wwf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wwf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

World Water Day 2008

World Water Day 2008. 22 Mart Dünya Su Günü'nün bu yılki -tema- konu başlığı ise, 'sanitation'. 2008'in 'Uluslararası Halk Sağlığı Yılı' olması kararlaştırılmış.

Her yıl, Birleşmiş Milletlerce bu güne dair bir tema belirlenir ve faliyetler tüm dünyada o konu başlığı üzerine yürütülür. Gerek 'Su Günü', gerekse 'Uluslararası Halk Sağlığı Yılı' kapsamında, Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) sorumluluğunda yürütülen faliyetlerin dünyada hoş yansımalarını görmek mümkün [1].

Dönüp ülkemize baktığımızda ise, ne WWF Türkiye ve 'Conta Harekâtı' dışında bir kampanyaya, ne de su ile ilgili en üst merci sayılabilecek '(DSİ) Devlet Su İşleri'nde -etkinlikler sayfasındaki kısa bir bilgi yazısı ve komik sonuçlu bir yarışma haricinde- göz dolduracak bir aktiviteye rastlayamadım, maalesef...

Suyumuza sahip çıkıyor muyuz?

'Su' ve 'küresel ısınma' üzerine yazdığım yazılardan, konunun önemi ve nelere dikkat etmemiz gerekir sorusuna cevaplara rahatça ulaşabilirsiniz.

Evet dünyamızın çoğu suyla kaplı, fakat bunun çok az bir kısmı içilebilir kalitede temiz sudan oluşuyor. İçilebilir kalitede temiz su kaynaklarının yetersizliği yanında diğer bir sorun ise hijyen.

Temiz suyla sağlanması gereken hijyen yetersiz kaldığında, hastalıklar ve çok ciddi oranlarda insan yaşamı kaybı gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz.

2008'in 'Uluslararası Halk Sağlığı Yılı' olmasının bir nedeni de, kirli su kaynaklarının getirdiği bu felakete dikkat çekmek ve bu sorunla savaşmak.

Alttaki görseller wsscc.org'dan, bu konuya dikkat çekmek için hazırlanmış posterler
[görselleri daha büyük görüntülemek için üzerlerine tıklayabilirsiniz].




Hurry up! 2.6 billion people want to use the toilet, Woman, Man. Millions of women have to do it with an audience. 1.2 billion people drink dirty water every day. Diarrhoea kills babies every day. Dirty water kills. In some countries women risk rape by collecting water.

[1: unwater.org, worldwaterday.org, worldwaterday.net, unicef.org.]

WWF: Family happiness



WWF için hazırlanmış, Ogilvy Stockholm imzalı sade, güzel bir reklam.

Creative Director: Bjorn Stahl. Art Director: Kaerstin Engberg. Copywriter: Bjrn Persson. Country : Poland

WWF-Türkiye'de neler oluyor derseniz; WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) 2008 yılı ajandası, küresel iklim değişikliğinin tehlikeli boyutlara varmasını önlemek için yaşam biçimlerimizde yapabileceğimiz değişikliklere dikkat çekiyor.

WWF-Türkiye ofisinden temin edebileceğiniz, WWF-Türkiye’nin 2008 yılı ajandası ile dikkatinizin tüm yıl doğayı korumak üzerinde olmasını sağlayabilirsiniz.

Ayrıca WWF-Türkiye, şehir şebekelerindeki su kayıplarını azaltmak için "contahareketi" isminde yeni bir duyarlılık kampanyası başlattı.

Belediye başkanlarını su şebekelerini onarmaya çağıran bu kampanyaya katılabilir, detayları ve neler yapabileceğinizi
contahareketi.org 'dan öğrenebilirsiniz.

WWF 'Alarm Clock'


'Alarm Clock' başlıklı reklam çalışması, WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) için hazırlanmış.

Ajans : Asatsu Thailand, Bangkok
Yaratıcı Yönetmen : Pichayen Ari
Sanat Yönetmeni : Romerun Chueawongprom
Reklam Yazarları : Somboon Wongsuttilert, Theppaluck Premthong

Yaşamı korumak için, bugün ne yaptınız?

