video paylaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
video paylaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Toyota Camry: Every Bit Brilliant

flynxs-2008-camry-Toyota-Every-Bit-Brilliant

Publicis Mojo Australia tarafından hazırlanan Toyota Camry: Every Bit Brilliant reklamı. Hafta sonu çalışmak durumunda kalınca, böylesi yaratıcı işler görmek zihin açıcı taze bir soluk hissi duyumsatıyor. Eğlenceli...

Client: Toyota. Agency: Publicis Mojo, Australia. Creative Director: Micah Walker. Creative: Paul Sharp, Jon Rosen, Mike Burdick. Broadcast Producer: Sacha Loverich. Production Company: Academy Films. Director: Nick Gordon. Producer: Sally Campbell, Laura Kanerick. Director of Photography: Olivier Cariou. Line Production: GoodOil. VFX/Post Production: Fuel. Photographer: Greg White.




Videolar rutube.ru altından. Erişim engelleri rüzgârları arasında savrulurken bu fırsatla bu video paylaşım platformunu da Flynxs üzerinde denemiş olalım istedim (rutube'ın videolarda görüntüyü döndürebilme özelliği, enteresan(!)). Dailymotion'a erişim engeli şimdilik kalkmış gibi görünüyor ama, bu, bir belirsizlik içinde olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Umarız yakında rutube.ru erişimimiz de engellenmez!?

Sansüre Sansür!

14-20 Ağustos 2008 tarihleri arasında 'Geleceğin İnternet'inin Önizlemesini Yapıyoruz' diyerek, mahkeme kararlarıyla erişimleri haklı veya haksız olarak engellenen siteler gibi, kendi sitelerimizi 'Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir' uyarısı asarak kapattık.

Bu geçen hafta içinde blog hareketine katılıp, duyarlılık ve özveri göstererek, sansüre karşı tavır sergileyen yüzlerce site sayesinde; ülkemizde mahkeme kararlarıyla sitelere tümden erişimin engellenmesinin; sansürün, bilgiye erişim hakkımızı elimizden alarak, bizi nasıl mağdur ettiğini hep beraber deneyimlemiş, dolayısıyla, geleceğin İnternet'inin sanal bir önizlemesini yapmış olduk.

Yerli ve yabancı basında ve sitelerde de yer bulan, destek gören sansüre karşı bu tavırla; toplumda daha geniş kitlelerin, uygulamalardaki doğru bilinen yanlışları fark etmesi ve üzerinde düşünmesi bir parça da olsa sağlanmış oldu.

flynxs sansüre sansür
Maruz kaldığımız yanlış uygulamaları değiştirmeye çalışmazsak, ileride nasıl bir İnternet deneyimi yaşıyor olacağımızın küçük bir projeksiyonu olan bu hareket, konu üzerinde farkındalık yaratmak ve bir bilinç oluşturmak için sansuresansur.org sitesi altında herkesin katılımıyla gelişmeye, ses çıkarmaya devam ediyor olacak.

5651 sayılı, Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesi Kanunu'ndan haberdar mısınız?

Ülkemizde, 5651 sayılı İnternet Kanunu'nun yoruma açık maddeleri, Bilişim Hukuku alanındaki mevcut eksiklikler yüzünden, uygulamada, geniş kitleleri mağdur eden kararlar verilmesine yol açıyor.

Daha önce burada, bir gecede süratle çıkarılan, üzerinde yeterince çalışılmadığı her hâlinden belli olan
5651 sayılı İnternet Kanunu'nun uygulamada yaratacağı sorunlarla ilgili endişelerimi, aklımdaki soru işaretlerini paylaşmış, konuşmuştuk*. Geçen bir yıl içinde, o sorunlar maalesef gerçeğe, yaşamımızın bir parçasına dönüştüler.

Maalesef ülkemizde, -tıpkı şu günlerde Milli Eğitim Bakanı'nın bir zamanlar eğitim affına kesinlikle karşıyken, nasıl bir anda olası siyasi bir manevra uğruna sıkı bir takipçisi olduğunu gördüğümüz gibi- bir takım siyasi hesaplar uğruna yeterince hazırlıksız uygulamaya konan,
alınan kararların sıkıntılarını yaşıyoruz.

Kanunlar değiştirilebilir, yeniden düzenlenebilirler!

Yanlış uygulamalara tavır gösterip, doğruyu talep etmek hepimizin sorumluluğu.
Oysa, pek çoğumuz, sitelere erişim engeli kararlarını haklı görüp; sebebini araştırma veya bu uygulamaları eleştirme gereğini bile duymuyoruz.

Tüm dünya zengin içeriğini kullanabiliyorken, biz, ülkemizde Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım sitelerine erişemiyoruz.

Engellenen siteleri kullanabilmek için bulunan yan yollara rağbet edip; mahkeme kararıyla engellenmiş olsalar da, nasıl olsa o sitelere bir şekilde girebildiğimiz için kendimizi şanslı hissedip, engellenmiş olmalarını dert etmeyebiliyoruz.

Oysa sansür; başlıbaşına bir problem olmaka beraber, erişimi engellenen site içeriklerinin sırf 'eğlence'ye hizmet etmiyor; pek çok farklı meslek alanı için arşiv, bilgi kaynağı teşkil ediyor olmasıyla da, o sitelerden istifade edemediğimiz süre içinde bizi zamandan, güncel zeminden, kaynaklarımızdan geri bırakmış oluyor!

Erişimi engellenmiş siteler sadece Youtube, Dailymotion gibi video paylaşım platformları da değiller. Birilerince olası 'müstehcen' içeriğe sahip görülerek, şikâyet edilip erişimi engellenmiş, pek çok sanat içerikli yabancı site de, bu sansür rüzgârından etkilenmiş durumda.


Evet, sanat eserlerinin söküldüğü, sergilerde üzerlerinin örtüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Ama dünyada başarılara imza atmış yabancı bir fotoğraf sanatçısına, sitesine ülkemizden erişim engeli getirildiğini, eserlerinin sansürlendiğini nasıl açıklayabiliriz?

5651 sayılı İnternet Kanunu'muz, 'müstehcen' içerikli siteleri, şikâyet hâlinde erişime engelleyebiliyor. Peki ama, o içeriklerin kime göre, neye göre müstehcen olduğu kabul ediliyor? O kısmın yoruma açık olması, korkarım ki çok yakın gelecekte bizi sanattan mahrum bırakacak!..


5651 sayılı Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesi Kanunu'ndaki yoruma açık maddelerin, bilişim hukuku uzmanlarınca takip edilmesi yanında, bilişim medyası ve bilişimle ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla beraber, İnternet kullanıcıları olarak bizlerin de kanun üzerinde konuşarak; eksikliklerine dikkat çekip, yeniden düzenlenmesi için bilinç sağlanmasında hassasiyet göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Yoksa, böyle ilginç(!) düzenlemelere tâbi olmaya devam edeceğiz.

