Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Google Adsense Reklamlarıyla Gelir Elde Etmenin Kolay Yolu

Google Adsense hizmeti veya başka reklamlarla gelir elde etmenin kolay yolu, içerik hırsızlığı değildir! İçerik hırsızlığı, suçtur!

Peki, hoşumuza giden bir yazıya/görsele web'de denk geldiğimizde, onu kullanmak istersek ne yapacağız?
Sahibinin ne şekilde kullanılmasına izin verdiğine bakmamız ve ona göre davranmamız gerekiyor.

Eğer o
yazı/görselin başka yerlerde kullanılmasına izin veriliyorsa?
Eğer o yazı/görselin başka yerlerde kullanılmasına izin veriliyorsa, kullanabiliriz fakat, kendi yazımız içinde alıntı yaptığımızı belli etmemiz ve kaynak göstererek bunu yapmamız gerekiyor. Wikipedia 'Alıntı Kuralları' ve 'İntihal' başlığı, nasıl yapabileceğimizi gayet güzel anlatıyor.

Önemli olan, kendi düşüncemizi, yorumumuzu yazılarımıza yansıtmamız. Farklı kaynakların desteğine ihtiyaç duyduğumuzda da bunu, kuralına göre yapmamız.

Kopya değil, özgün içerik kazandırır!

Google Adsense reklamlarıyla gelir elde etmenin kolay yolunun, içerik hırsızlığı olduğunu sanan bir işlek zekâ sahibi(!) yüzünden yaşanan içerik hırsızlığı sonrası, geçen haftayı Flynxs'te minik bir duraklamayla geçirdik*. Bunları o yüzden yazıyorum.

Herhâlde RSS yayınımdan blog içeriğimi çalarken, içeriğimin nasıl kullanılmasına izin verdiğime dikkat etmemiştir, kendisine ileteyim belki geri adım atar diye, oyun alanıma girip oyuncaklarımı izinsiz alarak oynamak isteyen kimseye ulaşmaya çalıştım. Geri dönüş alamayınca da onu Utanç Duvarı'na astım ve çalıntı içerikle Google'dan gelir elde etmeye çalıştığı için sitesini Google'a şikâyet edip, Google Adsense hizmetlerine bildirdim. Bunun bir adım ötesi, kanuni haklarımı kullanarak Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmak...

'NoIndex, FeedFlare ve Sploglar', 'Sahicilik, Otokontrol' yazılarımda, içerik hırsızlığından bahsetmiş, blog içeriklerinin saygısızca kullanılmasından duyduğum rahatsızlığı belirtmiştim. Anlaşılıyor ki, üzerinden geçen onca zamana rağmen bu konuda pek de yol alamamışız...

Ben, denk geldiğim spam site/blogları Spam Sonuçları Bildir formunu kullanarak veya Firefox'un SpamReport eklentisi ile Google'a bildiriyorum. Splogları rapor edebileceğimiz splog reporter ve splog spot gibi servisler de var...

Temiz İnternet İçin Google Spam Formunu Kullanalım. Bunu yapmanız sadece birkaç saniyenizi alacak fakat, daha temiz bir İnternet var etmemizi sağlayacak!

Utanç Duvarı, içerik hırsızlıklarını sergileyebileceğimiz bir alan, benzer bir durumla karşılaştığınızda kullanabilirsiniz...

Selçuk Hoca'nın
'Çalıntı İçerikle Mücadele Yöntemleri' ve Güneçin Tam İçinde'denin '(ç)Alıntılama Sanatında Zen!' yazıları da bu konuda son derece bilgilendiriciler, okumadan geçmeyin lütfen...

[*: Bunlar olurken merak edip, ilgi göstererek destek olan herkese çok teşekkür ederim.]

The Big Brother State



David Scharf imzalı 'The Big Brother State'; 2007 Bitfilm Festival'ine katılan -beğendiğim- ödüllü animasyonlardan biriydi.

Geçen gün, Google'ın yeni servisini -tıbbi kayıtları tutup, onlara kolay erişimi sağlayacak sağlık hizmeti- test etmeye başlayacağı, haberini okurken;
bunun bir yandan iyi olacağı, ama diğer yandan kişisel bilgi güvenliği açısından sorun olabileceğinden kullanımda tereddüt edilebileceğini düşünüyordum, 'The Big Brother State' animasyonunu anımsadım.

Evet, güvenlik tüm dünyanın sorunu. Ve güvenlik vurgusuyla
'The Big Brother State', aynı zamanda ülkemizde terörizmle mücadelenin öncelikli gündem olduğu bu günlere de uyuyor, maalesef.
Terörün tek bir amacı vardır. Terör yaratmak!

Terörizmin amacı terör ve korku yaratmaktır. Korku insan müessesesini sarsar. Düşmanı içten zayıflatır... topluluklarda kargaşaya sebep olur.

