DailyMotion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DailyMotion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

HP TouchSmart

HP reklamları arasında mini bir gezinti...


HP: Jerry Seinfeld - Lyn



HP: Paulo Coelho - Lyn

Hewlett Packard PC'leri için hazırlanan, geçen yılki 'Jerry Seinfeld' ve 'Paulo Coelho' reklamları tam bir görsel şölendi dersek -ki, bu hiç yanlış olmaz-; yakın zamanda izlediğimiz, HP'nin dokunmatik PC'lerinin Psyop imzalı tanıtım filmleri HP TouchSmart'lar için ne diyebiliriz, pek bilemiyorum. Her biri, tüm detaylarıyla son derece cezbedici, etkileyiciler...




HP TouchSmart PC: Advertising Agency: Goodby, Silverstein & Partners, San Francisco, USA. Co-Chairman / Creative Director: Rich Silverstein. Creative Directors: Rick Condos, Hunter Hindeman. Art Director: Andre Massis. Copywriter: Jordan Kramer. Production Company: Psyop, Los Angeles. Directors: Todd Mueller, Kylie Matulick, Psyop. Sound Design Company: 740 Sound Design. Sound Designer: Eddie Kim.

HP: TouchSmart PC Experience müziği; 'Joan Jett and the Blackhearts, Do You Wanna Touch Me', HP: TouchSmart PC Maestro müziği ise; 'Vivaldi, Four Seasons, Summer' düzenlemesi...

HP reklamları arasındaki bu mini gezinti hoşunuza gittiyse, web sayfasından erişebileceğiniz değişik Psyop filmleriyle bu süreci keyfinizce uzatabilirsiniz -ki, yapın mutlaka-, leziz bir deneyim olacaktır...

Burada yer alan videolar için Dailymotion'ı kullandım. Olası bir görüntüleyememe ihtimaline karşı, aynı videolara HP'nin kendi web sayfasından; HP TouchSmart PC: Experience Video ve HP TouchSmart: TV ad'den erişebilir, HP TouchSmart sayfasından ise müzik, fotoğraf, video ve daha fazlasına temas sağlayan dokunmatik PC'lerin özelliklerini keşfedebilirsiniz.

Toyota Camry: Every Bit Brilliant

flynxs-2008-camry-Toyota-Every-Bit-Brilliant

Publicis Mojo Australia tarafından hazırlanan Toyota Camry: Every Bit Brilliant reklamı. Hafta sonu çalışmak durumunda kalınca, böylesi yaratıcı işler görmek zihin açıcı taze bir soluk hissi duyumsatıyor. Eğlenceli...

Client: Toyota. Agency: Publicis Mojo, Australia. Creative Director: Micah Walker. Creative: Paul Sharp, Jon Rosen, Mike Burdick. Broadcast Producer: Sacha Loverich. Production Company: Academy Films. Director: Nick Gordon. Producer: Sally Campbell, Laura Kanerick. Director of Photography: Olivier Cariou. Line Production: GoodOil. VFX/Post Production: Fuel. Photographer: Greg White.




Videolar rutube.ru altından. Erişim engelleri rüzgârları arasında savrulurken bu fırsatla bu video paylaşım platformunu da Flynxs üzerinde denemiş olalım istedim (rutube'ın videolarda görüntüyü döndürebilme özelliği, enteresan(!)). Dailymotion'a erişim engeli şimdilik kalkmış gibi görünüyor ama, bu, bir belirsizlik içinde olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Umarız yakında rutube.ru erişimimiz de engellenmez!?

Sansüre Sansür!

14-20 Ağustos 2008 tarihleri arasında 'Geleceğin İnternet'inin Önizlemesini Yapıyoruz' diyerek, mahkeme kararlarıyla erişimleri haklı veya haksız olarak engellenen siteler gibi, kendi sitelerimizi 'Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir' uyarısı asarak kapattık.

Bu geçen hafta içinde blog hareketine katılıp, duyarlılık ve özveri göstererek, sansüre karşı tavır sergileyen yüzlerce site sayesinde; ülkemizde mahkeme kararlarıyla sitelere tümden erişimin engellenmesinin; sansürün, bilgiye erişim hakkımızı elimizden alarak, bizi nasıl mağdur ettiğini hep beraber deneyimlemiş, dolayısıyla, geleceğin İnternet'inin sanal bir önizlemesini yapmış olduk.

