Uygunsuz Gerçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uygunsuz Gerçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Suyunu Boşa Harcama!

Çok ciddi olarak 'su sorunu' ile karşı karşıya olduğumuz bu günlerde; www.suyunubosaharcama.org; nereden nasıl tasarruf yaparız noktasında bilinç sağlamada yararlı olabilecek bir site.

'Evde Su Kullanmanın 10 Yolu',
'Ne Kadar Su Harcadığını Hesapla',
'Nasıl Tasarruf Edersiniz',
'Evin İçinde Sanal Tur',
başlıklarına sahip olan
suyunubosaharcama.org'ta; ayrıca basit önlemlerle yılda yaklaşık 140 ton suyu kurtarabileceğimizin altı çiziliyor. Çok ciddi bir rakam, öyle değil mi? Sadece biraz dikkat etmemiz gerekiyor!


Dünya yüzeyinin % 70’i suyla kaplı olduğu halde, bunun yalnızca % 2,5’i tatlı su olup içmeye uygundur, kalan % 97,5 tuzlu sudur.
Tatlı su kaynaklarının ise sadece %1’inden az bir bölümü insan kullanımına elverişlidir. Çünkü, tatlı suyun % 70’i kutuplarda donmuş durumda ve kalan tatlı su kaynaklarının büyük bölümü de ya toprakta nem, ya da yerin ulaşılması olanaksız derinliklerindeki yeraltı su kaynaklarında bulunmaktadır.

'Küresel Isınma'nın ne olduğu ve dünyamıza, dolayısıyla da insanlara, geleceğimize etkilerini, nasıl davranırsak bunun önüne geçebileceğimizi, önceki yazılarımda paylaşmaya çalışmıştım. İlgili yazılarımın tümüne, 'Küresel Isınma' başlığından tüm detaylarıyla ulaşabilirsiniz.



Bu kadar önemli bir konunun sadece geçici, belki de abartılan bir akımmış, herkesin üzerinde konuşmaktan hoşlandığı bir modaymış gibi algılanmasını, önemsenmemesini; etrafımda sıkça rastladığım, 'koca dünya, bir şey olmaz', 'koca fabrikalar dünyayı bu hızla kirletirken, sadece benim dikkat etmemle ne olur ki', gibi tutumları anlayamıyorum. Gelecek nesillere iyi bir dünya bırakabilmek için en azından bireysel olarak yapabileceğimiz şeyler var. 'Küresel Isınma' ile ilgili yazılarımda bunlardan uzun uzun bahsettim. Ve evet, sadece senin tek başına yapacakların bile çok şey fark ettirir. Damlayan musluğunun altına bir kap koy da, iki saat sonra ne kadar su biriktirdiğini bir gör! O kadarcık su için, yakında dünyada su savaşları çıkacak!

Dünya, umarsızca an'ı yaşama meraklısı tutumumuz, geleceği düşünmeden hareket ermemiz yüzünden; tehlike sınırını geçtiğimiz, bir şeyler yapmaya başlamazsak hızla sona doğru ilerlediğimiz, sinyalini veriyor!



'Uygunsuz Gerçek' filmi; 'Küresel Isınma'nın ne derece ciddi boyutlara ulaştığını gösteren, bilimsel dökümanlara dayanarak hazırlanmış etkileyici bir sunum.

Biz büyüklerin duyarsızlığına karşı, ilköğretim öğrencilerine belki bir ders konusu olarak, belki de toplu gösterimlerle 'Uygunsuz Gerçek' belgeselinin izlettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylece onlar, daha o yaşta bilinçlenecek ve biz büyüklerini kendi geleceklerini tehlikeye atmamamız konusunda uyarabilecekler.

Ülkece deprem bölgesinde yaşadığımız ve her an hazırlıklı olmamız gerektiği de bir bilinçlenme işiydi. Yetişkinler, bunun farkında olmasa ya da hayat akışı içinde bunun önemini unutsa da; çocuklara okulda verilen bilgiyle, daha duyarlı, bilinçli olup; etraflarındakileri de buna göre davranmaya yönlendirebilmişlerdi.