Terörizm intikam ifadesi değildir. Terörizm siyasi bir silahtır. Bir hükümetin sarsılmazlık görüntüsünü sildiğinizde, insanların imanını da silersiniz... İnanç kaybı... [bknz.]
Sevdiğim kitaplardan birinden bir alıntı. Bu alıntı aynı zamanda bana, görünümün önemini ve "Yönetimin, duygusal yaklaşımla zaafiyet gösterecek lüksü olamaz, strateji/taktik bütünlükle hareket edilmelidir", düsturunu da hatırlatarak iyi bir cevap oldu. Pekçoğumuz gibi ben de, ülkede böyle bir gündemimiz varken, Cumhurbaşkanımızın başkomutan sıfatıyla ülkede kalmaktansa, neden Tanzanya* ziyaretine gidiyor olabileceğini anlamaya çalışıyordum... Umarım, doğru bir cevaptır.

*Yeni gelişmeye göre Cumhurbaşkanı, Tanzanya gezisini ertelemiş [bknz.].

A History of Evil



'A History of Evil' videosuna, takip ettiğim feedleri kontrol ederken Murat Kgirgin'de, 'Pictogramlarla Dünya’nın Kısa Tarihi' başlığı altında denk geldim. 'Zamanda Yolculuk' mevzusuna daha yeni değinmişken, tarihte mini bir seyahat yapmayı sağlayan bu eğlenceli animasyon oldukça hoşuma gitti, buraya da almak istedim.

Konuyla ilgili olabilecek bağlantılar:
'Piktogramlar İstanbul`da', Wikipedia-Piktogram.

Konuyla ilgisiz ama, gözden kaçmasa iyi olacak bağlantılar:
'Google'dan buldum, kullandım', gibi bir mantıkla hareket edecek bilinçten çoktan uzaklaşmış olacağımızı düşünmek istesem de, Alıntı Kuralları'nı anımsamanın ve Süleyman Sönmez'in (ç)Alıntılama Sanatında Zen! ile -doğal/konuştuğumuz gibi yazmanın yazım kurallarına dikkat etmemek olmadığını unutmadan- Don Kişot'un 'Üşengeç Blog Yazarının İmlâ Kılavuzu' başlıklı yazılarını, rahat bir zamanımızda detaylı okumamızın kimseyi yormayacağını düşünüyorum.
5651 sayılı yeni internet kanunu ve yaptırımlarından -hapis, para cezası, site engelleme- haberdar olmayanlarımız kaldı mı? 'Erişim Engelleme Çelişkisi' ve 'Şimdi Site Yasaklatmak Çok IN (Moda)', başlıklarını okumalarınıza dahil etmeyi unutmayın.
'MSN'de Yasaklanan Kelime', 'Microsoft'tan "Rahip" Açıklaması'. Kim bilir daha farkında olmadığımız ne şekillerde engellenerek korunuyoruz?! Geçen gün, sistemimde virüs/spy olduğu gerekçesiyle Google, alanlarına erişimimi verdiği uyarıyla engelledi; web'de gezebiliyor ama, Google'ın hiçbir servisini ne de Blogger'ı erişip kullanamıyordum?! Oysa sistemimde de bir sorun yoktu. IP'mi değiştirip çerezleri/logları temizleyerek internete yeniden çıktığımda problem ortadan kalkmıştı! Çok korktum(!) ya bir gün gerçekten Google'a erişemezsek? YouTube'u engelleyen zihniyet, Google'ı engellemeye niçin kalkmasın?
'Hızlı habercilik ve rekabetin empoze ettiği bir duygu'; internet haberciliğinin bugünü, maalesef. Sadece kâğıt üzerinde ve tv'deki yayınları önemseme dönemini aşamadık. 'Yoksa Siz De Blogların İletişimdeki Önemine İnanmayanlardan Mısınız?' desek de, bir yere kadar...
'Mimari, endüstriyel tasarım, basın, sinema ve... Disiplinler arasında yalpalayan grafik tasarımı!' ise, yine enfes bir A. Selim Tuncer yazısı...

Rating Widgets ve Renklenen Arama Sonuçları

Google-Yahoo aramalarıyla bloguma gelenlerin, aradıkları kelimeleri renklendirilmiş hâlleriyle kolayca görebilecekleri, örneğin Google'ın (cached pages) 'ön bellek kopyası'nı kullanmak yerine direkt linki kullandıkları için, aradıkları blog içinde olmasına rağmen yazıları okumaya üşendiklerinden bulamayıp, aynı hareketi bir süre yineledikten sonra gittiklerine tanık oluyordum.

Bu duruma, bloguma adapte ettiğim bir uygulama, 'Renklenen Arama Sonuçları' ile artık son verdiğimi (ya da o niyette olduğumu) belirtmek istiyorum.

Google-Yahoo gibi arama motorları üzerinden bloguma direkt gelindiğinde, artık aranan kelimeler renkli olarak görüntülenebilecek. (Sayfanın yenilenmesi [F5-refresh], renkli kelimelerden normal görünüme dönmek için yeterli olacak.)