Yerli ve yabancı basında ve sitelerde de yer bulan, destek gören sansüre karşı bu tavırla; toplumda daha geniş kitlelerin, uygulamalardaki doğru bilinen yanlışları fark etmesi ve üzerinde düşünmesi bir parça da olsa sağlanmış oldu.

flynxs sansüre sansür
Maruz kaldığımız yanlış uygulamaları değiştirmeye çalışmazsak, ileride nasıl bir İnternet deneyimi yaşıyor olacağımızın küçük bir projeksiyonu olan bu hareket, konu üzerinde farkındalık yaratmak ve bir bilinç oluşturmak için sansuresansur.org sitesi altında herkesin katılımıyla gelişmeye, ses çıkarmaya devam ediyor olacak.

5651 sayılı, Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesi Kanunu'ndan haberdar mısınız?

Ülkemizde, 5651 sayılı İnternet Kanunu'nun yoruma açık maddeleri, Bilişim Hukuku alanındaki mevcut eksiklikler yüzünden, uygulamada, geniş kitleleri mağdur eden kararlar verilmesine yol açıyor.

Daha önce burada, bir gecede süratle çıkarılan, üzerinde yeterince çalışılmadığı her hâlinden belli olan
5651 sayılı İnternet Kanunu'nun uygulamada yaratacağı sorunlarla ilgili endişelerimi, aklımdaki soru işaretlerini paylaşmış, konuşmuştuk*. Geçen bir yıl içinde, o sorunlar maalesef gerçeğe, yaşamımızın bir parçasına dönüştüler.

Maalesef ülkemizde, -tıpkı şu günlerde Milli Eğitim Bakanı'nın bir zamanlar eğitim affına kesinlikle karşıyken, nasıl bir anda olası siyasi bir manevra uğruna sıkı bir takipçisi olduğunu gördüğümüz gibi- bir takım siyasi hesaplar uğruna yeterince hazırlıksız uygulamaya konan,
alınan kararların sıkıntılarını yaşıyoruz.

Kanunlar değiştirilebilir, yeniden düzenlenebilirler!

Yanlış uygulamalara tavır gösterip, doğruyu talep etmek hepimizin sorumluluğu.
Oysa, pek çoğumuz, sitelere erişim engeli kararlarını haklı görüp; sebebini araştırma veya bu uygulamaları eleştirme gereğini bile duymuyoruz.

Tüm dünya zengin içeriğini kullanabiliyorken, biz, ülkemizde Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım sitelerine erişemiyoruz.

Engellenen siteleri kullanabilmek için bulunan yan yollara rağbet edip; mahkeme kararıyla engellenmiş olsalar da, nasıl olsa o sitelere bir şekilde girebildiğimiz için kendimizi şanslı hissedip, engellenmiş olmalarını dert etmeyebiliyoruz.

Oysa sansür; başlıbaşına bir problem olmaka beraber, erişimi engellenen site içeriklerinin sırf 'eğlence'ye hizmet etmiyor; pek çok farklı meslek alanı için arşiv, bilgi kaynağı teşkil ediyor olmasıyla da, o sitelerden istifade edemediğimiz süre içinde bizi zamandan, güncel zeminden, kaynaklarımızdan geri bırakmış oluyor!

Erişimi engellenmiş siteler sadece Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım platformları da değiller. Birilerince olası 'müstehcen' içeriğe sahip görülerek, şikâyet edilip erişimi engellenmiş, pek çok sanat içerikli yabancı site de, bu sansür rüzgârından etkilenmiş durumda.


Evet, sanat eserlerinin söküldüğü, sergilerde üzerlerinin örtüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Ama dünyada başarılara imza atmış yabancı bir fotoğraf sanatçısına, sitesine ülkemizden erişim engeli getirildiğini, eserlerinin sansürlendiğini nasıl açıklayabiliriz?

