyor ama) logodaki şekillerden zorlayınca 2012'yi ya da çağrıştıracak bir şeyleri yakalamak mümkün. Ama, size de 2012 Londra Yaz Olimpiyatları logosu; pek etkileyici ya da davetkâr gözükmüyor, öyle değil mi?

Okul öncesi bir çocuğun elinden çıkma, tangramdan bozma gibi duran bir logoyla, acaba Wolff Olins, kibirli bir cesaret yanında ne amaçlamış olabilir ki, diye düşünmeden edemiyor insan.

Anımsarsınız, 2007
Eurovision yarışmasında İngiltere'yi Helsinki'de, dört kişiden oluşan bir grup olan Scooch, 'Flying the Flag' adlı şarkılarıyla, temsil etmişti.

Scooch sahne şovu tam bir havayolu şirketi reklamı gibiydi. Mavi kıyafetli hostesler, uçakta kabin atmosferinde yolcuları nasıl rahat ettirdiklerinin mizanseni, arkada ışıklı panolardan, ekrandan geçen uçak resimleri...



İngiltere'nin Eurovision'a yaklaşımının yorumu;
senelerdir katıldıkları bir yarışma olduğu için, artık önemsemedikleri ve işi tamamiyle şova döktükleri yönündeydi.

Eğlenceli bir müzik eşliğinde İngiltere, sizce de 2007 Eurovision Yarışmasındaki süresini, havayolları için iyi bir reklam yaparak kullanmışa benzemiyor mu? Dünya televizyonlarında aynı anda yayınlanan, yerini bulan güzel bir reklam...

Eurovisiona gösterdikleri yaklaşım, 2012 Olimpiyatları'nda da kendini hissettirmiyor mu? Bana öyle geliyor. Zira ne logolarını ne de web sayfalarını beğendiğimi söyleyemem.
2012 Yaz Olimpiyatları'na evsahipliği yapacak Londra, oyunların logosunu tanıttı. Görsel anlamda Londra'ya veya atletizme atıfta bulunmayan logo, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Belki İngiltere'nin görünen bu tutumu, bir doygunluk sonucu ulaşılan umursamazlığın, önemsemezliğin izlerini taşıyordur. Bu benim işim değil tabii,
duruma sosyolojik ya da toplum bilimi açısından, yerinde daha anlamlı yorumlar getirenler olacaktır.

Belki de, söz konusu İngiltere ve beklentilerimiz de dolayısıyla fazla olduğundan, kendi kendimizi hayal kırıklığına uğratıyoruz...

En kötüsü gibi dursa da, aslında beğenmediğimiz 2012 logosu benzeri başka logolar da olduğuna konuyu bağlayıp, bitiriyorum.

Geçmişten Günümüze Olimpiyat Logoları başlığından, diğer logolara da bir bakın lütfen.

2012 Londra Yaz Olimpiyatları web sitesi, blogu.

23 Nisan Şekeri!

Google Türkiye anasayfasında, 23 Nisan bayramına özel hazırlanmış olan logo, sanıyorum herkesin içinde minik bir heyecan yarattı.

Tabii bunun yanında, çocuğun boyadığı bayrağın rengine takılanlar olduğu gibi; 'niçin sadece
www.google.com.tr'de logo var da, diğer iç arama sayfalarında hâlâ 'Earth Day' logosu yer alıyor'a da takılanlar olmuştur.

'Earth Day', 22 Nisan'daydı, niçin hâlâ iç arama sayfalarında görüntülenmeye devam ettiğini bilemeyeceğim ama, çocuğun boyadığı bayrak rengiyle ilgili, çocuktur bu resim yaparkenki renk seçimi hayal dünyasının zenginliğiyle orantılıdır, diyebilirim. Yeşil bulut çizebilen çocuklar, bayrağı da istediği renge boyayabilir...

Özel günleri logolara yansıtmanın yarattığı iletişim başarısının öneminin kavranmış olduğunu görmek sevindirici.


Her geçen gün gelişip büyümeye devam eden, Mynet.com da, 23 Nisan'ı logosuna yansıtmıştı.

Görünümünü yenileme, mail kapasitesi arttırımıyla sunduğu servislerde öne geçmeye çalışırken; arka planda olanlara da dikkat etmek gerekiyormuş ki; dün akşam sayfası karardı, mynet.com da hack'lendi...