Türk İnternet kullanıcısı olarak, İnternet'te ne kadar özgür olabileceğiz? İnteraktif iletişime, teknolojiye bakışımız; kanunlarımızla paralel mi? Geleceğin medyası, klasik medyanın kontrol edildiği gibi bir mantıkla kontrol edilebilir mi?..

'Sansür'le, zihinsel besin kaynaklarıma erişimim engellendi. Rahatsızım, rahatsızız! Bu, anlaşılsın istiyorum. Sizi de sitelerinizde, 'sansür'e karşı aynı tavrı sergilemeye ve daha geniş kitlelere ulaşıp, bu konuda bir bilinç, farklındalık sağlanmasına katkıda bulunmaya çağırıyorum.



*:
ilgili bağlantılar: '5651, Yasalaşan Yeni İnternet Kanunu ve Zihnimdeki Soru İşaretleri', '5651, İnternet Kanunu Onaylandı','WordPress Engellenirken, Mim Dalgalarıyla Serinleyip PageRankımızı Mı Düşünelim?', '23 Kasım, 5651 Sayılı Kanun Işığında İnternet', 'YouTube'a Bir Erişim Engeli Daha', 'Bir YouTube Engeli Daha', 'İnternet Haftası', 'Bir Erişim Engeli De Dailymotion'a', 'Geleceğin İnternet'inin Önizlemesini Yapıyoruz'.

Geleceğin İnternet’inin Önizlemesini Yapıyoruz!


internetinkarariyor.com tanıtım filmi from Webiki.tv on Vimeo.

Flynxs, 'Geleceğin İnternet’inin Önizlemesini Yapıyoruz!' kampanyasını desteklemek için, 'Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir' diyerek, 14 Ağustos'ta içeriğine erişimini engelledi. 20 Ağustos 2008 akşamına kadar da, bu şekilde protestosuna devam edecek!
Her gün yeni bir site daha kapatılıyor.
Bu hızla giderse ileride nasıl bir İnternet deneyimi yaşarız, onun canlandırmasını yapıyoruz.
İki tıklamada bir karşımıza bu görüntü çıkar ise neler hissedersiniz?
Bu amaçla sitelerimizi diğer sansürlenen siteler gibi kapatıyoruz. Aynı şekilde.
'Sansür'le, zihinsel besin kaynaklarıma erişimim engellendi. Rahatsızım, rahatsızız! Bu, anlaşılsın istiyorum. Sizi de sitelerinizde, 'sansür'e karşı aynı tavrı sergilemeye ve bu konuda farklındalık sağlanmasına katkıda bulunmaya çağırıyorum.

Eğer siz de bu kampanyaya destek vermek isterseniz, sitenize eklemeniz gereken kodu buradan alabilirsiniz.

Kampanyaya yer veren bazı siteler: bigumigu, sozluk.sourtimes.org, Radikal, Hürriyet, Marketing Türkiye, MediaCat, MedyaKronik, NTVMSNBC, Techcrunch,
osocio.org, sinema.com, zargan.com, ozgeozberk.net, eksiduyuru.com...

Bir Erişim Engeli De Dailymotion'a


YouTube'a art arda gelen erişim engellerinden sonra, ülkemizden bir erişim engeli de, içlerinde Türkçe'nin de bulunduğu pek çok farklı dilde hizmet veren, sosyal video paylaşım sitesi Dailymotion'a gelmiş bulunuyor.


'Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir' yazıları, İnternet'i bir mecra olarak yeterince anlayamamış, kavrayamamış olduğumuz gerçeğini yüzümüze vurmaya devam ediyor.

Bilgiye erişim hakkımız kitlesel olarak elimizden alınıyor! Bilişim Hukuk'u mağduru olduk! Rahatsızım. Siz değil miziniz?

Paylaştığım YouTube videolarının, ülkemizden YouTube'a erişim engeliyle blog'umda görüntülenememesinden dolayı aylardır yerlerini devasa boşluklara bırakmalarına, şimdi de blog'umda Dailymotion altındaki videoların yerlerinin boşluğu eklendi. Bu, erişim engeli uygulamasının bana yansıyan zararının, gözle görülür tarafına bir örnek. Aynı durum, tüm websiteleri için de geçerli.

Ses ve görüntü kalitesi, içeriğiyle, Dailymotion kullanmaktan ne kadar memnun olduğuma, burada sıkça değinmiştim. Dailymotion, YouTube, Vimeo; öncelikli tercih ettiğim üç video paylaşım sitesi. Ve şu an, ikisini tüm dünya kullanabiliyorken, ben kullanamıyorum! Mahkeme kararıyla engelleniyorum! Engelleniyoruz!

Yoksa siz, bunda bir mantık hatası, uygulamada yanlışlık, daha da önemlisi yaşananın kitlesel olarak
özgürlüklerin kısıtlanması noktasına ulaştığını görmüyor musunuz?

Video paylaşım sitelerini eğlence amaçlı olarak kullanmaktan çok, işimle ilgili gelişmeleri, yayınları takip etmek ve zihinsel besin için kaynak olarak kullanıyorum. O sebeble bu sansürler beni ve benim gibi insanları çok fazla olumsuz etkiliyor.

Fakat, erişimi engellenen bu platformlar ister eğlence, isterse de profesyonel amaçlara hizmet için kullanılıyor olsunlar
, fark etmez, her durumda sonuç aynı. Sansüre maruz kalıyoruz. Mağduruz!

'
O kadar önemli mi? Kullanmayın biraz. Hem, sadece o video siteleri mi var, diğerlerini kullanın', deniyor. Bu maalesef bilinç düzeyinin seviyesini gösteren çok basit bir yaklaşımdan başka bir şey değil. Her video paylaşım platformunun kapasitesi, içeriği, aranan konu başlıklarında videolara ulaşabilmek için yeterli olmayabiliyor. Meselâ, YouTube'da bulabildiğim birçok videoyu başka bir video paylaşım sitesinde bulamıyorum. Haberdar olmam gereken konulardaki videoları bulabileceğim yerler engellendiğinde, etraftan aramakla zaman kaybetmek zorunda kalıyorum, verim düşürücü, sıkıntı verici bir durum bu.

Bilgiye erişimimizin engellenmesi hepimizin sorunu! Video paylaşım sitelerinin sansürlenmesi, geneli etkileyen bir uygulama olduğu için, yanlışın boyutunu fark etmemizi sağlamada iyi birer örnekler.

Tüm meslek gruplarının bu uygulamadan bir şekilde etkilendiğini söyleyebiliriz. Örneğin, bi
r bilim insanını düşünün; yeni yayınları takip edebilmesi, dünyadaki gelişmelerden haberdar olabilmesi için video paylaşım sitelerini kullanıyor olsun.

Dünyanın diğer ucundaki meslektaşının, kalp kapağı değişikliğinde kullanılmak üzere bulduğu cerrahi bir tekniğin uygulama videosunu, bu video paylaşım sitelerinden izleyerek, anında haberdar olabiliyor. Eskisi gibi sadece dergilerdeki yayınlara, kitaplara muhtaç değil; şimdi, yeni tekniklerden videolar üzerinden kolayca haberdar olunabiliyor.