Böyle ciddi bir konuda da 'ağaç yaşken eğilir' mantığından hareketle, yine öğretmenlere büyük bir sorumluluk düşüyor. Öğretmenler 'Küresel Isınma'nın önemini kavrayıp, öğrencilerini bu konuda yönlendirmeliler. Alışkanlıklar küçük yaşlarda kazanılır ve pekişir. En basit ifadesiyle, küçükken su israfının yaratacağı sıkıntıları öğrenmiş/sezebilmiş bir çocuk; buna yaşamının ileriki yıllarında da dikkat eden bir yetişkin olacaktır.


(Güneşten gelen ışınların bir kısmını buzullar çekiyor eriyorlar, bir kısmı da atmosfere yansıyor ki bu atmosferi ısıyor. Güneşin etkisiyle buzullar tamamıyla eridiklerinde; denizler bu ışınları alacak ve ısınmaya başlayacak)


Sıcak su akıntıları, dünyada iklimlerin oluşmasını sağlıyor.
(Resimdeki kırmızılar sıcak, maviler soğuk su akıntılarını gösteriyor.)


Sıcak su akıntısı (resimdeki kırmızı çizgiler) Avrupa'ya ılıman iklim getiriyor.



'Uygunsuz Gerçek' filmi sunduğu kanıtlar, rakamlar, grafikler, tablolar ile yıllarca süren araştırmaların sonuçlarını ortaya koyan bir belgesel. Filmin web sayfası www.iklimkrizi.net'te 'Küresel Isınma'ya karşı neler yapmamız gerektiği de anlatılıyor.



Bundan başka yaşayacak bir dünyamız yok!

www.iklimkrizi.net'teki 'Bilim' ve 'Harekete Geç' başlıklarını ziyaret edip; 'Küresel Isınma'ya karşı neler yapılmalı noktasında da bilgi alabilirsiniz. Gerekli bilgileri araştırıp, okuyup öğrenecek sabrınız yoksa bile, en azından bir film izleyerek konu hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. 'Uygunsuz Gerçek' filmini izleyin ve etrafınızdakilere de izlettirin. Bir şeyleri değiştirmek için içinizde biraz da olsa istek yaratacaktır, diye umuyorum. Değişim de istekle başlar. İsterseniz, dünyanızı değiştirebilme gücü elinizde!

(Karikatürler, üzerlerine tıklandıklarında orjinal boyutlarında görüntülenebilirler. Global Cartoons başlığından, 'Küresel Isınma' konulu diğer karikatürlere erişmek mümkün.)

'Küresel Isınmaya Karşı Ortak Eylem!'



Sadece 5 dakika!
1 Mart 2007 Perşembe akşamı, saat: 19.55-20.00 arası.
Tüm dünyada küresel ısınmaya karşı ortak bir eylem!

Eylem planı şu: Yerel saatlerin farklılığı gözetilmeksizin bütün dünyada 1 Mart 2007 Perşembe akşamı, saat: 19.55-20.00 arası tüm enerji kaynakları kesilecek.
Evde ya da işteyseniz şalterler inecek. Arabadaysanız yol kenarına çekeceksiniz vs. Yapabilen yapacak.
Amaç, bütün dünyada yer alacak bu 5 dakikalık kesintiyle meydana gelecek enerji tasarrufuyla karar mercilerinin dikkatini çekmek.

Neden olmasın?

Küresel Isınmayla dünyanın karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekmek için, başka ülkelerde çeşitli planlar deneniyor. Böyle eylemler dikkat çeker, farkındalık yaratıp ses getirir. Bir kişinin bile bilinçlenip bu kötü gidişe izin vermemek için davranışlarında değişikliğe gitmesi kârdır.