(Görseller, üzerlerine tıklandığında daha büyük ebatta görüntülenebilirler.)

link... wwf.org.tr

Kutup Ayıları, 'Küresel Isınma' ile Yaşantılarını Bozduğumuz Dostlarımız



Hayvanları severim. Aslan, Kutup Ayısı, Panda; sorulduğunda ilk nefeste sıralayacağım öncelikli sevdiğim hayvanlardandır.


Bu yazı; son dönemde Küresel Isınma konusuna gösterdiğim hassasiyet sonrası, denk gelip izlediğim Kutup Ayılarıyla ilgili bir belgeselin ardından, durumun yarattığı üzüntüyle yazılmıştır.

O belgeselin bir kısmını video olarak yazının sonuna ekleyeceğim. Yazıyı okumak ve videoyu izlemek 10 dakikanızı alacaktır ama üzerinde düşünmek için lütfen bunu rahat bir zamanınızda yapın. Sonrasında, üzerinizdeki etkisini ve düşüncelerinizi paylaşmanızdan memnunluk duyarım.

Küresel Isınma Maduru Kutup Ayıları

Amerikan, İngiliz ve Avustralyalı bilim insanları hazırladıkları 1800 sayfalık ortak bir raporla, dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini duyurdu.

Norveç'te açıklanan araştırma sonuçlarına göre 100 yıl içinde kuzeyde hiç buzul kalmayacak.
Çünkü dünya ısınıyor.

Karbondioksit oranı artıyor, okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, orman yangınları artıyor, buzul tabakaları parçalanıyor, göller küçülüyor, kurak dönemler uzuyor, ırmaklar kuruyor.

Kış sıcaklıkları artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, bitkiler erken çiçek açıyor, göç dönemleri değişiyor, yaşama alanları farklılaşıyor, kıyı şeritleri erozyona uğruyor, mercan resifleri ağarıyor, kar yığınları azalıyor, bulut ormanları kuruyor, hastalıklar yayılıyor, yüksek enlemlerde sıcaklık artıyor...

Dünya küresel ısınma yüzünden 10 yıl içinde geri dönülemez bir noktaya gelecek. Ormanların yok olması sonucu çölleşme yaşanacak, bu tarıma da yansıyacak, deniz seviyesi yükselecek ve dünya salgın hastalıkların pençesine düşecek. Bu felaket senaryoları "korkutucu" fakat "gerçek.
Küresel Isınma'nın Dünyamız Üzerindeki Etkisi, En Fazla Kuzey Kutbu'nda Hissediliyor

Kuzey Kutbu'ndaki ısınma dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı.

Kuzey Kutbu'nun uydudan çekilen fotoğraflarını inceleyen bilim insanları, erimenin hızlandığını ve yaklaşık 100 yıl içersinde buzulların eriyeceğini açıkladılar. Yaşanacak bu küresel iklim değişiklikleri sebebiyle, kuzeyde hiç buzul kalmayacak, deniz suyu seviyesi yükselecek, seller yaşanacak, deniz seviyesindeki alanlar sular altında kalacak.

Isınma Buzulları Neden Etkiliyor?

Küresel ısınmanın buzullar üzerinde etki göstermesinin nedeni buzların beyaz olması.
Beyaz renk güneş ışınlarını yansıtıyor. Yansıyan ışınlar daha koyu renkte olan okyanus ve karalar tarafından emiliyor. Bu da okyanus sularının daha çok ısınmasına sebep oluyor. Isınan okyanus suları buzulları eritiyor. Kısacası buzullar direkt güneş enerjisi ile değil suların ısınmasıyla eriyor.




Kutup Ayıları Zor Durumda!

Okyanusların ısınmasıyla buzul tabakaları parçalanıyor, buzullar eriyor.
Yiyecek aramak için yer değiştiren Kutup Ayıları, ana tabakadan kopan buzul parçaları üzerinde okyanusta sürükleniyorlar.