Renklenen Arama Sonuçlarını siz de blogunuzda uygulamak isterseniz; eburhan'daki, 'Arama Motorlarından Gelen Kelimeleri Renklendirmek' konu başlığı altından, javaScript ve bloga kurulumuyla ilgili bilgiyi alabilirsiniz.

Ben, javaScript dosyasını goglepages'deki alanım altına upload edip, linkinin olduğu kod parçasını blog (şablon-html'yi düzenle'den) template'inde '<body>' kısmından sonra yazarak ve diğer renk değerlerinin olduğu kod parçasını da renkleri istediğim gibi değiştirerek yine template içinde '< /head >' kısmından önce yazarak yaptım.

Blogumdaki yeni diğer bir uygulama ise, Rating Widgets.

Beğendiğim birçok blogu takip etmeme rağmen, yorum yazarak katılmayı önemsesem de, pek sık yorum bırakacak ve o yorumları takip edecek zaman bulamıyorum.

Benimle aynı durumda olacaklar ya da yorum bırakmaya üşenen, belki de o an yazacak bir şey bulamayan fakat, okuduğunu ve yazıya tavrını belli etmek isteyecekler için, Rating Widgets'in pratik, eğlenceli bir durum belirteci olacağına inanıyorum.

Bundan sonra blogumda, yazıların altında yer alan Rating Widgets yıldızlarını kullanarak, o yazıyla ilgili düşüncelerinizi rahatça beyan edebilirsiniz.

Wordpress'in pluginleri arasında, 'postratings' diye, yazıları oylamak için yıldızlı eklenti olmasına ve başka benzer birçok eklenti de bulunabilmesine rağmen; Blogger için çeşit pek de fazla değildi.

Blogger için olanlar arasında
spotback'deki birkaç rating eklentisini ve diğer benzer başka eklentileri fazla yer kapladıkları için beğenmemiştim ama, geçen gün bu minik versiyona Damacana Bey'in 'Blogunuza Puan Verme Eklentisi Koyun' başlığı altındaki yazısında rastlayınca, ilk müsait zamanımda hemen bloguma adapte ettim.

Outbrain altındaki get ratings eklentisini, siz de kolayca blogunuza adapte edebilirsiniz.

[Damacana ve eBurhan beylere, bloglarından aktardıkları yararlı bilgiler için teşekkürler...]