Önemli olan davranışlarımızın bilincinde olarak davranabilmek. Alışkanlıklarımızı bu yönde yeniden düzenlemek.

Her gün 5 dakika bunu yapsak ne olur? Bu sayede her gün yüzlerce ağaç kesilmekten kurtulabilir ya da nesli tükenen bir canlı türü belki hayatta kalmayı başarabilir.



An Inconvenient Truth ‘Uygunsuz Gerçek’; Küresel Isınma'nın dünyayı nasıl etkilediğini, nasıl önlemler alınabileceğini anlatan 100 dakikalık belgesel bir film.

Uygunsuz Gerçek filmini yoksa hâlâ izlemediniz mi?



Global Cartoons başlığında, üstteki karikatürler gibi, konuyla ilgili başka karikatürleri de görebilirsiniz.

Ne kadar farkındayız?

Bağlantılı konular:
Nil, Maasailer'in Yeni Tanrısı Mı Olacak?
Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül
Kutup Ayıları, 'Küresel Isınma' ile Yaşantıları..
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

Nil, Maasailer'in Yeni Tanrısı Mı Olacak?



Amerikalı ünlü yazar Ernest Hemingway, Afrika’nın en yüksek dağı olan Kilimanjaro’dan şöyle bahseder:

“Kilimanjaro, zirvesi karlarla kaplı 5 bin 895 metre yüksekliğinde bir dağdır. Batı zirvesine Maasai yerlileri ‘Ngaje Ngai’ yani ‘Tanrının Evi’ derler. Batı zirvesine yakın bir yerde donmuş bir leopar leşi vardır. Bugüne kadar hiç kimse o leoparın o kadar yüksekte ne aradığını açıklayamamıştır...”
Hemingway’in Kilimanjaro’su artık aynı Kilimanjaro değil.
Filmlere konu olan efsanevi Kilimanjaro Dağı’nın karları, küresel ısınmayla savaşamadı.

Bölgede yaşayan Maasai yerlilerinin 'Tanrı'nın Evi'olarak gördüğü Kilimanjaro’nun, Karları eriyip Nil (The Nile River) nehrine karışıyor.

Bu olay sadece bir tabiat olayı olarak nitelendirilebilir mi?

Dağ zirvelerindeki karların erimesi, bu dağların eteklerinde yaşayan insanlar için içme suyunun yok olması demek. Yükselen sıcaklıklar sineklerin daha geniş alanlara yayılmasına neden olacak, bu da bölgedeki sıtma vakalarının da artmasına yol açacak. Afrika toplumları, 1970’lerden bu yana bir nebze kontrol altına alınan sıtmanın yeniden kitlesel bir problem haline gelmesinden olumsuz etkilenecek.

Fakat bu gelişen durumun daha da önemli ve içsel derinliği olan başka bir etkisi var ki; o da O insanların inanç sistemlerinde yarattığı sarsıcı etki.

Küresel Isınma'nın, Maasailer'in 'Tanrı'nın Evi' gördükleri Kilinamjaro'ya, dolayısıyla da Maasailer'in inançlarına olan etkisini hayal edebilir miyiz?

Buzulların kutsallığına dair inanışları olan ve Kilimanjaro'yu 'Tanrı'nın Evi' olarak gören Maasai İnsanları'nın inançlarını değiştirip, yerine buzulların eriyip karıştığı Nil'i yeni Tanrıları olarak görmelerini bekleyebilir miyiz?

En güçlü inancınızın sarsılması sizi nasıl etkilerdi?



NASA uydusundan çekilen görüntülere göre, Tanzanya sınırları içerisindeki dağın zirvesindeki karlar, 1993’te çekilen fotoğraftakiyle karşılaştırıldığında 2000 yılında yarı yarıya erimiş durumda.

Bilim insanları, önümüzdeki 20-50 yıl içinde, Kilimanjararo’da, Batı Uganda’daki Rwenzori Dağı’nda ve Kenya Dağı’nda hiç kar kalmayacağını ifade ediyor. Ernest Hemingway’ın romanında bahsettiği Kilimanjaro ise artık tarih olacak.

