Arthur C. Clarke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arthur C. Clarke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kitaplarım [mim]

Yaşanan içerik hırsızlığı sonrası, geçen haftayı Flynxs'te minik bir duraklamayla geçirdik, maalesef. O sırada blog sahillerime birbirinden güzel üç farklı mim pası ulaştı. Şimdi, onlarla beraber olağan seyrimize devam ediyoruz...

İlki, compir'den, birdelininguncesi'nden ve babil'den aldığım, blogum hakkındaki güzel düşüncelerini belirterek tarafıma ilettikleri; blogların bize göre en'lerini sıralayacağımız, severek okuduğumuz bloglar hakkında düşüncelerimizi yazacağımız bir mim pası.

İkincisi, tersmeditasyon'dan gelen; değer verdiğimiz üç kadın hakkında bir şeyler yazacağımız bir mim pası.

Üçüncüsü de wolkanca'dan gelen; okuduğumuz, okuyacağımız kitaplardan bahsedeceğimiz, mümkünse elimizde olan kitapların ön kapaklarını tarayıcı (scanner) ya da herhangi bir kamera ile çekip blog'umuza öyle yazacağımız, hatta kitapları değiştirip okuyalım, diyen; okumaya, kitaplara dikkat çeken bir mim pası.

Mim paslarını gönderen, ismi geçen her bir bloga teşekkürlerimi iletiyorum...

Bu defa, konuları, seçtiğim bloglara paslamaktansa, şimdi bu yazıyı gelip okuyan ve dahil olmak isteyen sizlere, sevgili takipçilerime bırakıyorum; yorumlarınızla ya da kendi bloglarınızda "Lyn'de okudum, böyle bir mim varmış" diyerek bahsederek, bloglar arasındaki bu minik oyuna katılabilirsiniz.

Farklı konularda pek çok blog takip ediyorum. O yüzden en'leri sıralamamızı; sevdiğimiz bloglardan bahsetmemizi isteyen ilk mim'e tam bir cevap verebilmem şu an benim için oldukça zor. Farklı platformlarda -Blograzzi'de, Technorati'de, Google Reader paylaşımımda, kendi blog'umdan bağlantı vererek...- onlara ilgimi mutlaka bir şekilde gösterip hissettirmeye çalışıyorum. Bu mim'in cevabı, oralarda...

Diğer iki mim pasını tek bir konu altında birleştirip cevap vereceğim; kitaplardan bahsedeceğim.

Bu sıralar elimin altındaki, okumuş olduğum kitaplardan birkaçı -altta-, isterseniz, görsellerin üzerlerine tıklayarak, idefix'teki sayfalarına da geçebilirsiniz.



Wired dergisi yayın yönetmeni Chris Anderson, (The Long Tail) "Uzun Kuyruk Geleceğin İşi: Çokun Azını Satmak" kitabında, 'uzun kuyruk' kavramını ve farklı sektörlerde bunun nasıl işlediğini anlatıyor...

Rex Briggs, Greg Stuart (What Sticks) "Akılda Kalan Nedir?"; reklam kampanyaları ve sonuçları üzerine değerlendirmelerin yer aldığı, çözüm odaklı düşünmeyi kışkırtan yanıyla da farkındalık artırıcı, okunası kitaplardan...

Metin Yazarı Howard Gossage, "Reklamcılıktan Nefret Eden Reklamcı" kitabında, yaşamdan kesitler ve esprili tarzıyla reklamcılığa dokunuyor...

Adam Fawer "Empati" isimli kitabı, "Olasılıksız kitabının yazarından, İngilizce'den önce Türkçe'de!", tanıtımıyla yakın zamanda çıktı. Kapak tasarımı ve içeriğiyle dikkat çekici. Edebiyat, bilim, felsefe, yaşam, arzularımız, davranışlarımız etrafındaki kurgusuyla, okunası...



Kolektif yazarlı, Pera Müzesi Yayınları, Sergi Kataloğu Dizisi'nden Chermayeff & Geismar: Son 50 Yılın Amblem, Logo ve Tasarımları Symbols, Logotypes and Graphic Design From the Last Five Decades...

Kolektif yazarlı, Pera Müzesi Yayınları, Sergi Kataloğu Dizisi'nden, Ivan Chermayeff: Kolajlar ve Küçük Heykeller Collages and Small Sculptures...

Zaman Kaybolmaz İlber Ortaylı Kitabı, Nilgün Uysal'dan, soru cevap şeklinde ilerleyen İlber Ortaylı ile sohbet kıvamında leziz bir kitap. Tam bir "dünya insanı"nın yaşamına, bilgi ve tecrübesine temas etme şansı buluyor ve akıcı anlatımı, Ortaylı'nın eğlenceli üslûbu sayesinde, altı yüz sayfadan çok olmasına rağmen kitabın nasıl bittiğini anlamıyoruz bile...

Alain de Botton, (The Romantic Movement Sex, Shopping and the Novel) Romantik Hareket Seks, Alışveriş ve Roman; bir aşk ilişkisinin süreçlerini keşfettiğimiz, düşündürücü olduğu kadar okuması eğlenceli bir kitap...

Clive Cussler, Paul Kemprecos, "The Navigator", sonunda Türkçe çevirisi "Kılavuz" ile bu ay yayımlandı. "The Navigator"da, Austin ve Zavala ile Numa ekibi, Hazreti Süleyman'ın kayıp hazinesi peşinde yine gizli projeleri açığa çıkarırken nefes kesen maceralara atılıyorlar...