[Editorya, blogumun Blograzzi'de günün blogu olmasından sonra, kendi alanında da tanıtma ve yorumlama inceliğini göstermiş, ona da ilgisi ve güzel düşünceleri için teşekkürler...]

~~~~~~

Blogumdaki
Rating Widgets yıldızları uygulamasını, 18 Kasım 2007 itibariyle devre dışı bıraktım. Denedim, güzeldi. Tavsiye ederim :)

[30 Ekim'de yazılan bu yazı, ilgili bir gelişmeyi aktarmak için 20 Ekim 2007'de editlenmiştir.]

Günün Blogu, Google Page Rank Güncellemesi

Pazar günleri genelde yazı yayımlanmayan bir blogda, şimdi bu ne hareketliliği diye telaşlanmayın, lütfen. Minik bir sürpriz ve gelişmeyi aktaracağım sadece.



Blogum, Blograzzi'de "Günün Blogu" seçilmiş. Çok teşekkür ediyorum, hafta sonunda hoş bir sürpriz oldu bu bizim için.

Beni Firefox ile görüntüleyin, diyen bir blogun ekran görüntüsü iexplorer ile alınırsa, h
eader'ının tipografisi de, sol üstteki olması gereken bayrak yerleşimi de farklı yansıyabiliyormuş, bu fırsatla bir iç eleştiri yapıp bunu da görmüş olduk.

Flynxs | Lynist weblog'dan yeni haberdar olacaklar için, 'tasarım' başlığında, kişisel bir blog olduğunu, içeriğinin; istifade ettiğim, yaratıcı sürecimi
tetikleyen denk geldiğim enteresan şeyleri not düşmemle beslendiğini; müzik, sinema, kitap, alıntılar, haberler, kimi zaman da bahsettiğim an'lık farkındalıklarım yanında teknoloji, pazarlama, tarih, siyaset gibi yaşamla ilgili pek çok konuya da dokunulabildiğini, belirtmiş olalım.

Rss Reader'ınızla blog içeriğimi rahatça takip ederken; olası öneri, dilek ve eleştirilerinizi her zaman buradan veya Blograzzi üzerinden bana iletebilirsiniz.

Diğer gelişme ise, uzun süredir beklenen, üzerinde birçok fikirler açıklanan Google Page Rank güncellemesi.

PR değerlerinin genelde düştüğü haberlerini alırken, güncelleme bloguma PR3'ten PR4'e yükselmek şeklinde yansımış.

PR5 olacağını tahmin ediyordum ama önemli değil, durumumdan gayet memnunum. Blog içeriğimden istifade edildiğini bilmek bile benim için yeterli...

Hımm.. sanırım PR güncellemesi henüz Blograzzi'ye yansımamış. Arda bey'in son röportajı güzel gelişmeler müjdeliyor olsa da, Blograzzi'nin
artık dalgalı seyrinden kurtulup, 'beta' sürecini ne zaman aşacağını merakla bekliyoruz.

28 Ekim'de başka neler olmuş?
1927, Türkiye'de ilk nüfus sayımı yapılmış. Nüfusun 13 milyon 648 bin 270 kişi olduğu açıklanmış.
1886, Özgürlük Heykeli, Fransızların hediyesi olarak New York'ta dikilmiş.
1923, Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde verdiği akşam yemeğinde, "Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" demiş.
İlgisini çekenler için devamı, wikipedia-28 Ekim başlığı altında...

Wikipedia demişken, aklıma Vikipedi'nin Page Rank Fırsatçılığı geldi. Google'ın bu Page Rank güncellemesinden sonra
hâlâ PR7 diye link satmaya devam edebilecekler mi, merak ediyorum(!).

Evet,
doruk.net'ten her gün 01:34 itibariyle niçin blogum düzenli olarak ziyaret ediliyor diye merak etmeye de devam ediyorum...

30, 31 Ekim'de İstanbul'daki Pink Martini konseri de bu postun dip notu olsun.

Google's 9th Birthday ve Düşündürdükleri

Google, dokuzuncu yılını kutluyor.

Özel günlerde Google arama sayfasında yer alan logo yerinde şimdi, Google's 9th Birthday logosu yer alıyor.

Dennis Hwang tarafından hazırlanan diğer tüm özel gün logoları Google doodles'a, Google Holiday Logo başlığından ulaşmak mümkün.

Google, doğum günün kutlu olsun! Fakat benim merak ettiğim başka bir şey var.

Google, dokuz yıldır var ve Türkiye'de de yoğun olarak kullanılıyorken; peki ama niçin Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği yok?

Geçen zaman içinde genişlemesini sürdüren, Blogger'ı da kendisine dahil eden Google; hiç olmazsa Blogger bünyesinde default olarak gelecek, Türkçe'nin de dahil olduğu bir çeviri sistemi oluşturamaz mı?

UnitedPlanktonların girişimiyle, Google Bize Logo Yapsana Projesi; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için Google Türkiye sayfasında, Türkiye için özel gün logosu yer almasını sağlamıştı.

Türkiye için Google sayfasında özel gün logosu olması, Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği olmamasından daha mı önemli?

Bloglar, internetin minik yapıtaşları olduğu için, kendi blogum üzerinden örnek vereyim; internet üzerinde kaliteli Türkçe içeriği önemsediğimden, yazılarımı olabildiğince Türkçe ağırlıklı yazmaya çalışıyorum. Fakat bu, internetin küresel bir ağ ve blogumun da her dilden insanın erişimine açık olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Durum böyleyken; yazılarımda bahsettiğim konularda ismi geçen biri, Türkçe bilmiyorsa, kendi hakkında ne yazıldığını merak ettiğinde nasıl öğrenecek?
İçeriğin Türkçe olduğunu anladı diyelim, çeviriyi nasıl yapacak? Ben, içeriği merak edip, e-posta göndermeyi her akıl edene, çeviri yapıp göndermekle uğraşmak durumunda mıyım? Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği olsa, bu kolaylık sağlamaz mıydı?
Türkçe zengin ve evrensel bir dildir.

Dilimiz Çince, Hintçe, ingilizce ve ispanyolcanın arkasından en büyük (yaygın) dil karakterine sahiptir.

Birleşmiş Milletler'in 1990 yılına ait istatistiklerine göre Türkçe, 165 milyon dolayında kişi tarafından anadil olarak konuşulmaktaydı.
Nüfus artışının ortalama % 1,5 olduğu varsayılırsa bu sayının artık 210 milyonu aştığı söylenebilir... (*)
Google Translator bünyesinde Türkçe dil seçeneği olmalıdır, geç bile kalmıştır!

Random BlogRoll, Google, Blogger

[14/09/2007'de yazdığım bu yazı, 22/03/2008 itibariyle konu sonuna yapılan ilaveyle, nasıl bloggroll yapılacağı açıklanarak editlenmiştir.]

Google'ın Site Yöneticisi Yardım Merkezi'nden faydalanıyor musunuz? Ben, istatistiklerini ve Google'ın blogumu nasıl gördüğünü arada kontrol ediyorum.

"Google dizini", "Google'da sitemin sıralaması", "Google sitemi nasıl tarar", "Google Sitemaps programı", "İstatistikler ve teşhis araçları", gibi bölüm başlıkları altında; website/blog iyileştirmeleriniz için faydalı olacak bilgiler ve araçlar içeren
Google Site Yöneticisi Yardım Merkezi'ni, Türkçe olarak da kullanabiliyoruz.

İstatistikler bölümünden; en sık yapılan arama sorguları, Googlebot’un gördükleri, tarama istatistikleri, dahili ve harici bağlantıları takip edebildiğimiz gibi; site/blogumuzun sahibi olduğumuzu Googel'a tanıtabiliyor, Google dizininden içerik de kaldırabiliyoruz.

Tasarım, içerik ve teknik yönergeler başlığındaki; "Belli bir sayfadaki bağlantıların sayısını makul düzeyde tutun (100'den az)" ifadesi; Google'ın, link sayısı fazla olan sayfaları farklı algıladığına dikkatimizi çekiyor.

Diğer bloglara verdiğim bağlantıların yer aldığı "
Keşfetmek İçin Bak!" bölümü; bağlantı sayısının yüz elliyi aşması nedeniyle, yandaki navigasyon menüsünün aşağıya doğru gittikçe uzamasına sebep oluyordu.

Tıkla, Keşfet! Rastgele Yazı Göstergeci eklentisinden bahsederken; bağlantılarımı random göstermek istediğime ve bunun bir yolunu aradığıma değinmiştim.

Beğendiğim, takip ettiğim blogları, blogum üzerinden paylaşmaya devam etmek istediğimden; "Keşfetmek İçin Bak!" bölümünü, Random BlogRoll haline dönüştürdüm.

Bundan sonra,
Random BlogRoll sayesinde; sayfa her yenilendiğinde [tazelendiğinde (F5)], "Keşfetmek İçin Bak!" bölümünde, farklı yirmi blog listelenecek.

Linkleri random göstermek, WordPress bünyesinde gayet kolayken; şimdilik, Blogger için ilgili bir code düzenlemesine gereksiniliyor.

Juliakm.com'daki, Javascript Blogroll Randomizer ile, siz de Blogger'da kolayca
Random BlogRoll oluşturabilirsiniz.

Sahicilik, Otokontrol başlıklı yazımda, blogum bünyesindeki yazılardan birinin izinsiz (ç)alındığına değinmiş; içerik hırsızlığı ve spam bloglara vurgu yapmıştım.

TatarYiğit'teki, "Sahte Siteleri Googel'a Şikâyet Et!" uyarısını görünce; kendi blogumda da buna bir kez daha dikkat çekmek istedim.

Denk geldiğim spam site/blogları Spam Sonuçları Bildir formunu kullanarak,
Google'a bildiriyorum. Bunu sizin de yapmanız sadece birkaç saniyenizi alacak, daha temiz bir İnternet var etmemizi sağlayacaktır.