Üzerinde olduğu tabaka tamamen eriyen Kutup Ayıları, yiyecek bulma ümidiyle çıktıkları bu macerada; kırılan başka bir buz kütlesine ulaşabilmek için bazen 100 kilometre yüzmek zorunda kalıyorlar.
Had safhada iyi yüzücü olmalarına rağmen, eğer yakında bir kara tabakası bulamazlarsa; yiyecek uğruna girdikleri bu macera, yorulup yüzmeyi bırakmaları ve boğularak ölmeleriyle noktalanıyor.


Kutup ayılarının ana beslenme kaynağı foklar. Fokları koklayarak bulan ve sessizce avına yaklaşıp su altından çıkmasını bekleyen kutup ayıları, kırılan buz parçaları yüzünden artık bu ana beslenme kaynağına güçlükle ulaşıyorlar.
Bu koşullar, kutup ayılarının beslenme davranışlarında da şaşırtıcı olaylar görülmesine sebep oluyor.

ABD ve Kanadalı bilim insanları Ocak-Nisan 2004 arasında Alaska ve Batı Kanada'da yaptıkları çalışmalarda, küresel ısınma nedeniyle buzul yaşam alanlarını kaybeden kutup ayılarının yeterince yiyecek bulamadıkları için, yamyamlaşmaya başladıklarını saptamıştı. Araştırmada üç farklı yamyamlık olayına rastlanmıştı.

Olaylardan birinde, mağarada doğum yapan anne, yeni doğurduğu bebeğini yiyordu. Oysa, normalde fok ve ayı balıklarıyla beslenen kutup ayıları normalde beslenme, doğurma, emzirme ya da oyun için deniz yüzeyindeki buz tabakalarını tercih ediyorlardı.

Bilim insanları, "Kutup ayıları üzerine Beaufort bölgesinde yapılan 24, Alaska'da 34 yıldır sürdürülen araştırmada, şimdiye dek ayıların birbirinin izini sürdüğünü ya da birbirini avlayarak yediğini görmemiştik" açıklamasını yapmışlardı.
Kutup Ayısı, 2006 Yılında Hassas Türden Tehlike Altındaki Tür Kategorisine Geçti

Küresel ısınmanın etkisiyle Kuzey Kutbu’nda buzların erimesi, kutup ayılarının neslini tehlikeye soktu. Bu durum değişmezse, önümüzdeki 45 yıl içinde türde yüzde 30'luk bir azalma olacak ve sonunda da tümüyle yok olacak.
ABD Başkanı George W.Bush, kutup ayılarını nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlar listesine almaya hazırlanıyor.
Washington Post gazetesine göre Bush yönetimi, normalin üzerinde seyreden hava sıcaklığı yüzünden dengeleri bozulduğu için kutup ayılarının 'Hayatı tehlikede hayvanlar' listesine alınmasını önerdi.
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan öneride, önlem alınmadığı takdirde bu hayvanların neslinin tükeneceği uyarısında da bulunuldu.
Kutup ayılarının yaşadıkları buzlu koşulların normalin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları dolayısıyla erimekte olduğu, kutup ayılarının 45 yıl içinde neslinin tükenebileceği sonucuna varıldığı açıklandı.


Erkek Kutup Ayıları 300-600 kg. ağırlığında ve 2,4-2,6 m boyundadırlar. Dişilerinin ağırlıkları erkeklerin yarısı kadardır.

Kutup Ayılarının başlıca besinleri balıklar ve foklardır.
Bunların yanında öldürebildikleri kuşlar, kemirgenler, deniz kabukluları, yengeçler, beyaz balinalar, morslar, arada sırada Musk öküzü ve çok nadiren diğer kutup ayılarını da yedikleri görülmüştür.

İnsanlar ve kendi türünün daha büyük ayıları dışında doğal düşmanları yoktur.

Nadiren bir morsun kendini korurken bir kutup ayısını öldürdüğü olmuştur. Katil balinaların da nadiren bir kutup ayısını öldürmesi söz konusu olmuştur.

Diğer ayılar gibi tıknaz olmayıp başı ve vücudu ince uzun yapılıdır.

Ayak tabanlarının altında deriden yastıklar ve tüyler olduğundan buzlar üzerinde kaymadan rahatlıkla hareket eder.

Çok iyi yüzücüdürler, kıyının 20-30 km. açıklarında yüzmeleri sıradandır.