Yeni tekniklerin uygulama videoları, röportaj ve tanıtım filmlerine erşimi engellendiğinde, bir insanın kendini geliştirmesinin önüne çekilen perde, hepimizin zararına değil mi?

İstenmeyen içerik yüzünden mi, izlenen videoların yarattığı yurtdışı çıkışlarındaki yoğunluğu hafifletmek için mi, yoksa başka sebeplerden mi bu tür uygulamalara maruz bırakılıyoruz bilemiyorum ama,
bu karartmalar, sansürlerden çok rahatsızım. Video paylaşım siteleri büyük birer kaynak. Tümden engellenmeleri kabul edilemez.

Konuyla ilgili, Fırat Yıldız'ın
Bigumigu'daki 'Tüm Reklamcılara, Reklamverenlere ve Herkese Duyuru!' başlıklı yazısını ve Düğümküme'de 'Youtube' başlığındaki yazıları, özellikle 'Türkiye’de Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi'ni okumadan geçmemenizi öneriyorum.

Blog'dan benzer içerikli yazılar: İnternet Kanunu, 5651, bilişim, internet...
Konuyla ilgisiz dip not: Blog yazarınız iki hafta tatil hakkını kullanıyor olacak.

Incubus

Yoğun bir haftaydı, arada Incubus coverlarıyla oyalanıp, eğlendiğim için; 'hafta sonu müziği' olarak da bu grubu seçtim. Hatta, beraberinde güzel de bir haberim var.


Üstteki müzik o coverlardan biri. radioblogclup/incubus'dan diğer bazı coverları ve Incubus müzikleri kolayca ulaşılıp dinlenebilir.


Alternative rock grubu Incubus için, Amerika'dan çıkmayı başaran iyi gruplardan biri, denebilir. İyi çıkış yapabilmiş bir grubun bir süre sonra müziklerinde kendini tekrar ettiği çok görülen bir durumdur. Incubus müziklerinde, kaliteli sözler ve birbirine benzemeyen farklı ruh hallerinde dinlenebilecek parçalar bulmak mümkün. Albümleri takip edildiğinde, geçen zaman sürecinde müziklerindeki gelişmenin daha da bir fark edilir olduğu görülecektir.

Profesyonel kariyerlerine ilk adımı, 1995 yılında yayınladıkları ilk albüm olan ‘Fungus Amongus’ ile atıyorlar.

1997'de 'Spawn' filminin soundtrack'inde, 'Incubus & DJ Greyboy-Familiar' ile yer alıyorlar. Arkasından da ikinci stüdyo albümleri ‘S.C.I.E.N.C.E’ı piyasaya çıkıyor. Benim grubu keşfetmem de Spawn filmiyle, bu zamanlara denk geliyor.

Sonraki albümleri 1999'da, 'Make Yourself'.
'Drive', 'I Miss You', 'Pardon Me', 'Make Yourself'; albümdeki sevdiğim parçaları sıralıyorum ama, nerdeyse tüm parçaları buraya yazmam gerekecek. 'Pardon Me' kliplerini ve 'Drive' kliplerini, tadımlık izlemenizi öneririm.
Ara not : Drive klibindeki çizimler; vokaldeki Brandon Boyd ve davuldaki Jose Pasillas ait. ‘Drive’, haftalarca Billboard Modern Rock Listesi’nde 1 numarada kalmış ve albümün diğer gözde parçaları ‘Pardon Me’ ve ‘Stellar’ da benzer bir başarı yakalayarak, Incubus’a 2 Platin Plak kazandırmıştı...

2001'deki albümleri, 'Morning View'.
11am, Wish You Were Here, Are You In?, Have You Ever; evet, yine sevdiğim parçaları sıralamaya kalkıp bırakıyorum. Çünkü, dinlenesi bir albüm daha...
'Wish You Were Here' klibini ve '11 Am' (Live version) izlemeniz, benimle aynı düşünceyi paylaşmanıza yol açabilir.

2004'deki albümleri, 'A Crow Left of the Murder'.
Megalomaniac, Agoraphobia, Here in My Room aklıma gelen parçaları.
Ara not : ‘Morning View’ ve ‘A Crow Left Of The Murder’ albümleri de Billboard Modern Rock Albümleri Listesi’nde uzun sure liste başında kalarak Incubus’un dünya çapında tanınmasına neden olmuştu. ‘Wish You Were Here’, ‘Warning’, ‘Nice To Know You’, ‘Circles’, ‘Are You In?’, ‘Megalomaniac’ ve ‘Talk Shows On Mute’ kendilerine Amerika ve Avrupa Modern Rock Listeleri’nde yer bulan parçalardan...

2006 kasım ayında çıkan, an itibariyle son albümleri; 'Light Grenades'.

Ara not :
Albüm yayınlandığı ilk hafta Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yaptı. Albümden çıkan ilk single ‘Anna Molly’ ise şu anda Billboard Modern Rock Listesi’nde 1 numarada yer alıyor…

Incubus 'Anna Molly' video.


Incubus - Dig video ve
'Light Grenades' albümünden dikaktimi çeken diğer parçalar;

Anna-Molly (Acoustic)
Incubus-Quicksand
Incubus-Dig
Incubus-Love Hurts
Incubus-Light Grenades
Incubus-Earth To Bella Part 1
Incubus-Oil And Water
Incubus-Earth To Bella Part 2

Zamanla olgunlaşan grup üyelerinin, müziklerinde de bu etkiyi görüyoruz. Artık canlı performansları görülesi kıvamdaki bir grup olduklarını söylemekte bir yanlışlık olmaz.
Vokaldeki Brandon Boyd, sırtına yaptırdığı dövme ve kaslarını çokça geliştirmeden önceki hâliyle daha bir görülesiydi ama, önemli olan müzikleri. Kaldı ki, 'Light Grenades' albümlerinin tanıtım için çıktıkları dünya turnesi kapsamında yolları 8 Mart Perşembe akşamı BJK Akatlar Arena’dan da geçecek.

Evet güzel haberim de bu;
Incubus, 08 Mart Perşembe, 19:00, Beşiktaş ColaTurka Arena- İstanbul'da.

SoapBox

Microsoft'un yeni video servisi SoapBox, geçtiğimiz Eylül ayında açılmıştı ve sadece Amerika'lı kullanıcılar davetiyeyle kabul ediyordu. Hâlen beta aşamasında ama artık SoapBox tüm kullanıcılara açık.

Etrafta
SoapBox için, 'yoksa YouTube'a rakip mi doğuyor' söylemleri sürmeye devam etsin, minik bir kullanım deneyiminden sonra, durumun pek de öyle olamayacağı kendini gösteriyor.