~~~~
22/03/2008'de ek ~~~~

Juliakm.com'daki, Javascript Blogroll Randomizer ile, siz de Blogger'da kolayca Random BlogRoll oluşturabilirsiniz." demiştim, fakat geçen zaman zarfında ilgili bağlantı varlığını koruyamamış...

'Random Bloggroll' yapmak için gereken ilgili code parçasını, buraya Blogger'dan kaynaklanan sorunlardan dolayı direkt yazamadığım için, bir txt dosyasına yazıp googlepages alanıma yükledim.

Blogda nasil blogroll yapilir dosyasını download ettikten sonra, ordaki -sadece- bağlantıları kendi link vermek istediğiniz sitelerle değiştirip, oluşturduğunuz code'u blogunuzun yan menüsüne
widget ekler gibi kopyalayıp-yapıştırarak ilave etmeniz, Random BlogRoll yapmanız için yeterli olacaktır.

Feedlerimi Nasıl Yönetirim?

Bir süredir dikkat ettim ki; Google, aramalarda blog içeriğimden önce, feedlerimi üst sıralarda listeliyormuş. Bu da, Google gibi bir arama motoru kullanarak içeriğime ulaşmak isteyenleri, eğer bir RSS Readerları yoksa (ki maalesef çoğunlukta yoktur) çıkmaz sokaklarda bırakıyor olmalı.

Niçin Google, RSS beslemeleri de indeksliyor ki? RSS Reader'ı olmayan ziyaretçiler-kullanıcılar için, verdiği o sonuçların çıkmaz sokak olacağını bilmiyor mu?

Blogger, Google bünyesinde olduğuna göre; Google'ın, Blogger feedlerini arama sonuçlarında listelememesi gerektiğinin farkında olması gerekmez mi?

Yoksa, blog feedlerimin indekslenmesinin sebebi, benim hatam mı?

Arslanlar Şehri'ndeki 'RSS Beslemesinin İndexlemesini Engelleyin' yazısında (ki o yazı da
Wordpress ve Feedburner ile ilgili, Blogger'la değil); arama motorlarının öncelikli sonuçlarda feedleri listelemesinin iyi birşey olmadığına, bu "duplicate content olayı"na girdiği için, Google'ın "Spam site" olarak işaretleyebileceğine değiniliyordu...