35-40 kilometre hızla koşabilirler.

Kutup ayıları kış uykusuna yatmaz.

Kızılötesinde bir kutup ayısının sadece burnu ve nefesi görünür.

-45° soğukla başa çıkabilirler.

2 km. ötede karda saklanmış bir fok balığının kokusunu alabilirler.

Kutup ayıları eksi 50 dereceyi bulan soğukta yaşayabiliyor ve donma derecesindeki okyanusta yüzebiliyor. Kar fırtınalarında ise kendilerini, bir kar çukuru kazarak saklıyorlar.

Yatay olarak 5 metre sıçrayabilirler.

Kutup ayıları kafaları ile santimetrelerce kalınlıktaki buzu kırabiliyorlar. Fokların hava almak için açtıkları deliklerin biraz uzağına yatıp, ellerini birleştirerek saatlerce bekliyorlar. Bir kutup ayısı, fok, delikten başını uzattığı anda sıçrayıp onu bu küçücük delikten yukarıya çekebilir.

Kutup ayılarının vücut ısıları alışılmışın üzerine çıkarsa kendilerini tekrar soğutabilmek için karınlarının üzerine buza uzanıyor veya bir buz banyosu yapıp karın üstüne kıvrılıyorlar.

Kutup Ayısı, dünyanın en büyük etçil, kara hayvanıdır.

Bir kutup ayısı iki ayağının üzerine kalktığında, dişi bir Asya filinden bile daha uzun olabilir.

Kuzey Kutbu'ndaki kıyı ve adaların çevresindeki buzların üstünde yaşarlar. Bu bölgenin yüzlerce kilometre kadar içlerine girdikleri de görülür. Ama genel olarak zamanlarını, kıyıdan uzak, buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.

Kutup ayıları yalnızca Kuzey Kutbunda yaşadıklarından yalnızca Güney Kutbunda yaşayan penguenlerle hiç karşılaşmazlar.

Kutup ayıları yalnız yaşarlar ve mors balığı dışında başka hiçbir şeyden korkmazlar ve kimse de, kutup ayılarına saldırmaya cesaret edemez, insanlar hariç...
Kutuplardaki buzul tabakası inceliyor ve burada yaşayan canlıların da yaşamları tehdit altına giriyor. Kutup ayıları besin bulamadıkları için doğurganlığını yitiriyor ve daha çok enerji sarfetmeleri gerekiyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada kutup ayılarının 10-20 kg daha zayıf olduğu ortaya çıktı. (kaynak; WWF-Türkiye)

MOSKOVA - Dünya Doğal Hayatı Koruma Örgütü'ne (WWF), göre kutup ayıları küresel ısınma yüzünden saldırganlaştı.
Rusya'nın uzakdoğusundaki Çukotka bölgesinde 15 yaşında bir çocuğun bir kutup ayısı tarafından öldürüldüğünü, üç ayının da saldırgan davranışları yüzünden öldürüldüğü belirtilen WWF açıklamasında, ayıların bu davranışlarının doğrudan küresel ısınmaya bağlı olduğu vurgulandı.
WWF açıklamasına göre yiyecek aramak amacıyla göçen ayılar, toprağa ayak basmak için buzulları kullanıyor. Ancak buz oluşumu gecikince bazıları denizde uzun mesafeler yüzmek zorunda kalıyor ve genellikle hayatını kaybediyor.
Karaya ulaşabilenler ise aç kalıp zayıf düşüyor, bu yüzden ihtiyatlı olma güdülerini tamamen kaybederek köylere inip saldırabiliyor.
Kanada'da yaşayan kutup ayıları da ısınmadan nasiplerini aldı. Ülkenin batısında sıcaklıklar 1950 yılından beri her 10 yılda 0,3-0,4 derece artıyor. NASA denizdeki buzulların her 10 senede yüzde 9 geri çekildiğini belirtirken yöre halkı da suların eskisine göre daha geç donup, daha erken çözüldüğünü söylüyor. Bu da ayıların buz üzerinde avlanabilecekleri sürenin azalmasına ve daha az fok avlamalarına yol açıyor. Aç kalan ayılar saldırganlaşıp giderek yakınlardaki yerleşim yerlerine yaklaşıyor.
Geçen yıl da küresel ısınma yüzünden ayıların kış uykusuna yatma alışkanlığı şaşmıştı. (kaynak; aa, bbc)