Clive Cussler ve Wilbur Smith, daha çok uzun yaşamalarını ve bizleri yazdıkları leziz maceralardan mahrum etmemelerini istediğim yazarlardan. Bilimkurgunun en önemli yazarlarından Arthur C. Clarke sonrasında, şimdi de, üzerine zamanında onlarca kitap okuduğum "Kaos Teorisi"ni ortaya atan Edward Lorenz'i kaybettiğimizi öğrenince (bknz: kaos öksüz kaldı), sevdiğim yazarlara bir şey olmamasını daha çok diler oldum.

Simone de Beauvoir, Camille Claudel, Siri Hustvedt; yaşamları veya eserleriyle yaşamıma etki etmiş, şu an aklıma gelen üç değerli kadın, üç değerli sanatçı; "değer verdiğimiz üç kadın hakkında bir şeyler yazacağımız mim pası"nın kitaplara bağlandığı noktada, cevabı.

Camille Claudel ile Rodin, ve Simone de Beauvoir ile Jean-Paul Sartre, iki uzun hikâye... Camille Claudel'e bir adım yaklaşıp onu anlamak için, Anne Delbee'nin 'Camille Claudel Bir Kadın' kitabı başlangıç olarak okunabilir... Paul Auster bağlantısını kuracağınız Siri Hustvedt'i, 'Sevdiklerim'den 'Don't Complain'e 'Venedik Bienali' yazımda konu etmiştim, isterseniz ordan okumaya devam edebilirsiniz, ki öyle yapın mutlaka...

Konuya yerinde bir açılım getireceğine inandığım, değerli A. Ömer Türkeş'ten
kadın yazarlarla ilgili minik bir alıntıyla bitiriyorum. Makalenin devamı 'Sayılarla Kadın Romanları' bağlantısında, görülesi...
Cumhuriyetin ilanından bu yana roman yazan 449 kadın yazar ismi var kayıtlarımda. Bu yazarların kaleminden çıkan roman sayısı ise 1089.

Romanların dönemleştirilmiş dökümlerine gelince:
1923-1938 arası 55, 1939-1949 arası 125, 1950-1960 arası 74, 1961-1971 arası 89, 1972-1980 arası 84, 1981-1991 arası 133, 1992-1999 arası 154, 2000-2006 arası 377 kadın romanı yayımlanmış.

2000’li yıllardaki artış dikkat çekici olduğu için ayrıntılandırıyorum; 2000’de 35, 2001’de 39, 2002’de 54, 2003’te 59, 2004’te 95, 2005’te 83 ve 2006’da 12 roman...

Anthony Minghella, Arthur C. Clarke

İngiliz yönetmen, senarist Anthony Minghella ve bilimkurgunun en önemli yazarlarından Arthur C. Clarke yaşamlarını kaybetmişler. Eserleriyle yaşamımı zenginleştiren iki değerli insan...

Seksenden fazla kitabı olan Arthur Clarke
, Stanley Kubrick'in 1968’de filme aldığı '2001: A Space Odyssey'in ilham kaynağı olan 'The Sentinel' (Gözcü) adlı eserin sahibiydi. '2010: Odyessey Two' romanı da 1984’te filme çekilmişti.

Clarke, K
itaplarındaki kavramların uyduyla haberleşme düşüncesini geliştirmesi nedeniyle Franklin Enstitüsü’nün altın madalyasıyla, bilim yazarı olarak da UNESCO’nun Kalinga ödülüyle ödüllendirilmişti...

The English Patient (1996), The Talented Mr. Ripley (1999), Cold Mountain (2003) filmlerinden anımsayacağınız Anthony Minghella ise, 'İngiliz Hasta' filmi ile 1996 yılında en iyi film dahil 9 dalda Oscar ödülü kazanmış, 1999'da 'Yetenekli Bay Ripley' ile En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü'ne ve 2003'de 'Soğuk Dağ' ile BAFTA En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü'ne aday gösterilmişti...

Anthony Minghella filmlerini zevkle izlemiş olsam da, şimdi burada özellikle biri üzerinde durmak istiyorum; The English Patient 'İngiliz Hasta'.



Ralph Fiennes, Kristin Scott Thomas, Juliette Binoche ile The English Patient 'İngiliz Hasta' filmini, Mart 1997'de sanırım Beyoğlu Atlas'ta izlemiştim. Ne kadar etkilendiğimi şimdi bile anımsıyorum. Sonrasında geri dönüşlerle birçok defa daha izlediğimde bile, o etki varlığını korumayı sürdürdü.

İki Avrupalı insanın Afrika'da ihanet, savaş, tutkuyla harmanlanmış, şiirsel, hüzünlü aşkına tanık olduğumuz
'İngiliz Hasta'; 1992'de yayımlanmış olan Michael Ondaatje romanından uyarlanmıştı.

Okuduğumda, kendi hayal dünyamda konumlandırdığım yere yaklaşamadıkları için, k
itaplardan uyarlanan filmleri izlemeyi pek sevmiyorum. Fakat The English Patient 'İngiliz Hasta' istisnalardan, özel filmlerden biri.

Aldığı birçok ödülün içinde en iyi müzik ödüllerinin de bulunması bir tarafa, The English Patient Soundtrack'i geri dönüşlerle dinlemeyi sevdiğim albümlerden biri ve tetikleyici olduğu kadar, yağmurlu günlerde dinlemeye de uygun parçalardan oluşuyor.


powered by ODEO
Albümün filmle aynı ismi taşıyan ilk parçası 'The English Patient'i Odeo player ile buradan dinleyemezseniz, Odeo'daki alanımdan da edinebilirsiniz
.