Öneri üzerine, önceden
http://flynxs.blogspot.com/atom.xml
http://flynxs.blogspot.com/feeds/comments/full
olan
RSS beslemelerimi;
http://feeds.feedburner.com/FlynxsLynistweblog
http://feeds.feedburner.com/FlynxsLynistweblogYorumlar
yapıp, FeedBurner'a yönelttim.

Tabii bunu yapmış olmam, eski feedlerle veya
http://flynxs.blogspot.com/feeds/posts/default
http://flynxs.blogspot.com/rss.xml
gibi yollarla bloga ulaşılmasını engellemese gerek?

RSS beslemelerimi
FeedBurner'a yönelttiğimde, oradan "No Index" uygulamasını aktifledim. Bakalım bu, Google aramalarında feedlerin listelenmesini ya da içerikten önce listelenmesini engelleyecek mi? Öyle olmasını umuyorum.

Hımm... bunları yaptıktan sonra, adres satırındaki turuncu Rss ikonu da yok oldu nedense?! Umarım o da yakında geri döner :)

Evet, sorular, sorular.
Bir bilenin bana açıklamasından memnun olacağım sorular... Maalesef, şu an bende de bunların net bir cevabı yok. Sanırım ilerleyen zamanda sonuçlarını takip ettikçe, cevaplarını da bulabileceğim.

Ve minik birkaç değişiklik,
AddThis ve EkleBunu...

FeedBurner kullanmaya başladıktan sonra, sağdaki blog menüsünde de minik değişiklikler yaptım.

Önceden, yandaki görüntüdeki gibi, Rss menüsünde;
web tabanlı RSS okuyuculara blogu eklemede kolaylık olsun diye, ikonlar ve onlara verilmiş linkler kullanıyordum.

Bundan sonra teker teker o ikonları kullanmak yerine, toplu halde tüm RSS okuyuculara ulaşılıp, içlerinden istenenin kolayca seçilebilmesi için AddThis ve EkleBunu servislerini kullanacağım.

Artık, yandaki görüntüde olduğu gibi, RSS Feeds menüsündeki,
AddThis'in RSS Feed ikonuna tıkladığınızda; açılan sayfadan istediğiniz RSS Reader'ı seçip, onun üzerinden blog feedlerimi takip edebileceksiniz.

Bookmark ikonu ise; yine
AddThis aracılığıyla blogumu istediğiniz platformdaki yerimlerinize ekleyip paylaşmanızı kolaylaştıracak.

Bu ayarlamalar için araştırma yaparken,
AddThis'in Türkçe versiyonu diyebileceğimiz EkleBunu'ya da denk geldim ve pratik bir hizmet sunduğundan denemek için onu da bloguma dahil ettim. Konuyla ilgili, Webrazzi'deki 'EkleBunu.com ile tek tuşla link gönder' yazısı da okunabilir.

EkleBunu ikonuna tıkladığınızda, (yine AddThis uygulamasındaki gibi) blogumu istediğiniz platformlara ekleyerek kolayca takip etmenize imkân tanıyacağını umuyorum.

İlgili bağlantılar:
'RSS' nedir? 'Netvibes Türkiye' Ne Durumda?

23 Nisan Şekeri!

Google Türkiye anasayfasında, 23 Nisan bayramına özel hazırlanmış olan logo, sanıyorum herkesin içinde minik bir heyecan yarattı.

Tabii bunun yanında, çocuğun boyadığı bayrağın rengine takılanlar olduğu gibi; 'niçin sadece
www.google.com.tr'de logo var da, diğer iç arama sayfalarında hâlâ 'Earth Day' logosu yer alıyor'a da takılanlar olmuştur.

'Earth Day', 22 Nisan'daydı, niçin hâlâ iç arama sayfalarında görüntülenmeye devam ettiğini bilemeyeceğim ama, çocuğun boyadığı bayrak rengiyle ilgili, çocuktur bu resim yaparkenki renk seçimi hayal dünyasının zenginliğiyle orantılıdır, diyebilirim. Yeşil bulut çizebilen çocuklar, bayrağı da istediği renge boyayabilir...

Özel günleri logolara yansıtmanın yarattığı iletişim başarısının öneminin kavranmış olduğunu görmek sevindirici.


Her geçen gün gelişip büyümeye devam eden, Mynet.com da, 23 Nisan'ı logosuna yansıtmıştı.

Görünümünü yenileme, mail kapasitesi arttırımıyla sunduğu servislerde öne geçmeye çalışırken; arka planda olanlara da dikkat etmek gerekiyormuş ki; dün akşam sayfası karardı, mynet.com da hack'lendi...

'
Google Bize Logo Yapsana' projesinin böyle kısa zamanda ses getirmiş olmasından dolayı, tüm planktonları kutluyorum.