Kutup ayıları İzlanda'ya göç ediyor
Küresel ısınma yüzünden Grönland'ın güney doğusunda bulunan İzlanda kutup ayılarının göçüne sahne oluyor. Kopan büyük buz parçaları, üzerlerinde kutup ayılarını da getiriyor. Denizde hiç bu büyüklükte buz parçalarını görmediğini söyleyen halk ise panik içinde. İzlanda'ya en son 1993'de bir kutup ayısı gelmiş, o da balıkçılar tarafından yakalanarak öldürülmüştü. (kaynak; sabah)

(NATIONAL GEOGRAPHIC - POLAR BEAR-WALRUS)

Video'da, 'Küresel Isınma'nın yarattığı olumsuz şartlardan nasibini almış bir Kutup Ayısı, çok uzun süre besinsiz kalmanın yarattığı etkiyle, Mors (valrus) sürüsünün içine girip yavrulardan birini almaya çalışıyor.

Kutup Ayısının böyle bir Mors sürüsünün içine girmesi çok riskli. Morsların kendilerini korumaya yarayan sivri dişleri, normalde caydırıcı olmalıydı. Fakat Kutup Ayısı o kadar umutsuz bir durumda.

Sürüdekiler denize kaçmadan, son bir gayret ve ümitle Morslardan birini yakalamaya çalışıyor. Morsların derileri kalın olduğu için, Kutup Ayısının dişlerine karşı dayanabiliyor. Fakat, sadece bir süre...

İri cüsselerine rağmen su altında rahatça yüzüşleri sevimli gözüken Kutup Ayılarını, kutupların iri, beyaz sahipleri olarak biliriz.
Zihinlerde yarattığı bu olumlu algıdan; iletişimde maskot olarak, oyuncak olarak kullanarak ya da esprilerde, karikatürlerde yararlanırız. Hatta geçen senelerde, çok bilinen bir içecek firmasının, o içeceği içerek mutlu olan maskotlarıydı Kutup Ayıları...

Yaşamımızın içinde bunca yer edinmiş bir canlının, biz insanların sebep olduğu 'Küresel Isınma' yüzünden; besin zincirinin kırılması, yaşam ortamının ve düzeninin bozulması çok acı bir tablo.

Video'da izlediğimiz O sevimli canlının; yaşamaya devam edebilmek için içine düştüğü durumun sorumlusu bizleriz!

İlgili linkler :
polarbearsinternational
wwfcanada/polarbearcentral
buzlardünyası
küreselısınma.org
vikipedia/kutupayısı
nationalgeographic/kutuptakibüyükbeyaz
youtube/polarbear

Bağlantılı konular :
Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül,
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım


WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı),
tüm Türkiye'yi kapsayan ve bir yıl sürmesi planlanan, geniş kapsamlı bir su kampanyası başlattı:
"SUYUMUZA SAHİP ÇIKALIM".
Türkiye su fakiri olma yolunda!
Dünyada ve Türkiye’de su kaynaklarının hızla azaldığına dikkat çeken WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak;
-Türkiye’de son 40 yılda yaklaşık 1 milyon 300 bin hektar (üç Van Gölü büyüklüğünde) sulak alanın, ekolojik ve ekonomik işlevini yitirdiğini,
-Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarının 4.000 metreküpten 1.430 metreküpe düştüğünü,
- Önümüzdeki 10 yıl içinde nüfusun artmasına paralel olarak bu rakamın 1.000 metreküpe düşeceğinin öngörüldüğünü,
-Son 40 yılda ülkemizin, su kaynaklarının % 50'sini kaybettiğini,
belirterek; "Türkiye su fakiri bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor" şeklinde konuştu.