Google
ve Yahoo! gibi rakiplerine karşı, Microsoft'un böyle stratejik bir adım atması , mevcut potansiyelin yarattığı pastadan kâr almasını sağlayacaktır ama fazlası olabileceğini sanmıyorum. Microsof bu atılımı yapmakta oldukça gecikti. Bu konseptteki siteler, özellikle Youtube; bu zaman zarfında oldukça gelişti ve Soapbox’ın Youtube’a rakip olabilmesi için, içerik olarak daha çok gelişmesi gerekiyor.

SoapBox'ta Microsoft, 'Live' adını değil, 'MSN' adını kullanmayı tercih etmiş.
Microsoft'un zaten hâli hazırda Msn Video isminde, bir video izleme sitesi vardı. SoapBox'ın, Msn Video‘ya göre farkı ise, Msn Video’daki profesyonel içeriğin yerine, Soapbox’taki içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulabilmesi.

SoapBox'ta YouTube'dan farklı olarak ise; seçtiğimiz videoyu izlerken, aynı anda diğer kategorilere göz gezdirilebiliyor ve başka videolar aranabiliyor.

Yorum ekleyebilme yanında, etiket eklenebiliyor SoapBox'a. Böylece, etiketleme sistemi, aranan bir videonun daha kolay bulunmasını sağlıyor.

Videoları göstermek için
SoapBox; Internet Explorer’da Windows Media Player kullanıyor. Diğer tarayıcılarda ise durum değişiyor. Örneğin Firefox’ta videoların gösterimi için Flash kullanılıyor.

SoapBox neredeyse her formattaki videoyu destekliyor ve (Windows Media Player - Flash’ta gösterebillmek için) videoları çeviriyor.

SoapBox'taki videoların, milyonlarca kullanıcısı olan Space blog sisteminde kullanılabilecek olması ise Microsoft için bir avantaj.

Tüm bunların yanında, Ajax'ın nimetleri kullanılarak hazırlanmış
SoapBox'tan daha fazlasını beklerdim. Arayüzünü hiç beğenmedim; renkleri, sayfa yerleşimi ve kullanımı hiç rahat değil. Ülkemizde Mynet'in, gelişim sürecinde bünyesine dahil ettiği Beyazperde çağrışımı yaptı bende ve sanki Mynet biraz zorlasa Beyazperde yanına SoapBox gibi ya da daha iyi bir hizmet sunabilirdi, diye düşündüm. Microsoft'a yakıştıramadım SoapBox.

Bunları söylüyor olmam YouTube'u çok beğendiğimden değil. Yanlış anlaşılmasın. Google YouTube'u aldıktan sonra ne bir değişiklik, ne de fark edilir bir gelişim gösteremedi. Hatta kendi Google video'sunu da YouTube'a benzetti.


Bir tercih söz konusu olursa;
DailyMotion'ı kullanım açısından daha samimi ve kullanıcı dostu buluyorum. Ayrıca ses kalitesi olarak da YouTube'dan daha tatminkâr.

Tabii önemli olan aradığını bulabilmek. Ne arandığına ve hangi servisin bunu karşılayabildiğine göre de tercihler değişebilir.

Video Downloader

Ülkemizde, kota sınırı olan kampanyalara yönlendirerek, internet kullanımını yaygınlaştırmaya çalışan bir zihniyet var, maalesef. Nasıl bir bilinç, nasıl bir özgürlük anlayışıysa bu?! Bu hâl; İnterneti bir nevi, telefonun eşdeğeri tutup, sadece sohbet edilen bir yer olarak görmekten kaynaklanıyor olmalı?!

Diğer taraftan, tüm öğrencilere elektronik posta adresi vermeye niyetli ama, öğrencileri internet kafelere sokmayan, internetin kötü birşey olduğu algısını oluşturan ve bu içinde bulunduğu ikilemin farkında olmayan ya da olmak istemeyen bir tutum da var.


Teknolojinin gelişmesi ve sunulan servislerle; internet kullanıcılarının daha fazla GB'a, kaliteli alt yapıya gereksinimi var, kotalara değil!


En basit örneklemeyle, kotalı internet kullanıcılarının video izlemeleri; her defasında yeniden belirli bir miktarda kotadan kayba uğramalarına sebep oluyor. Kota aşımı da ilave ücretler getiriyor...


Video paylaşım servislerinden bir kısmı, video download seçeneği sunuyor. Böylece, videoyu birkaç defa izlemek için kotadan kaybetmeden, bir defa download ederek, istenildiği kadar izleme fırsatı yaratılmış oluyor. Bu imkânı sunmayan servisler için de alternatif yollar mevcut.

VideoDownloader; ilgili video'nun linki sayfadaki alana yapıştırıldığında, download linki veriliyor. Ayrıca video formatını başka bir formata da dönüştürebiliyorsunuz. VideoDownloader, Firefox bünyesine dahil edilen bir eklentiyle de kullanılabiliyor.

Online FLV Converter; flv formatlı video linkini sayfadaki alana girip, avi-mov-divX gibi video formatlarına dönüştürebiliyorsunuz.

SaveYouTube ; YouTube'daki video linkini sayfadaki alana girdiğinizde download imkânı sağlanıyor.

YouTubeX; Google, YouTube ve diğer video paylaşım ortamlarındaki videoların formatlarını dönüştürüp, download linki veriyor.

VLC Media Player değişik birçok formattaki videoyu izleme imkânı sunan bir medya oynatıcı. Flv formattaki videolar da buna dahil.

Tabii Flv formattaki videolar için ayrıca bir Flv Player da mevcut...

(Bu yazı; blog'u takip eden fakat paylaştığım belgesel ve müzik videolarını rahat izleyemediklerini belirten, aldığım ilgili birkaç mail üzerine yazılmıştır.)

Meat Loaf 'I'd Do Anything For Love'






Sabah radyoda duyduğumda, 'I'd Do Anything For Love ' benim için iyi bir güne başlangıç parçası oldu.

Arşivimde kaset formatında sakladığım albümünü anımsayıp baktığımda; 1993'ten bu yana ses kalitesini halen koruyabildiğini görünce, diğer parçalarını da dinlemeye devam ettim.

Geçen onca zamana rağmen, dinlerken aynı tadı verebiliyorsa müzik; bu, o müziğin başarısı ve 'zaman üstü' olduğunun göstergesidir.


Evet, albümdeki diğer parçalar da, aynı zevkle dinlemeye değerler.

Meat Loaf, 1993 yılında yayınlanan, 'Bat Out Of Hell II: Back Into Hell' albümündeki, 'I'd Do Anything For Love (But I Won't Do That)' parçasıyla; o güne kadar listelere girme başarısını gösteren en uzun şarkıya sahip rock sanatçısı olmuştu..

Geçmişe dönük minik bir anımsama kıvamında, hafta sonuna geçiş müziğimiz; Meat Loaf, 'I'd Do Anything For Love (But I Won't Do That)' olsun. Gayet de hoş bir videosu vardır.

Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül




Atmosfere karışan karbondioksitin temizlenmesinde
en başarılı yöntemi geliştiren tam 25 milyon ABD dolarının sahibi olacak.

Bunun için, atmosferden yılda en az bir milyar ton karbonu temizleyecek öneriler getirilmesi gerekiyor.

Sir Richard Branson, yarışmanın tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında, insanlığın karşı karşıya olduğu felaketin boyutlarını kavraması gerektiğini söyledi ve "Dünya 60 yıl bekleyemez. Ben çocuklarım ve torunlarımın bir geleceği olsun istiyorum ve zaman akıyor" diye konuştu.

Eski başkan adaylarından ve şimdilerde küresel ısınmayla mücadele alanında faaliyet gösteren ve bu konuda 'An Inconvenient Truth - Uygunsuz Gerçek' adlı filmi hazırlayan Al Gore, Virgin şirketinin patronu Branson'a destek verdi. Gore, bunun 'insanoğlunun karşı karşıya olduğu gerçekliği kabullenme yolunda yaşadığı ahlaki bir yüzleşme' olduğuna dikkat çekti.

Çevre örgütleri de yarışmanın, kamuoyunun ve bilimadamlarının küresel ısınmaya ilgisini artırmasını umuyor. (kaynak: BBC)
Küresel Isınmayla Savaş İçin, 3 Milyar Dolar Bağış

Virgin şirketler grubunun sahibi Richard Branson, Eylül 2006'da New York'ta düzenlenen 'Clinton Küresel Girişimi'nin yıllık toplantısında, gelecek 10 yıl içinde 'Küresel Isınma'yla mücadele için, 3 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklamıştı.

Demiryolları ve hava ulaşımcılığı konusunda İngiltere'nin en büyük şirketine sahip olan, uzaya turist yollama projesiyle de tanınan Branson, "Şirketlerimin bütçesinden ayıracağım bu parayı alternatif çevreci enerji kaynakları bulmak ve küresel ısınma ile mücadele için projeler geliştirmek için harcayacağım. Güzel dünyamız bize babalarımızdan, onlara da büyük babalarımızdan miras kaldı. Çocuklarımızın daha iyi bir dünyada yaşayabilmesi için ona sahip çıkmalıyız" şeklinde konuşmuştu.

Trilyoner işadamı 'Sir' Richard Branson, küresel ısınmayla savaş için, 10 yılda 3 milyar dolar harcayacağını açıkladı.

YENİ ŞİRKETİN ADI VIRGIN FUELS
Sir Branson’un Virgin Fuels şirketi, çevreci enerjilerin ArGe’sine 400 milyon dolar bütçe ayıracak. Virgin Fuels ilk etapta, mısırdan biyo-etanol üreten California merkezli Cilion şirketine 60 milyon dolar yatıracak. Ortaklık taslağına göre, 2009 yılına dek 7 adet biyo-etanol rafinerisi kurulacak. Virgin’in trenyolu kanadı Virgin Trains, dizel trenleri, biyo-dizelle çalışacak şekilde modifiye edecek. Virgin Havayolları sözcüsü daha önce de uçaklarda rüzgar enerjisinin kullanımı üzerine çalışmaları olduğunu açıklamıştı.

HAVAYOLU ŞİRKETLERİ VE KÜRESEL ISINMA
Tahminlere göre havayolu şirketlerinin ürettiği kirlilik küresel ısınmanın yüzde 15’ini oluşturacak. Küresel ısınma nedeni fosil bazlı yakıtların kullanımını azaltmayı amaçlayan Kyoto Protokolü, havayolu endüstrisini kapsamıyor. Dünya çapında birçok hükümet havayolu şirketlerine çevre vergileri koymayı amaçlıyor, ancak şirketler bunlara karşı çıkıyor. Sir Branson, Virgin Atlantic şirketinin halen bitkisel bazlı daha çevreci yakıt türlerini kullanılması üzerinde çalıştığını ifade ederek, diğer havayolu şirketlerini de yeni kuşak enerjilere yatırım yapmaya çağırdı.

Havacılık ve diğer nakliye şirketlerinin kullandığı petrol bazlı yakıtlar, küresel ısınmanın başlıca tetikleyicileri. Sir Richard Branson, fosil bazlı enerjilere dayanan nakliye ve havacılık şirketlerinin en kısa zamanda yenilenebilir enerji modellerine geçmesini savunuyor. Her gün binlerce uçak, binlerce kilometre yol katediyor ve bunun için milyonlarca litre fosil bazlı yakıt sarfediliyor ve bunların çıkardığı karbon diyoksit atmosfere karışıyor.

Branson, “İnsanoğlu acilen fosil bazlı yakıtları terketmeli, bugün yola çıksak dahi, bütünüyle yenilenebilir enerjiye geçmemiz yıllar alacak” dedi.

Branson, yenilenebilir enerjiler konusunda araştırmalar yapacak Virgin Fuels adında bir şirket kuracak. Sir Branson’un kendi servetinden ayırdığı para miktarı, ABD devletinin bir yılda yenilenebilir enerjiye ayırdığı toplam bütçenin 3’te 1’ine denk düşüyor. ABD’de devletin rüzgar, güneş, hidrojen ve biyo-etanol gibi yenilenebilir enerjilere aktardığı miktar yıllık 1 milyar dolar.
(kaynak: NTV)
(Al Gore & Richard Branson:
Investing to Solve Global Warming, Eylül 2006)



Ne kadar farkındayız? Ne kadar duyarlıyız?

Bireysel destek çağrısı yapılması yanında, Türkiye'de kimler neler yapıyor?
Ülkemizde, Devlet bakanının 'Bahar yağmurlarını alırsak, bu yaz su sıkıntısı yaşamayız' demesi, nasıl bir bilinç seviyesinde olduğumuzun ispatı olabilir mi?!

Bağlantılı konular:
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

Kutup Ayıları, 'Küresel Isınma' ile Yaşantılarını Bozduğumuz Dostlarımız



Hayvanları severim. Aslan, Kutup Ayısı, Panda; sorulduğunda ilk nefeste sıralayacağım öncelikli sevdiğim hayvanlardandır.


Bu yazı; son dönemde Küresel Isınma konusuna gösterdiğim hassasiyet sonrası, denk gelip izlediğim Kutup Ayılarıyla ilgili bir belgeselin ardından, durumun yarattığı üzüntüyle yazılmıştır.

O belgeselin bir kısmını video olarak yazının sonuna ekleyeceğim. Yazıyı okumak ve videoyu izlemek 10 dakikanızı alacaktır ama üzerinde düşünmek için lütfen bunu rahat bir zamanınızda yapın. Sonrasında, üzerinizdeki etkisini ve düşüncelerinizi paylaşmanızdan memnunluk duyarım.

Küresel Isınma Maduru Kutup Ayıları

Amerikan, İngiliz ve Avustralyalı bilim insanları hazırladıkları 1800 sayfalık ortak bir raporla, dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini duyurdu.