Acaba bu girişimin ikinci bir ayağı da, Yahoo için uygulanamaz mı?
Yahoo mail Türkçe kullanılabiliyor ama, Yahoo'nun www.yahoo.com.tr sayfası http://uk.yahoo.com'a yönlendirilmiş durumda...

Google Bize Logo Yaptı!

'Google Bize Logo Yapsana! projesi'nden ve desteklersek, neden özel günlerde Google arama sayfasında, bize özel logolar görmeyelimden, bahsetmiştim. Henüz bir ay bile olmadı, güzel bir haber geldi.


Google Türkiye’nin anasayfası www.google.com.tr’de ilk defa 23 Nisan’da Türkiye için özel bir “Doodle" yani özel tasarımlı logo yayınlanacak.


Detaylar; www.googlebizelogoyapsana.com'da, Ba-şar-dık! başlığında...

İlgili haber sayfaları; İnternethaber/Google'dan Jest, Milliyet/Google'dan 23 Nisan'a Özel Logo.

'Google Bize Logo Yapsana!' Projesi

Bir süre önce Edvard Munch yazımda; Google arama sayfasında, Norveçli ressam Edvard Munch'un Çığlık tablosunun Google logosundaki yorumuyla karşılaştığımdan ve Google'ın özel günlerde açılış sayfasında kullandığı bu tür logolarının "Holiday Logos" başlığından görülebileceğinden bahsetmiştim...

Peki
, Google Türkiye ofisi varsa ve biz aramalarımızı Türkçe Google sayfasından kolayca yapabiliyorsak; niçin bize ait özel günlerimizin Google logosuna yansıdığını görmeyelim?! Bu, Google'ı daha çok severek kullanmamızı sağlamaz mı?! Üstelik Google bunu başka ülkeler için yapıyorken, niçin Türkiye için de yapmasın?!



İşte tam bu noktada, birkaç Google severin (aralarında GoogleEarth üzerinde cv hazırlama gibi yaratıcı işleri de olan
Özgür Alaz'ın da olduğu, UnitedPlankton), var olan bir boşluğu fark edip, bu güzel fikrin peşinden giderek başlatılan, 'Google Bize Logo Yapsana' Projesi; Google'ın dikkatini çekip, Google'da Türkler'in özel günlerini kutlayan logolar yayınlanması amacıyla oluşturulmuş.

Bu güzel fikri ve ekibi destekliyorum. Sizler de
Google Bize Logo Yapsana sitesine girerek, yorum yaparak, projeyi duyurarak destek olabilirsiniz.

Desteklenir ve yeterli ilgiyi görürse;
Atatürk'ü anma günü, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi özel günlerin, google.com.tr sayfasında Google logosuna yansıdığını göreceğimiz günler hiç de uzak değil...

İnan, Yol Bul, Israrcı Ol, Gerçekleşsin

Tutkuyla inandığınız harika bir fikriniz var ama, bu fikri değerlendirmek için ne yapabileceğinizi, nasıl davranmanız gerektiğini bilemiyor musunuz?

Fikrinize inanmaya devam edin. Başkaları nasıl yapmış öğrenip, onlar yapmışsa ben de yapabilirim diyerek, siz de bir yol bulabilirsiniz.

Fikir Atölyesi'ndeki; Aaron Stanton‘ın fikrini gerçekleştirmenin peşinden nasıl koştuğunu da anlatan Google Beni Dinleyecek Misin? yazısını okudunuz mu? Mutlaka okuyun.

SoapBox

Microsoft'un yeni video servisi SoapBox, geçtiğimiz Eylül ayında açılmıştı ve sadece Amerika'lı kullanıcılar davetiyeyle kabul ediyordu. Hâlen beta aşamasında ama artık SoapBox tüm kullanıcılara açık.

Etrafta
SoapBox için, 'yoksa YouTube'a rakip mi doğuyor' söylemleri sürmeye devam etsin, minik bir kullanım deneyiminden sonra, durumun pek de öyle olamayacağı kendini gösteriyor.

Google
ve Yahoo! gibi rakiplerine karşı, Microsoft'un böyle stratejik bir adım atması , mevcut potansiyelin yarattığı pastadan kâr almasını sağlayacaktır ama fazlası olabileceğini sanmıyorum. Microsof bu atılımı yapmakta oldukça gecikti. Bu konseptteki siteler, özellikle Youtube; bu zaman zarfında oldukça gelişti ve Soapbox’ın Youtube’a rakip olabilmesi için, içerik olarak daha çok gelişmesi gerekiyor.

SoapBox'ta Microsoft, 'Live' adını değil, 'MSN' adını kullanmayı tercih etmiş.
Microsoft'un zaten hâli hazırda Msn Video isminde, bir video izleme sitesi vardı. SoapBox'ın, Msn Video‘ya göre farkı ise, Msn Video’daki profesyonel içeriğin yerine, Soapbox’taki içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulabilmesi.