'Uygunsuz Gerçek/Inconvenient Truth' Filminde bir yerde; küresel ısınmanın yeryüzündeki tahribatını anlatırken Al Gore şöyle diyordu:
"On yıl sonra Kilimanjaro’da hiç kar kalmayacak."
'Uygunsuz Gerçek/Inconvenient Truth' filmi
sponsor desteği yüzünden sadece 5YTL'ye izlenebiliyor. Korku, gerilim, dram filmlerinin en gerçeğiyle yüzleşmek için, cesaretinizi yanınıza alın ve küçücük bir bilinçsiz davranışımızın bile dünyaya yaptığı etkiyi, sonuçlarını izleyin.

11 bin 700 yıldır Kilimanjaro’nun tepesini beyaz bere gibi saran buz kütlesi şimdi yok olmanın eşiğinde. Bunu yapan Küresel Isınma, yani dolayısıyla bizleriz!

Ne kadar farkındayız?

Bağlantılı konular:
Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül
Kutup Ayıları, 'Küresel Isınma' ile Yaşantıları..
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül




Atmosfere karışan karbondioksitin temizlenmesinde
en başarılı yöntemi geliştiren tam 25 milyon ABD dolarının sahibi olacak.

Bunun için, atmosferden yılda en az bir milyar ton karbonu temizleyecek öneriler getirilmesi gerekiyor.

Sir Richard Branson, yarışmanın tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında, insanlığın karşı karşıya olduğu felaketin boyutlarını kavraması gerektiğini söyledi ve "Dünya 60 yıl bekleyemez. Ben çocuklarım ve torunlarımın bir geleceği olsun istiyorum ve zaman akıyor" diye konuştu.

Eski başkan adaylarından ve şimdilerde küresel ısınmayla mücadele alanında faaliyet gösteren ve bu konuda 'An Inconvenient Truth - Uygunsuz Gerçek' adlı filmi hazırlayan Al Gore, Virgin şirketinin patronu Branson'a destek verdi. Gore, bunun 'insanoğlunun karşı karşıya olduğu gerçekliği kabullenme yolunda yaşadığı ahlaki bir yüzleşme' olduğuna dikkat çekti.

Çevre örgütleri de yarışmanın, kamuoyunun ve bilimadamlarının küresel ısınmaya ilgisini artırmasını umuyor. (kaynak: BBC)
Küresel Isınmayla Savaş İçin, 3 Milyar Dolar Bağış

Virgin şirketler grubunun sahibi Richard Branson, Eylül 2006'da New York'ta düzenlenen 'Clinton Küresel Girişimi'nin yıllık toplantısında, gelecek 10 yıl içinde 'Küresel Isınma'yla mücadele için, 3 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklamıştı.

Demiryolları ve hava ulaşımcılığı konusunda İngiltere'nin en büyük şirketine sahip olan, uzaya turist yollama projesiyle de tanınan Branson, "Şirketlerimin bütçesinden ayıracağım bu parayı alternatif çevreci enerji kaynakları bulmak ve küresel ısınma ile mücadele için projeler geliştirmek için harcayacağım. Güzel dünyamız bize babalarımızdan, onlara da büyük babalarımızdan miras kaldı. Çocuklarımızın daha iyi bir dünyada yaşayabilmesi için ona sahip çıkmalıyız" şeklinde konuşmuştu.

Trilyoner işadamı 'Sir' Richard Branson, küresel ısınmayla savaş için, 10 yılda 3 milyar dolar harcayacağını açıkladı.