Norveç'te açıklanan araştırma sonuçlarına göre 100 yıl içinde kuzeyde hiç buzul kalmayacak.
Çünkü dünya ısınıyor.

Karbondioksit oranı artıyor, okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, orman yangınları artıyor, buzul tabakaları parçalanıyor, göller küçülüyor, kurak dönemler uzuyor, ırmaklar kuruyor.

Kış sıcaklıkları artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, bitkiler erken çiçek açıyor, göç dönemleri değişiyor, yaşama alanları farklılaşıyor, kıyı şeritleri erozyona uğruyor, mercan resifleri ağarıyor, kar yığınları azalıyor, bulut ormanları kuruyor, hastalıklar yayılıyor, yüksek enlemlerde sıcaklık artıyor...

Dünya küresel ısınma yüzünden 10 yıl içinde geri dönülemez bir noktaya gelecek. Ormanların yok olması sonucu çölleşme yaşanacak, bu tarıma da yansıyacak, deniz seviyesi yükselecek ve dünya salgın hastalıkların pençesine düşecek. Bu felaket senaryoları "korkutucu" fakat "gerçek.
Küresel Isınma'nın Dünyamız Üzerindeki Etkisi, En Fazla Kuzey Kutbu'nda Hissediliyor

Kuzey Kutbu'ndaki ısınma dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı.

Kuzey Kutbu'nun uydudan çekilen fotoğraflarını inceleyen bilim insanları, erimenin hızlandığını ve yaklaşık 100 yıl içersinde buzulların eriyeceğini açıkladılar. Yaşanacak bu küresel iklim değişiklikleri sebebiyle, kuzeyde hiç buzul kalmayacak, deniz suyu seviyesi yükselecek, seller yaşanacak, deniz seviyesindeki alanlar sular altında kalacak.

Isınma Buzulları Neden Etkiliyor?

Küresel ısınmanın buzullar üzerinde etki göstermesinin nedeni buzların beyaz olması.
Beyaz renk güneş ışınlarını yansıtıyor. Yansıyan ışınlar daha koyu renkte olan okyanus ve karalar tarafından emiliyor. Bu da okyanus sularının daha çok ısınmasına sebep oluyor. Isınan okyanus suları buzulları eritiyor. Kısacası buzullar direkt güneş enerjisi ile değil suların ısınmasıyla eriyor.




Kutup Ayıları Zor Durumda!

Okyanusların ısınmasıyla buzul tabakaları parçalanıyor, buzullar eriyor.
Yiyecek aramak için yer değiştiren Kutup Ayıları, ana tabakadan kopan buzul parçaları üzerinde okyanusta sürükleniyorlar.

Üzerinde olduğu tabaka tamamen eriyen Kutup Ayıları, yiyecek bulma ümidiyle çıktıkları bu macerada; kırılan başka bir buz kütlesine ulaşabilmek için bazen 100 kilometre yüzmek zorunda kalıyorlar.
Had safhada iyi yüzücü olmalarına rağmen, eğer yakında bir kara tabakası bulamazlarsa; yiyecek uğruna girdikleri bu macera, yorulup yüzmeyi bırakmaları ve boğularak ölmeleriyle noktalanıyor.


Kutup ayılarının ana beslenme kaynağı foklar. Fokları koklayarak bulan ve sessizce avına yaklaşıp su altından çıkmasını bekleyen kutup ayıları, kırılan buz parçaları yüzünden artık bu ana beslenme kaynağına güçlükle ulaşıyorlar.
Bu koşullar, kutup ayılarının beslenme davranışlarında da şaşırtıcı olaylar görülmesine sebep oluyor.

ABD ve Kanadalı bilim insanları Ocak-Nisan 2004 arasında Alaska ve Batı Kanada'da yaptıkları çalışmalarda, küresel ısınma nedeniyle buzul yaşam alanlarını kaybeden kutup ayılarının yeterince yiyecek bulamadıkları için, yamyamlaşmaya başladıklarını saptamıştı. Araştırmada üç farklı yamyamlık olayına rastlanmıştı.

Olaylardan birinde, mağarada doğum yapan anne, yeni doğurduğu bebeğini yiyordu. Oysa, normalde fok ve ayı balıklarıyla beslenen kutup ayıları normalde beslenme, doğurma, emzirme ya da oyun için deniz yüzeyindeki buz tabakalarını tercih ediyorlardı.

Bilim insanları, "Kutup ayıları üzerine Beaufort bölgesinde yapılan 24, Alaska'da 34 yıldır sürdürülen araştırmada, şimdiye dek ayıların birbirinin izini sürdüğünü ya da birbirini avlayarak yediğini görmemiştik" açıklamasını yapmışlardı.
Kutup Ayısı, 2006 Yılında Hassas Türden Tehlike Altındaki Tür Kategorisine Geçti

Küresel ısınmanın etkisiyle Kuzey Kutbu’nda buzların erimesi, kutup ayılarının neslini tehlikeye soktu. Bu durum değişmezse, önümüzdeki 45 yıl içinde türde yüzde 30'luk bir azalma olacak ve sonunda da tümüyle yok olacak.
ABD Başkanı George W.Bush, kutup ayılarını nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlar listesine almaya hazırlanıyor.
Washington Post gazetesine göre Bush yönetimi, normalin üzerinde seyreden hava sıcaklığı yüzünden dengeleri bozulduğu için kutup ayılarının 'Hayatı tehlikede hayvanlar' listesine alınmasını önerdi.
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan öneride, önlem alınmadığı takdirde bu hayvanların neslinin tükeneceği uyarısında da bulunuldu.
Kutup ayılarının yaşadıkları buzlu koşulların normalin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları dolayısıyla erimekte olduğu, kutup ayılarının 45 yıl içinde neslinin tükenebileceği sonucuna varıldığı açıklandı.


Erkek Kutup Ayıları 300-600 kg. ağırlığında ve 2,4-2,6 m boyundadırlar. Dişilerinin ağırlıkları erkeklerin yarısı kadardır.

Kutup Ayılarının başlıca besinleri balıklar ve foklardır.
Bunların yanında öldürebildikleri kuşlar, kemirgenler, deniz kabukluları, yengeçler, beyaz balinalar, morslar, arada sırada Musk öküzü ve çok nadiren diğer kutup ayılarını da yedikleri görülmüştür.

İnsanlar ve kendi türünün daha büyük ayıları dışında doğal düşmanları yoktur.

Nadiren bir morsun kendini korurken bir kutup ayısını öldürdüğü olmuştur. Katil balinaların da nadiren bir kutup ayısını öldürmesi söz konusu olmuştur.

Diğer ayılar gibi tıknaz olmayıp başı ve vücudu ince uzun yapılıdır.

Ayak tabanlarının altında deriden yastıklar ve tüyler olduğundan buzlar üzerinde kaymadan rahatlıkla hareket eder.