SoapBox'ta YouTube'dan farklı olarak ise; seçtiğimiz videoyu izlerken, aynı anda diğer kategorilere göz gezdirilebiliyor ve başka videolar aranabiliyor.

Yorum ekleyebilme yanında, etiket eklenebiliyor SoapBox'a. Böylece, etiketleme sistemi, aranan bir videonun daha kolay bulunmasını sağlıyor.

Videoları göstermek için
SoapBox; Internet Explorer’da Windows Media Player kullanıyor. Diğer tarayıcılarda ise durum değişiyor. Örneğin Firefox’ta videoların gösterimi için Flash kullanılıyor.

SoapBox neredeyse her formattaki videoyu destekliyor ve (Windows Media Player - Flash’ta gösterebillmek için) videoları çeviriyor.

SoapBox'taki videoların, milyonlarca kullanıcısı olan Space blog sisteminde kullanılabilecek olması ise Microsoft için bir avantaj.

Tüm bunların yanında, Ajax'ın nimetleri kullanılarak hazırlanmış
SoapBox'tan daha fazlasını beklerdim. Arayüzünü hiç beğenmedim; renkleri, sayfa yerleşimi ve kullanımı hiç rahat değil. Ülkemizde Mynet'in, gelişim sürecinde bünyesine dahil ettiği Beyazperde çağrışımı yaptı bende ve sanki Mynet biraz zorlasa Beyazperde yanına SoapBox gibi ya da daha iyi bir hizmet sunabilirdi, diye düşündüm. Microsoft'a yakıştıramadım SoapBox.

Bunları söylüyor olmam YouTube'u çok beğendiğimden değil. Yanlış anlaşılmasın. Google YouTube'u aldıktan sonra ne bir değişiklik, ne de fark edilir bir gelişim gösteremedi. Hatta kendi Google video'sunu da YouTube'a benzetti.


Bir tercih söz konusu olursa;
DailyMotion'ı kullanım açısından daha samimi ve kullanıcı dostu buluyorum. Ayrıca ses kalitesi olarak da YouTube'dan daha tatminkâr.

Tabii önemli olan aradığını bulabilmek. Ne arandığına ve hangi servisin bunu karşılayabildiğine göre de tercihler değişebilir.

Video Downloader

Ülkemizde, kota sınırı olan kampanyalara yönlendirerek, internet kullanımını yaygınlaştırmaya çalışan bir zihniyet var, maalesef. Nasıl bir bilinç, nasıl bir özgürlük anlayışıysa bu?! Bu hâl; İnterneti bir nevi, telefonun eşdeğeri tutup, sadece sohbet edilen bir yer olarak görmekten kaynaklanıyor olmalı?!

Diğer taraftan, tüm öğrencilere elektronik posta adresi vermeye niyetli ama, öğrencileri internet kafelere sokmayan, internetin kötü birşey olduğu algısını oluşturan ve bu içinde bulunduğu ikilemin farkında olmayan ya da olmak istemeyen bir tutum da var.


Teknolojinin gelişmesi ve sunulan servislerle; internet kullanıcılarının daha fazla GB'a, kaliteli alt yapıya gereksinimi var, kotalara değil!


En basit örneklemeyle, kotalı internet kullanıcılarının video izlemeleri; her defasında yeniden belirli bir miktarda kotadan kayba uğramalarına sebep oluyor. Kota aşımı da ilave ücretler getiriyor...


Video paylaşım servislerinden bir kısmı, video download seçeneği sunuyor. Böylece, videoyu birkaç defa izlemek için kotadan kaybetmeden, bir defa download ederek, istenildiği kadar izleme fırsatı yaratılmış oluyor. Bu imkânı sunmayan servisler için de alternatif yollar mevcut.

VideoDownloader; ilgili video'nun linki sayfadaki alana yapıştırıldığında, download linki veriliyor. Ayrıca video formatını başka bir formata da dönüştürebiliyorsunuz. VideoDownloader, Firefox bünyesine dahil edilen bir eklentiyle de kullanılabiliyor.

Online FLV Converter; flv formatlı video linkini sayfadaki alana girip, avi-mov-divX gibi video formatlarına dönüştürebiliyorsunuz.

SaveYouTube ; YouTube'daki video linkini sayfadaki alana girdiğinizde download imkânı sağlanıyor.

YouTubeX; Google, YouTube ve diğer video paylaşım ortamlarındaki videoların formatlarını dönüştürüp, download linki veriyor.

VLC Media Player değişik birçok formattaki videoyu izleme imkânı sunan bir medya oynatıcı. Flv formattaki videolar da buna dahil.

Tabii Flv formattaki videolar için ayrıca bir Flv Player da mevcut...

(Bu yazı; blog'u takip eden fakat paylaştığım belgesel ve müzik videolarını rahat izleyemediklerini belirten, aldığım ilgili birkaç mail üzerine yazılmıştır.)