YENİ ŞİRKETİN ADI VIRGIN FUELS
Sir Branson’un Virgin Fuels şirketi, çevreci enerjilerin ArGe’sine 400 milyon dolar bütçe ayıracak. Virgin Fuels ilk etapta, mısırdan biyo-etanol üreten California merkezli Cilion şirketine 60 milyon dolar yatıracak. Ortaklık taslağına göre, 2009 yılına dek 7 adet biyo-etanol rafinerisi kurulacak. Virgin’in trenyolu kanadı Virgin Trains, dizel trenleri, biyo-dizelle çalışacak şekilde modifiye edecek. Virgin Havayolları sözcüsü daha önce de uçaklarda rüzgar enerjisinin kullanımı üzerine çalışmaları olduğunu açıklamıştı.

HAVAYOLU ŞİRKETLERİ VE KÜRESEL ISINMA
Tahminlere göre havayolu şirketlerinin ürettiği kirlilik küresel ısınmanın yüzde 15’ini oluşturacak. Küresel ısınma nedeni fosil bazlı yakıtların kullanımını azaltmayı amaçlayan Kyoto Protokolü, havayolu endüstrisini kapsamıyor. Dünya çapında birçok hükümet havayolu şirketlerine çevre vergileri koymayı amaçlıyor, ancak şirketler bunlara karşı çıkıyor. Sir Branson, Virgin Atlantic şirketinin halen bitkisel bazlı daha çevreci yakıt türlerini kullanılması üzerinde çalıştığını ifade ederek, diğer havayolu şirketlerini de yeni kuşak enerjilere yatırım yapmaya çağırdı.

Havacılık ve diğer nakliye şirketlerinin kullandığı petrol bazlı yakıtlar, küresel ısınmanın başlıca tetikleyicileri. Sir Richard Branson, fosil bazlı enerjilere dayanan nakliye ve havacılık şirketlerinin en kısa zamanda yenilenebilir enerji modellerine geçmesini savunuyor. Her gün binlerce uçak, binlerce kilometre yol katediyor ve bunun için milyonlarca litre fosil bazlı yakıt sarfediliyor ve bunların çıkardığı karbon diyoksit atmosfere karışıyor.

Branson, “İnsanoğlu acilen fosil bazlı yakıtları terketmeli, bugün yola çıksak dahi, bütünüyle yenilenebilir enerjiye geçmemiz yıllar alacak” dedi.

Branson, yenilenebilir enerjiler konusunda araştırmalar yapacak Virgin Fuels adında bir şirket kuracak. Sir Branson’un kendi servetinden ayırdığı para miktarı, ABD devletinin bir yılda yenilenebilir enerjiye ayırdığı toplam bütçenin 3’te 1’ine denk düşüyor. ABD’de devletin rüzgar, güneş, hidrojen ve biyo-etanol gibi yenilenebilir enerjilere aktardığı miktar yıllık 1 milyar dolar.
(kaynak: NTV)
(Al Gore & Richard Branson:
Investing to Solve Global Warming, Eylül 2006)



Ne kadar farkındayız? Ne kadar duyarlıyız?

Bireysel destek çağrısı yapılması yanında, Türkiye'de kimler neler yapıyor?
Ülkemizde, Devlet bakanının 'Bahar yağmurlarını alırsak, bu yaz su sıkıntısı yaşamayız' demesi, nasıl bir bilinç seviyesinde olduğumuzun ispatı olabilir mi?!

Bağlantılı konular:
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

Kutup Ayıları, 'Küresel Isınma' ile Yaşantılarını Bozduğumuz Dostlarımız



Hayvanları severim. Aslan, Kutup Ayısı, Panda; sorulduğunda ilk nefeste sıralayacağım öncelikli sevdiğim hayvanlardandır.


Bu yazı; son dönemde Küresel Isınma konusuna gösterdiğim hassasiyet sonrası, denk gelip izlediğim Kutup Ayılarıyla ilgili bir belgeselin ardından, durumun yarattığı üzüntüyle yazılmıştır.

O belgeselin bir kısmını video olarak yazının sonuna ekleyeceğim. Yazıyı okumak ve videoyu izlemek 10 dakikanızı alacaktır ama üzerinde düşünmek için lütfen bunu rahat bir zamanınızda yapın. Sonrasında, üzerinizdeki etkisini ve düşüncelerinizi paylaşmanızdan memnunluk duyarım.