5651 sayılı İnternet Kanunu'muz, 'müstehcen' içerikli siteleri, şikâyet hâlinde erişime engelleyebiliyor. Peki ama, o içeriklerin kime göre, neye göre müstehcen olduğu kabul ediliyor? O kısmın yoruma açık olması, korkarım ki çok yakın gelecekte bizi sanattan mahrum bırakacak!..


5651 sayılı Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesi Kanunu'ndaki yoruma açık maddelerin, bilişim hukuku uzmanlarınca takip edilmesi yanında, bilişim medyası ve bilişimle ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla beraber, İnternet kullanıcıları olarak bizlerin de kanun üzerinde konuşarak; eksikliklerine dikkat çekip, yeniden düzenlenmesi için bilinç sağlanmasında hassasiyet göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Yoksa, böyle ilginç(!) düzenlemelere tâbi olmaya devam edeceğiz.

Türk İnternet kullanıcısı olarak, İnternet'te ne kadar özgür olabileceğiz? İnteraktif iletişime, teknolojiye bakışımız; kanunlarımızla paralel mi? Geleceğin medyası, klasik medyanın kontrol edildiği gibi bir mantıkla kontrol edilebilir mi?..

'Sansür'le, zihinsel besin kaynaklarıma erişimim engellendi. Rahatsızım, rahatsızız! Bu, anlaşılsın istiyorum. Sizi de sitelerinizde, 'sansür'e karşı aynı tavrı sergilemeye ve daha geniş kitlelere ulaşıp, bu konuda bir bilinç, farklındalık sağlanmasına katkıda bulunmaya çağırıyorum.



*:
ilgili bağlantılar: '5651, Yasalaşan Yeni İnternet Kanunu ve Zihnimdeki Soru İşaretleri', '5651, İnternet Kanunu Onaylandı','WordPress Engellenirken, Mim Dalgalarıyla Serinleyip PageRankımızı Mı Düşünelim?', '23 Kasım, 5651 Sayılı Kanun Işığında İnternet', 'YouTube'a Bir Erişim Engeli Daha', 'Bir YouTube Engeli Daha', 'İnternet Haftası', 'Bir Erişim Engeli De Dailymotion'a', 'Geleceğin İnternet'inin Önizlemesini Yapıyoruz'.

Geleceğin İnternet’inin Önizlemesini Yapıyoruz!


internetinkarariyor.com tanıtım filmi from Webiki.tv on Vimeo.

Flynxs, 'Geleceğin İnternet’inin Önizlemesini Yapıyoruz!' kampanyasını desteklemek için, 'Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir' diyerek, 14 Ağustos'ta içeriğine erişimini engelledi. 20 Ağustos 2008 akşamına kadar da, bu şekilde protestosuna devam edecek!
Her gün yeni bir site daha kapatılıyor.
Bu hızla giderse ileride nasıl bir İnternet deneyimi yaşarız, onun canlandırmasını yapıyoruz.
İki tıklamada bir karşımıza bu görüntü çıkar ise neler hissedersiniz?
Bu amaçla sitelerimizi diğer sansürlenen siteler gibi kapatıyoruz. Aynı şekilde.
'Sansür'le, zihinsel besin kaynaklarıma erişimim engellendi. Rahatsızım, rahatsızız! Bu, anlaşılsın istiyorum. Sizi de sitelerinizde, 'sansür'e karşı aynı tavrı sergilemeye ve bu konuda farklındalık sağlanmasına katkıda bulunmaya çağırıyorum.

Eğer siz de bu kampanyaya destek vermek isterseniz, sitenize eklemeniz gereken kodu buradan alabilirsiniz.

Kampanyaya yer veren bazı siteler: bigumigu, sozluk.sourtimes.org, Radikal, Hürriyet, Marketing Türkiye, MediaCat, MedyaKronik, NTVMSNBC, Techcrunch,
osocio.org, sinema.com, zargan.com, ozgeozberk.net, eksiduyuru.com...

Bir Erişim Engeli De Dailymotion'a


YouTube'a art arda gelen erişim engellerinden sonra, ülkemizden bir erişim engeli de, içlerinde Türkçe'nin de bulunduğu pek çok farklı dilde hizmet veren, sosyal video paylaşım sitesi Dailymotion'a gelmiş bulunuyor.


'Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir' yazıları, İnternet'i bir mecra olarak yeterince anlayamamış, kavrayamamış olduğumuz gerçeğini yüzümüze vurmaya devam ediyor.

Bilgiye erişim hakkımız kitlesel olarak elimizden alınıyor! Bilişim Hukuk'u mağduru olduk! Rahatsızım. Siz değil miziniz?

Paylaştığım YouTube videolarının, ülkemizden YouTube'a erişim engeliyle blog'umda görüntülenememesinden dolayı aylardır yerlerini devasa boşluklara bırakmalarına, şimdi de blog'umda Dailymotion altındaki videoların yerlerinin boşluğu eklendi. Bu, erişim engeli uygulamasının bana yansıyan zararının, gözle görülür tarafına bir örnek. Aynı durum, tüm websiteleri için de geçerli.

Ses ve görüntü kalitesi, içeriğiyle, Dailymotion kullanmaktan ne kadar memnun olduğuma, burada sıkça değinmiştim. Dailymotion, YouTube, Vimeo; öncelikli tercih ettiğim üç video paylaşım sitesi. Ve şu an, ikisini tüm dünya kullanabiliyorken, ben kullanamıyorum! Mahkeme kararıyla engelleniyorum! Engelleniyoruz!

Yoksa siz, bunda bir mantık hatası, uygulamada yanlışlık, daha da önemlisi yaşananın kitlesel olarak
özgürlüklerin kısıtlanması noktasına ulaştığını görmüyor musunuz?

Video paylaşım sitelerini eğlence amaçlı olarak kullanmaktan çok, işimle ilgili gelişmeleri, yayınları takip etmek ve zihinsel besin için kaynak olarak kullanıyorum. O sebeble bu sansürler beni ve benim gibi insanları çok fazla olumsuz etkiliyor.

Fakat, erişimi engellenen bu platformlar ister eğlence, isterse de profesyonel amaçlara hizmet için kullanılıyor olsunlar
, fark etmez, her durumda sonuç aynı. Sansüre maruz kalıyoruz. Mağduruz!

'
O kadar önemli mi? Kullanmayın biraz. Hem, sadece o video siteleri mi var, diğerlerini kullanın', deniyor. Bu maalesef bilinç düzeyinin seviyesini gösteren çok basit bir yaklaşımdan başka bir şey değil. Her video paylaşım platformunun kapasitesi, içeriği, aranan konu başlıklarında videolara ulaşabilmek için yeterli olmayabiliyor. Meselâ, YouTube'da bulabildiğim birçok videoyu başka bir video paylaşım sitesinde bulamıyorum. Haberdar olmam gereken konulardaki videoları bulabileceğim yerler engellendiğinde, etraftan aramakla zaman kaybetmek zorunda kalıyorum, verim düşürücü, sıkıntı verici bir durum bu.

Bilgiye erişimimizin engellenmesi hepimizin sorunu! Video paylaşım sitelerinin sansürlenmesi, geneli etkileyen bir uygulama olduğu için, yanlışın boyutunu fark etmemizi sağlamada iyi birer örnekler.

Tüm meslek gruplarının bu uygulamadan bir şekilde etkilendiğini söyleyebiliriz. Örneğin, bi
r bilim insanını düşünün; yeni yayınları takip edebilmesi, dünyadaki gelişmelerden haberdar olabilmesi için video paylaşım sitelerini kullanıyor olsun.

Dünyanın diğer ucundaki meslektaşının, kalp kapağı değişikliğinde kullanılmak üzere bulduğu cerrahi bir tekniğin uygulama videosunu, bu video paylaşım sitelerinden izleyerek, anında haberdar olabiliyor. Eskisi gibi sadece dergilerdeki yayınlara, kitaplara muhtaç değil; şimdi, yeni tekniklerden videolar üzerinden kolayca haberdar olunabiliyor.

Yeni tekniklerin uygulama videoları, röportaj ve tanıtım filmlerine erşimi engellendiğinde, bir insanın kendini geliştirmesinin önüne çekilen perde, hepimizin zararına değil mi?