Çok iyi yüzücüdürler, kıyının 20-30 km. açıklarında yüzmeleri sıradandır.

35-40 kilometre hızla koşabilirler.

Kutup ayıları kış uykusuna yatmaz.

Kızılötesinde bir kutup ayısının sadece burnu ve nefesi görünür.

-45° soğukla başa çıkabilirler.

2 km. ötede karda saklanmış bir fok balığının kokusunu alabilirler.

Kutup ayıları eksi 50 dereceyi bulan soğukta yaşayabiliyor ve donma derecesindeki okyanusta yüzebiliyor. Kar fırtınalarında ise kendilerini, bir kar çukuru kazarak saklıyorlar.

Yatay olarak 5 metre sıçrayabilirler.

Kutup ayıları kafaları ile santimetrelerce kalınlıktaki buzu kırabiliyorlar. Fokların hava almak için açtıkları deliklerin biraz uzağına yatıp, ellerini birleştirerek saatlerce bekliyorlar. Bir kutup ayısı, fok, delikten başını uzattığı anda sıçrayıp onu bu küçücük delikten yukarıya çekebilir.

Kutup ayılarının vücut ısıları alışılmışın üzerine çıkarsa kendilerini tekrar soğutabilmek için karınlarının üzerine buza uzanıyor veya bir buz banyosu yapıp karın üstüne kıvrılıyorlar.

Kutup Ayısı, dünyanın en büyük etçil, kara hayvanıdır.

Bir kutup ayısı iki ayağının üzerine kalktığında, dişi bir Asya filinden bile daha uzun olabilir.

Kuzey Kutbu'ndaki kıyı ve adaların çevresindeki buzların üstünde yaşarlar. Bu bölgenin yüzlerce kilometre kadar içlerine girdikleri de görülür. Ama genel olarak zamanlarını, kıyıdan uzak, buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.

Kutup ayıları yalnızca Kuzey Kutbunda yaşadıklarından yalnızca Güney Kutbunda yaşayan penguenlerle hiç karşılaşmazlar.

Kutup ayıları yalnız yaşarlar ve mors balığı dışında başka hiçbir şeyden korkmazlar ve kimse de, kutup ayılarına saldırmaya cesaret edemez, insanlar hariç...
Kutuplardaki buzul tabakası inceliyor ve burada yaşayan canlıların da yaşamları tehdit altına giriyor. Kutup ayıları besin bulamadıkları için doğurganlığını yitiriyor ve daha çok enerji sarfetmeleri gerekiyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada kutup ayılarının 10-20 kg daha zayıf olduğu ortaya çıktı. (kaynak; WWF-Türkiye)

MOSKOVA - Dünya Doğal Hayatı Koruma Örgütü'ne (WWF), göre kutup ayıları küresel ısınma yüzünden saldırganlaştı.
Rusya'nın uzakdoğusundaki Çukotka bölgesinde 15 yaşında bir çocuğun bir kutup ayısı tarafından öldürüldüğünü, üç ayının da saldırgan davranışları yüzünden öldürüldüğü belirtilen WWF açıklamasında, ayıların bu davranışlarının doğrudan küresel ısınmaya bağlı olduğu vurgulandı.
WWF açıklamasına göre yiyecek aramak amacıyla göçen ayılar, toprağa ayak basmak için buzulları kullanıyor. Ancak buz oluşumu gecikince bazıları denizde uzun mesafeler yüzmek zorunda kalıyor ve genellikle hayatını kaybediyor.
Karaya ulaşabilenler ise aç kalıp zayıf düşüyor, bu yüzden ihtiyatlı olma güdülerini tamamen kaybederek köylere inip saldırabiliyor.
Kanada'da yaşayan kutup ayıları da ısınmadan nasiplerini aldı. Ülkenin batısında sıcaklıklar 1950 yılından beri her 10 yılda 0,3-0,4 derece artıyor. NASA denizdeki buzulların her 10 senede yüzde 9 geri çekildiğini belirtirken yöre halkı da suların eskisine göre daha geç donup, daha erken çözüldüğünü söylüyor. Bu da ayıların buz üzerinde avlanabilecekleri sürenin azalmasına ve daha az fok avlamalarına yol açıyor. Aç kalan ayılar saldırganlaşıp giderek yakınlardaki yerleşim yerlerine yaklaşıyor.
Geçen yıl da küresel ısınma yüzünden ayıların kış uykusuna yatma alışkanlığı şaşmıştı. (kaynak; aa, bbc)

Kutup ayıları İzlanda'ya göç ediyor
Küresel ısınma yüzünden Grönland'ın güney doğusunda bulunan İzlanda kutup ayılarının göçüne sahne oluyor. Kopan büyük buz parçaları, üzerlerinde kutup ayılarını da getiriyor. Denizde hiç bu büyüklükte buz parçalarını görmediğini söyleyen halk ise panik içinde. İzlanda'ya en son 1993'de bir kutup ayısı gelmiş, o da balıkçılar tarafından yakalanarak öldürülmüştü. (kaynak; sabah)

(NATIONAL GEOGRAPHIC - POLAR BEAR-WALRUS)

Video'da, 'Küresel Isınma'nın yarattığı olumsuz şartlardan nasibini almış bir Kutup Ayısı, çok uzun süre besinsiz kalmanın yarattığı etkiyle, Mors (valrus) sürüsünün içine girip yavrulardan birini almaya çalışıyor.

Kutup Ayısının böyle bir Mors sürüsünün içine girmesi çok riskli. Morsların kendilerini korumaya yarayan sivri dişleri, normalde caydırıcı olmalıydı. Fakat Kutup Ayısı o kadar umutsuz bir durumda.

Sürüdekiler denize kaçmadan, son bir gayret ve ümitle Morslardan birini yakalamaya çalışıyor. Morsların derileri kalın olduğu için, Kutup Ayısının dişlerine karşı dayanabiliyor. Fakat, sadece bir süre...

İri cüsselerine rağmen su altında rahatça yüzüşleri sevimli gözüken Kutup Ayılarını, kutupların iri, beyaz sahipleri olarak biliriz.
Zihinlerde yarattığı bu olumlu algıdan; iletişimde maskot olarak, oyuncak olarak kullanarak ya da esprilerde, karikatürlerde yararlanırız. Hatta geçen senelerde, çok bilinen bir içecek firmasının, o içeceği içerek mutlu olan maskotlarıydı Kutup Ayıları...

Yaşamımızın içinde bunca yer edinmiş bir canlının, biz insanların sebep olduğu 'Küresel Isınma' yüzünden; besin zincirinin kırılması, yaşam ortamının ve düzeninin bozulması çok acı bir tablo.

Video'da izlediğimiz O sevimli canlının; yaşamaya devam edebilmek için içine düştüğü durumun sorumlusu bizleriz!