Küresel Isınma Maduru Kutup Ayıları

Amerikan, İngiliz ve Avustralyalı bilim insanları hazırladıkları 1800 sayfalık ortak bir raporla, dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini duyurdu.

Norveç'te açıklanan araştırma sonuçlarına göre 100 yıl içinde kuzeyde hiç buzul kalmayacak.
Çünkü dünya ısınıyor.

Karbondioksit oranı artıyor, okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, orman yangınları artıyor, buzul tabakaları parçalanıyor, göller küçülüyor, kurak dönemler uzuyor, ırmaklar kuruyor.

Kış sıcaklıkları artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, bitkiler erken çiçek açıyor, göç dönemleri değişiyor, yaşama alanları farklılaşıyor, kıyı şeritleri erozyona uğruyor, mercan resifleri ağarıyor, kar yığınları azalıyor, bulut ormanları kuruyor, hastalıklar yayılıyor, yüksek enlemlerde sıcaklık artıyor...

Dünya küresel ısınma yüzünden 10 yıl içinde geri dönülemez bir noktaya gelecek. Ormanların yok olması sonucu çölleşme yaşanacak, bu tarıma da yansıyacak, deniz seviyesi yükselecek ve dünya salgın hastalıkların pençesine düşecek. Bu felaket senaryoları "korkutucu" fakat "gerçek.
Küresel Isınma'nın Dünyamız Üzerindeki Etkisi, En Fazla Kuzey Kutbu'nda Hissediliyor

Kuzey Kutbu'ndaki ısınma dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı.

Kuzey Kutbu'nun uydudan çekilen fotoğraflarını inceleyen bilim insanları, erimenin hızlandığını ve yaklaşık 100 yıl içersinde buzulların eriyeceğini açıkladılar. Yaşanacak bu küresel iklim değişiklikleri sebebiyle, kuzeyde hiç buzul kalmayacak, deniz suyu seviyesi yükselecek, seller yaşanacak, deniz seviyesindeki alanlar sular altında kalacak.

Isınma Buzulları Neden Etkiliyor?

Küresel ısınmanın buzullar üzerinde etki göstermesinin nedeni buzların beyaz olması.
Beyaz renk güneş ışınlarını yansıtıyor. Yansıyan ışınlar daha koyu renkte olan okyanus ve karalar tarafından emiliyor. Bu da okyanus sularının daha çok ısınmasına sebep oluyor. Isınan okyanus suları buzulları eritiyor. Kısacası buzullar direkt güneş enerjisi ile değil suların ısınmasıyla eriyor.




Kutup Ayıları Zor Durumda!

Okyanusların ısınmasıyla buzul tabakaları parçalanıyor, buzullar eriyor.
Yiyecek aramak için yer değiştiren Kutup Ayıları, ana tabakadan kopan buzul parçaları üzerinde okyanusta sürükleniyorlar.

Üzerinde olduğu tabaka tamamen eriyen Kutup Ayıları, yiyecek bulma ümidiyle çıktıkları bu macerada; kırılan başka bir buz kütlesine ulaşabilmek için bazen 100 kilometre yüzmek zorunda kalıyorlar.
Had safhada iyi yüzücü olmalarına rağmen, eğer yakında bir kara tabakası bulamazlarsa; yiyecek uğruna girdikleri bu macera, yorulup yüzmeyi bırakmaları ve boğularak ölmeleriyle noktalanıyor.


Kutup ayılarının ana beslenme kaynağı foklar. Fokları koklayarak bulan ve sessizce avına yaklaşıp su altından çıkmasını bekleyen kutup ayıları, kırılan buz parçaları yüzünden artık bu ana beslenme kaynağına güçlükle ulaşıyorlar.
Bu koşullar, kutup ayılarının beslenme davranışlarında da şaşırtıcı olaylar görülmesine sebep oluyor.