İstenmeyen içerik yüzünden mi, izlenen videoların yarattığı yurtdışı çıkışlarındaki yoğunluğu hafifletmek için mi, yoksa başka sebeplerden mi bu tür uygulamalara maruz bırakılıyoruz bilemiyorum ama,
bu karartmalar, sansürlerden çok rahatsızım. Video paylaşım siteleri büyük birer kaynak. Tümden engellenmeleri kabul edilemez.

Konuyla ilgili, Fırat Yıldız'ın
Bigumigu'daki 'Tüm Reklamcılara, Reklamverenlere ve Herkese Duyuru!' başlıklı yazısını ve Düğümküme'de 'Youtube' başlığındaki yazıları, özellikle 'Türkiye’de Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi'ni okumadan geçmemenizi öneriyorum.

Blog'dan benzer içerikli yazılar: İnternet Kanunu, 5651, bilişim, internet...
Konuyla ilgisiz dip not: Blog yazarınız iki hafta tatil hakkını kullanıyor olacak.

Korb, I'll be gone


i'll be gone _ Uploaded by Lyn
Korb, Rimantas Lukavicius imzalı yeni güzel bir çalışma daha; Mario Basanov & Vidis feat Jazzu 'I'll be gone' müzik videosu. Motion design'daki detaylara ve ritme dikkat. Benim çok hoşuma gitti. Sade fakat, etkili...

Sobieski ile başlayıp, Korb altındaki çalışmalar arasında mini bir gezinti; Rimantas Lukavicius kısa film, animasyonlarına en azından festivallerden aşina olmayanlar için bile, keyifli bir tat duyumsatacaktır. Mario Basanov müziği hoşunuza gittiyse, diğer birkaç parçasını myspace sayfasından dinlemeye devam edebilirsiniz...

: CG Artist, Designer, Director.

Iron Man


Iron Man ile ilgili şimdi burda bir
yorum yapmayacağım. Fakat, Black Sabbath'ın da yer aldığı birbirinden güzel müzikleriyle soundtrack'ine, özellikle dikkat çekmek istiyorum. Sıkça çevirip dinleyeceğim albümlerden biri olacak, gibi gözüküyor.

Iron Man resmi sitesi, trailer ve IMBD bağlantılarından filme ilgili detaylara ulaşmak mümkün...

Zurich Chamber Orchestra, Roller Coaster


Zurich Chamber Orchestra - Roller Coaster Uploaded by Lyn
(full screen!)

Roller coaster üzerinde notalarda, klasik müzik eşliğinde soluk kesici bir animasyon; Senfoni Orkestrası 'Zurich Chamber Orchestra' tanıtımı için, Euro RSCG Zurich ajansı tarafından hazırlanmış...

Kohler Karbon



Kohler yeni musluk modeli
Karbon için hazırlanan, MetaDesign ve Logan imzalı reklam çalışması.

Beni cezbeden renk dokularından biri kullanılmış olması dışında, su, derinlik, akışkanlık, hareket kabiliyeti ve fonksiyonalite vurgusuyla da etkileyici, örnek, güzel bir video
.

Suyun muslukla buluştuğu noktada, bu birliktelikte rahatlıkla aşktan söz edebiliriz. Tasarım nesneleri de, yakalanan bu tutkuyla yaratılıyorlar zaten. Tanıtıcı videosu da bunu yansıtabiliyor,
o iletişim dilini kurabiliyorsa, fazla söze gerek kalmıyor...


Kohler - Karbon Uploaded by Lyn. ('full screen' olarak izleyin)

Mongol (2007) Cengiz Han

Etkileyici savaş sahneleri, zamanın atmosferini yansıtan başarılı bir dönem filmi olarak, izlemeyi heyecanla beklediğim Mongol (2007) 'Cengiz Han', bugün ülkemizde vizyonda.

Filmlerde, görkemli savaş sahnelerinden ne kadar hoşlandığıma 300 '300 Spartalı' yazımda da değinmiştim. Mongol (2007) 'Cengiz Han' da, gerek renk dokusu gerekse müzikler ve dekoruyla, bu anlamda tatmin edici lirik bir görsel şölen seyri sunmaktan geri kalmıyor.