'
Google Bize Logo Yapsana' projesinin böyle kısa zamanda ses getirmiş olmasından dolayı, tüm planktonları kutluyorum.

Acaba bu girişimin ikinci bir ayağı da, Yahoo için uygulanamaz mı?
Yahoo mail Türkçe kullanılabiliyor ama, Yahoo'nun www.yahoo.com.tr sayfası http://uk.yahoo.com'a yönlendirilmiş durumda...

Google Bize Logo Yaptı!

'Google Bize Logo Yapsana! projesi'nden ve desteklersek, neden özel günlerde Google arama sayfasında, bize özel logolar görmeyelimden, bahsetmiştim. Henüz bir ay bile olmadı, güzel bir haber geldi.


Google Türkiye’nin anasayfası www.google.com.tr’de ilk defa 23 Nisan’da Türkiye için özel bir “Doodle" yani özel tasarımlı logo yayınlanacak.


Detaylar; www.googlebizelogoyapsana.com'da, Ba-şar-dık! başlığında...

İlgili haber sayfaları; İnternethaber/Google'dan Jest, Milliyet/Google'dan 23 Nisan'a Özel Logo.

e-Devlet Kapısı Logo ve Slogan Yarışması

e-Devlet Kapısı projesi; internet, mobil teknolojiler veya çağrı merkezi aracılığı ile vatandaşların kamu hizmetlerine hızlı, güvenli ve kesintisiz ulaşabilmesini sağlamak için atılan önemli bir adım.

Bu proje ile; Devlet hizmetlerinin elektronik ortamda, öncelikle vatandaş ihtiyaçları gözetilerek, çevrimiçi, kesintisiz, güvenli ve birden fazla iletişim kanalından erişilebilir nitelikte, entegre bir şekilde sunumu için, tek bir nokta üzerinden vatandaşlara ulaştırılması hedefleniyor.


e-Devlet Kapısı Logo ve Slogan Yarışması ile; e-Devlet kapısı projesinin vatandaşlar tarafından daha yakından ve kolay bir şekilde tanınması, katılım gösterilmesi ve aktif olarak kullanılmasına uygun bilinci geliştirmek, amaçlanıyor.


Çalışma teslim tarihi; 27 Nisan 2007.


Ödüller hakkında bilgi ve diğer detaylar;
http://edevlet.turksat.com.tr Web Sitesi'nde...

'Google Bize Logo Yapsana!' Projesi

Bir süre önce Edvard Munch yazımda; Google arama sayfasında, Norveçli ressam Edvard Munch'un Çığlık tablosunun Google logosundaki yorumuyla karşılaştığımdan ve Google'ın özel günlerde açılış sayfasında kullandığı bu tür logolarının "Holiday Logos" başlığından görülebileceğinden bahsetmiştim...

Peki
, Google Türkiye ofisi varsa ve biz aramalarımızı Türkçe Google sayfasından kolayca yapabiliyorsak; niçin bize ait özel günlerimizin Google logosuna yansıdığını görmeyelim?! Bu, Google'ı daha çok severek kullanmamızı sağlamaz mı?! Üstelik Google bunu başka ülkeler için yapıyorken, niçin Türkiye için de yapmasın?!



İşte tam bu noktada, birkaç Google severin (aralarında GoogleEarth üzerinde cv hazırlama gibi yaratıcı işleri de olan
Özgür Alaz'ın da olduğu, UnitedPlankton), var olan bir boşluğu fark edip, bu güzel fikrin peşinden giderek başlatılan, 'Google Bize Logo Yapsana' Projesi; Google'ın dikkatini çekip, Google'da Türkler'in özel günlerini kutlayan logolar yayınlanması amacıyla oluşturulmuş.

Bu güzel fikri ve ekibi destekliyorum. Sizler de
Google Bize Logo Yapsana sitesine girerek, yorum yaparak, projeyi duyurarak destek olabilirsiniz.

Desteklenir ve yeterli ilgiyi görürse;
Atatürk'ü anma günü, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi özel günlerin, google.com.tr sayfasında Google logosuna yansıdığını göreceğimiz günler hiç de uzak değil...