İlgili linkler :
polarbearsinternational
wwfcanada/polarbearcentral
buzlardünyası
küreselısınma.org
vikipedia/kutupayısı
nationalgeographic/kutuptakibüyükbeyaz
youtube/polarbear

Bağlantılı konular :
Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül,
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

StumbleUpon


Boş vaktim var ve ilgi alanlarıma hitap eden değişik siteler keşfetmek istiyorum, diyorsanız; StumbleUpon tam sizin için.

Web browser/İnternet tarayıcınızla (i-explorer veya Firefox) çalışan bir eklenti ve üyelik sonrası
StumbleUpon üzerindeki sayfanız aracılığıyla; ilgilendiğiniz konulara göre sayfalar görüntüleyebiliyor ve beğendiklerinizi StumbleUpon sayfanızda yayınlayarak; arkadaşlarınızla paylaşabiliyor, yorumlayabiliyor, sosyal bir ortam oluşturabiliyorsunuz.

En uygun kelimeleri bir araya getirip, arama motorlarından böyle siteleri keşfetmeye çalışmaktan daha pratik ve eğlenceli.


Ben de, varlığını
StumbleVideo servisinin hizmete girmesi haberiyle, keşfetmiş oldum. Yalnız uyarayım, vaktin nasıl geçtiğini anlayamayabilirsiniz. İlginizi çektiyse, rahat bir zamanınızda deneyin.

'Kişisel Video Kanalınız'
StumbleVideo'da; Google Video, YouTube ve MySpace Video’dan rastgele videolar keşfedebiliyorsunuz. Yine StumbleUpon gibi, görüntülenen videoyu beğendim/beğenmedim tercihiniz sonrası, daha ilgili başka videolar görüntüleniyor.

Nasıl ki,
Pandora‘da beğendiğimiz müzikler için, kişi ya da parça ismi belirttiğimizde; bize o tarza yakın bir playlist oluşturuluyorsa; burada da video üzerine benzer bir kriter söz konusu gibi gözüküyor.

Benzer konuda videoları ne oranda başarılı gösteriyor, bunu tam olarak inceleyemedim ama, enteresan web sayfaları bulabilmede gayet başarılı sonuçlar gösterdi.

Kiss 'Because I'm a Girl' (J-entercom)



Kiss 'Because I'm a Girl' (J-entercom)

Klip; kısa film tadında ve pek enteresan...

"Bakalım, Güney Kore sineması beni nasıl cezbedecek", diye; filmlerinde detay avında olduğum bir dönemde, bu video'nun bana ulaşması da bir işaret olsa gerek.

İlham verici bir fısıltı, olarak da değerlendirilebilir. Yaşamın anlamını da sorgulatabilir; bizim için en değerli olandan, kimin için, ne kadar vermeye hazırız?!


It is a korean movie clip, very famous in asia for its realisation and its nice story
The movie lasts 8mn, with a background music from Kiss - Because I'm a girl, recorded by J-entercom, a Korean record company.
actors: Goo Hye Jin &Shin Hyun Joon


LYRICS TO "BECAUSE I'M A GIRL(K-pop version) " by KISS
Korean:
Dodeche ar suga obso namjadurui maum
wonhar ten onjego da juni ije tonande
ironjog choumirago nonun thugbyorhadanun
gu marur midosso negen hengbogiosso

marur haji guresso nega shirhojyoda go
nunchiga obnun nan nur bochegiman hesso
norur yoghamyonsodo manhi guriurgoya
sarangi jonbuin nanun yojainika

modungor swibge da jumyon gumbang shirhjungnenunge
namjara durosso thollin mar gathjin anha
dashinun sogji anhuri maum mogo bojiman
todashi sarange munojinunge yoja ya

marur haji guresso nega shirhojyodago
nunchiga obnun nan nur boche giman hesso
norur yoghamyonsodo manhi guriurgoya
sarangi jonbuin nanun yojainik

{narration] Onur urin heojyosso budi hengbogharago
noboda johun sarammannagir barandago
nodo darun namjarang togathe nar saranghanda go marhanten onjego
sorjighi na nega jar doenungo shirho
naboda yepun yoja manna hengboghage jar sarmyon otohge
guroda nar jongmar ijoborimyon otohge
nan irohge himdunde himduro juggenunde
ajigdo nor nomu saranghanunde

sarangur wihesoramyon modun da har su inun
yojaui chaghan bonnungur iyong hajinun marajwo
hanyojaro theona sarangbadgo sanunge
irohge himdurgo oryourjur mollasso


ENGLISH:
I just cant understand the hearts of men
they tell you they want you and then they leave you
this is the first time, you're special
I believed those words and I was so happy

you should have told me you didn't like me any more
but I couldn't see that and you just rushed me
although I will curse you I'll still miss you
since I am a girl, to whom love is everything

i heard that if you give up things too easily
to a man, he will get bored with you
i don't think this is wrong
a girl says that she will never be fooled again
but she will fall in love again

you should have told me you didn't like me any more
but I couldn't see that and you just rushed me
although I will curse you I'll still miss you
since I am a girl, to whom love is everything

{narration]
Hey babe
the pain
it's not enough to describe how i feel
we were so happy together
but I know now
I've been blind
you told me that you'd never let me down
whenever I needed you you'd always be here
I can forgive but I cant forget
even though you hurt me
I still love you
I still love you


{Narration} (Guy, only in the music video)
There someone I'm in love with...
Although I can't be with her now...
I'm still in love with her...

"Cuz I'm A Girl (Original English)"
(Original Korean Version by Choi, Joon-Young and Im)

* I just can't understand the ways, Of all the men and their mistakes. You give them all your heart,
and then they rip it all away...

- You told me how much you loved me, And how our love was meant to be. And i believed in you,
i thought that you would set me free...

(chorus)

You should've just told me the truth, That i wasn't the girl for you... Still i didn't have a clue,
So my heart depended on You... Whoah

Although i'll say 'i hate u' now, Although i'll shout and curse you out... I'll always have love for you,
Because i am a girl

* Been told a man will leave you cold, Get sick of you and bored... I know that it's no lie,
I gave my all still i just cry. Never again will i be fooled, to give my all when nothing's true...
I won't be played again, but i will fall in love again...

(chorus)
You should've just told me the truth, That i wasn't the girl for you... Still i didn't have a clue,
So my heart depended on You... Whoah

Although i'll say 'i hate u' now, Although i'll shout and curse you out... I'll always have love for you,
Because i am a girl


--- I loved u so... now u leave me in the cold, How could this be, i thought that u'd only love me...
Into the night, i will pray that you're alright.. You hurt me so, I just can't let u go ---


(bridge)


You took advantage of my willingness to do anything for love, Now i'm the only one in pain...
will you please take it all away~ Oh~

(chorus)


Never thought born being a girl, How i can love you and be burned... And now i will build a wall,
to never get torn again~

Although i'll say 'i hate u' now, Although i'll shout and curse you out... I'll always have love for you,
Because i am a girl

Although i'll say 'i hate u' now, Although i'll shout and curse you out... I'll always have love for you,
Because i am a girl

detay/info