Sergei Bodrov yönetmenliğindeki, Rus, Alman, Kazak ve Amerikan ortak yapımı olan Mongol 'Cengiz Han', aynı zamanda 2008 Oscar Ödülleri En iyi Yabancı Film dalında Kazakistan'ın Oscar adayı idi.

En iyi yabancı film ödülünü alan,
Avusturya'dan The Counterfeiters (2007) 'Kalpazanlar'ı da ülkemizde bu ay sonunda vizyonda izleyebileceğiz...

Mongol 'Cengiz Han', genç Temuçin in savaşarak esaretten kurtuluşunu ve dünyanın yarısını ele geçiren uçsuz bucaksız Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu olan Cengiz Han ünvanına sahip oluşunu konu alıyor...

Destansı öykü içinde tarihi anlamda eksiklikler, fantastik eklemeler bulunduğu için film, çok da gerçeği yansıtmadığı yönünde eleştiriler almıştı. Filmin ayrıntılı güzel bir yorumuna, Gözde Gürbüzer'in 'Rus kamerasından Cengizhan' yazısından ulaşabilirsiniz. Daha fazla detaya girmeden ben, burada sadece tanıtım videosuna yer vermekle yetineceğim.

Mongol (2007) 'Cengiz Han'ı hafta sonu izlenecek filmler listenize eklemeyi unutmamanızı öneriyorum, ben öyle yapıyor olacağım. Savaş sahnelerini izlemenin keyfi en iyi sinemada çıkıyor.


Mongol Uploaded by Lyn

Apple iTouch: Grid


Apple'ın, iPod Touch için hazırlanan yeni reklamı, 'Grid'. Sade, akıcı anlatımı ve müziğiyle gayet etkileyici. Grid'in müziği Brendan Benson'a ait, The 'Alternative to Love' albümünden 'What I'm Looking For'. Albümde aynı zamanda bunun gibi birçok yakalayıcı parça daha bulunduğunu söyleyebilirim. Grid'i daha yüksek çözünürlükte izlemek isterseniz apple.com'u ziyaret edebilirsiniz.

Apple iTouch, Grid; TBWA\Media Arts Lab, Los Angeles; Green Dot Films, Los Angeles; Mark Coppos, Virginia Lee.

Arabesque, Sandra Nasic



Arabesque, Graphic Design from the Arab World and Persia; merak ettiğim yayınlardan biri. İçinde dikkatimi çeken oldukça hoş çalışmalar var. Mısır, İran, Arap kültürü etkisindeki tipografi, kaligrafi, illüstrasyon, logoların gelişimini gözlemleyebilmek için iyi bir kaynak olarak da değerlendirilebilir. Ayrıntılı bilgi için gestalten detay sayfasını kullanabilirsiniz.



Sandra Nasic 'Signal' albümü, geçtiğimiz sonbahar çıkarmıştı. Onu Guano Apes solisti olarak anımsayacaksınızdır. Daha önce dinlemediyseniz, güçlü bir vokali ve arşive eklemeye değecek bir albümü olduğunu söyleyebilirim.
Benim gibi arada geri dönüşlerle dinlemekten kendinizi alamayacağınızı düşünüyorum.

'Right Lane', bugün dinlediklerim arasındaydı, hafta sonu müziği olarak da burada bize eşlik etmeye devam edecek. Bu sayede hakkındaki düşüncelerimi de test edebilirsiniz.

03-sandra_nasic-ri...
eSnips müzik player'ı da böylece blogumda ilk kez denemiş oluyorum. Yazının solunda durmamakta inatla direnen bu sevimli(!) kuş marifetiyle
Sandra Nasic 'Right Lane'i dinleyebilirsiniz.

İşitsel olarak tatmin edici fakat
müziğe sevimli(!) bir kuştan daha güçlü görsel öğeler eşlik ediyor olsaydı fena olmazdı, diye düşünürseniz; DailyMotion marifetiyle alttaki Sandra Nasic 'Fever' videosunu izlemeye devam edebilirsiniz...

SoapBox

Microsoft'un yeni video servisi SoapBox, geçtiğimiz Eylül ayında açılmıştı ve sadece Amerika'lı kullanıcılar davetiyeyle kabul ediyordu. Hâlen beta aşamasında ama artık SoapBox tüm kullanıcılara açık.