Kampanya için
www.wwf.org.tr/su
adresinde kapsamlı bir web sitesi hazırlanmış.
Ayrıca,
Bir Deniz Kaplumbağası Evlat Edinerek (Her 10 YTL bağışla 1 yumurtayı kurtarıyorsunuz) ya da Nasıl Yardım Edebilirsiniz sayfasındaki size uyacak yollardan biriyle; daha yaşanabilir bir dünya için, WWF-Türkiye çalışmalarına siz de destek olabilirsiniz.

İlkokul'da tahıl ambarı olarak öğrendiğimiz, Konya; çöl oluyor. Ve bu örneklerden sadec
e biri.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye), dünyanın en önemli 200 havzasından birisi olan Konya Kapalı Havzası'nın, önlem alınmaması durumunda 20 yıl içinde çölleşmenin hızlı yaşanacağı 8 havzadan biri olacağını açıkladı.

Türkiye'deki 26 havzadan sadece 3'ü dünya literatürlerinde yer alıyor. Biyoçeşitlilik, endemik tür, sulak alan zenginliği, çayır ve merasıyla Konya Kapalı Havzası, WWF tarafından üzerinde önemle durulan nadir havzalardan biri.

Göller bölgesi olarak bilinen Konya havzasındaki Akşehir gölü kurudu. Beyşehir ve Meke göllerinde sular hızla çekiliyor. Hotamış ve Akgöl tamamen kurudu, bazı sulak alanlar çamur haline geldi. Kuraklık nedeniyle Konya'daki barajlarda su seviyesi son 72 yılın en düşük düzeyine indi. Havzadaki binlerce kaçak kuyu, sulak alanların kurumasına, kuşların ülkemizi terk etmesine yol açıyor...
Ne kadar haberdarız?!
Rakamlar böylesine ciddi bir tablo gösterirken ve ortada başlatılmış bir kampanya varken; konuya duyarlılığın ne oranda olduğuna bakmak için, internette minik bir araştırma yaptığımda,
Sunipeyk'in de farkındalık yaratacak bir adım attığını gördüm.


Sunipeyk,
Bir Damla Su Hayattır başlığında; blog/sitelerde kullanılabilecek görseller hazırlamış ve günlük hayatımızda nasıl sudan tasarruf edebileceğimizi maddeler halinde sıralamış.

Bu konuyu ben de önemsiyorum, diyorsanız; WWF-Türkiye çalışmalarına destek olurken, bir yandan da Bir Damla Su Hayattır başlığındaki görsellerden birini kendi blogunuzda kullanmak üzere seçebilir, "sudan nasıl tasarruf edebiliriz" konusundaki fikirlerinizi ilave ederek belirtebilirsiniz.

Blog listemde olan bloglardan, rast gele 3 blog seçip, soruyorum (siz de aynı şeyi yaparsanız; konu güncelliğini korur ve konuya dikkat çekilmiş; farkındalık sağlayıp, bilinçlendirmede ufak da olsa kişisel bir adım atılmış olur);

Gelecekte Su Fakiri bir ülke olmamak adına; bir yıl süreyle devam edecek olan, WWF-Türkiye’nin Suyunuza Sahip Çıkın Kampanyasına katkıda bulunmak ve Her Bir Damla Suyu Koru projesine destek olmak için, neler söylemek istersiniz?


Seçtiğim bloglar;
Pino, Mert Ulaş, Destan.

Susuz geçirdiğiniz bir günü anımsayıp aktararak ya da alttaki durumlar doğrultusunda hissedeceklerinizi paylaşabilirsiniz.

-> Sabah güne başlamak için kalktığınızda, suyun akmadığını gördünüz ve diyelim ki deponuzda da yeterince su yok. Ne hissedersiniz? Bu durum günün geri kalan kısmında sizi nasıl etkiler?
-> Akşam için, evde misafirleriniz olacağını düşünürsek; o gün su olmaması programınızı bozmaz mı?
-> Ya da iş dönüşü evde sizi rahatlatıp, günün stresinden arındıracak duşunuzu yapamadığınızı düşünelim. Ertesi güne de benzer şekilde başlamak durumunda kalacaksınız. Rahatsız olmaz mısınız?


Konuyla ilgilendiğini fark ettiğim diğer bloglar: bildirgeç, ibrahimköknar, harnup, evrenayan, ferhad, şeyler...