Etrafta
SoapBox için, 'yoksa YouTube'a rakip mi doğuyor' söylemleri sürmeye devam etsin, minik bir kullanım deneyiminden sonra, durumun pek de öyle olamayacağı kendini gösteriyor.

Google
ve Yahoo! gibi rakiplerine karşı, Microsoft'un böyle stratejik bir adım atması , mevcut potansiyelin yarattığı pastadan kâr almasını sağlayacaktır ama fazlası olabileceğini sanmıyorum. Microsof bu atılımı yapmakta oldukça gecikti. Bu konseptteki siteler, özellikle Youtube; bu zaman zarfında oldukça gelişti ve Soapbox’ın Youtube’a rakip olabilmesi için, içerik olarak daha çok gelişmesi gerekiyor.

SoapBox'ta Microsoft, 'Live' adını değil, 'MSN' adını kullanmayı tercih etmiş.
Microsoft'un zaten hâli hazırda Msn Video isminde, bir video izleme sitesi vardı. SoapBox'ın, Msn Video‘ya göre farkı ise, Msn Video’daki profesyonel içeriğin yerine, Soapbox’taki içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulabilmesi.

SoapBox'ta YouTube'dan farklı olarak ise; seçtiğimiz videoyu izlerken, aynı anda diğer kategorilere göz gezdirilebiliyor ve başka videolar aranabiliyor.

Yorum ekleyebilme yanında, etiket eklenebiliyor SoapBox'a. Böylece, etiketleme sistemi, aranan bir videonun daha kolay bulunmasını sağlıyor.

Videoları göstermek için
SoapBox; Internet Explorer’da Windows Media Player kullanıyor. Diğer tarayıcılarda ise durum değişiyor. Örneğin Firefox’ta videoların gösterimi için Flash kullanılıyor.

SoapBox neredeyse her formattaki videoyu destekliyor ve (Windows Media Player - Flash’ta gösterebillmek için) videoları çeviriyor.

SoapBox'taki videoların, milyonlarca kullanıcısı olan Space blog sisteminde kullanılabilecek olması ise Microsoft için bir avantaj.

Tüm bunların yanında, Ajax'ın nimetleri kullanılarak hazırlanmış
SoapBox'tan daha fazlasını beklerdim. Arayüzünü hiç beğenmedim; renkleri, sayfa yerleşimi ve kullanımı hiç rahat değil. Ülkemizde Mynet'in, gelişim sürecinde bünyesine dahil ettiği Beyazperde çağrışımı yaptı bende ve sanki Mynet biraz zorlasa Beyazperde yanına SoapBox gibi ya da daha iyi bir hizmet sunabilirdi, diye düşündüm. Microsoft'a yakıştıramadım SoapBox.

Bunları söylüyor olmam YouTube'u çok beğendiğimden değil. Yanlış anlaşılmasın. Google YouTube'u aldıktan sonra ne bir değişiklik, ne de fark edilir bir gelişim gösteremedi. Hatta kendi Google video'sunu da YouTube'a benzetti.


Bir tercih söz konusu olursa;
DailyMotion'ı kullanım açısından daha samimi ve kullanıcı dostu buluyorum. Ayrıca ses kalitesi olarak da YouTube'dan daha tatminkâr.

Tabii önemli olan aradığını bulabilmek. Ne arandığına ve hangi servisin bunu karşılayabildiğine göre de tercihler değişebilir.

Bacardi Mojito



Hımm... aslında hafta sonu öncesi girilebilecek kıvamda bir post gibi görünüyor bu ama ben bu güne de yakıştırdım :) sonuçta zaman izafi bir kavram...

Pazartesi sendromunuz yok ama zorlayıcı bir gün mü geçirdiniz? Yakalayıcı bir ritmin ya da rahatlatıcı bir lezzetin kollarına kendinizi bırakmak arasında seçim yapmak bile güç mü geliyor?
Etkileyici...
Bacardi mojito advert.
Songs name is "bacardi mojito song"

Bacardi Mojito müziği
ve arzu edenler için,
bacardi mojito hazırlanış süreci videosu; linkleri » 1 2