ABD ve Kanadalı bilim insanları Ocak-Nisan 2004 arasında Alaska ve Batı Kanada'da yaptıkları çalışmalarda, küresel ısınma nedeniyle buzul yaşam alanlarını kaybeden kutup ayılarının yeterince yiyecek bulamadıkları için, yamyamlaşmaya başladıklarını saptamıştı. Araştırmada üç farklı yamyamlık olayına rastlanmıştı.

Olaylardan birinde, mağarada doğum yapan anne, yeni doğurduğu bebeğini yiyordu. Oysa, normalde fok ve ayı balıklarıyla beslenen kutup ayıları normalde beslenme, doğurma, emzirme ya da oyun için deniz yüzeyindeki buz tabakalarını tercih ediyorlardı.

Bilim insanları, "Kutup ayıları üzerine Beaufort bölgesinde yapılan 24, Alaska'da 34 yıldır sürdürülen araştırmada, şimdiye dek ayıların birbirinin izini sürdüğünü ya da birbirini avlayarak yediğini görmemiştik" açıklamasını yapmışlardı.
Kutup Ayısı, 2006 Yılında Hassas Türden Tehlike Altındaki Tür Kategorisine Geçti

Küresel ısınmanın etkisiyle Kuzey Kutbu’nda buzların erimesi, kutup ayılarının neslini tehlikeye soktu. Bu durum değişmezse, önümüzdeki 45 yıl içinde türde yüzde 30'luk bir azalma olacak ve sonunda da tümüyle yok olacak.
ABD Başkanı George W.Bush, kutup ayılarını nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlar listesine almaya hazırlanıyor.
Washington Post gazetesine göre Bush yönetimi, normalin üzerinde seyreden hava sıcaklığı yüzünden dengeleri bozulduğu için kutup ayılarının 'Hayatı tehlikede hayvanlar' listesine alınmasını önerdi.
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan öneride, önlem alınmadığı takdirde bu hayvanların neslinin tükeneceği uyarısında da bulunuldu.
Kutup ayılarının yaşadıkları buzlu koşulların normalin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları dolayısıyla erimekte olduğu, kutup ayılarının 45 yıl içinde neslinin tükenebileceği sonucuna varıldığı açıklandı.


Erkek Kutup Ayıları 300-600 kg. ağırlığında ve 2,4-2,6 m boyundadırlar. Dişilerinin ağırlıkları erkeklerin yarısı kadardır.

Kutup Ayılarının başlıca besinleri balıklar ve foklardır.
Bunların yanında öldürebildikleri kuşlar, kemirgenler, deniz kabukluları, yengeçler, beyaz balinalar, morslar, arada sırada Musk öküzü ve çok nadiren diğer kutup ayılarını da yedikleri görülmüştür.

İnsanlar ve kendi türünün daha büyük ayıları dışında doğal düşmanları yoktur.

Nadiren bir morsun kendini korurken bir kutup ayısını öldürdüğü olmuştur. Katil balinaların da nadiren bir kutup ayısını öldürmesi söz konusu olmuştur.

Diğer ayılar gibi tıknaz olmayıp başı ve vücudu ince uzun yapılıdır.

Ayak tabanlarının altında deriden yastıklar ve tüyler olduğundan buzlar üzerinde kaymadan rahatlıkla hareket eder.

Çok iyi yüzücüdürler, kıyının 20-30 km. açıklarında yüzmeleri sıradandır.

35-40 kilometre hızla koşabilirler.

Kutup ayıları kış uykusuna yatmaz.

Kızılötesinde bir kutup ayısının sadece burnu ve nefesi görünür.

-45° soğukla başa çıkabilirler.

2 km. ötede karda saklanmış bir fok balığının kokusunu alabilirler.

Kutup ayıları eksi 50 dereceyi bulan soğukta yaşayabiliyor ve donma derecesindeki okyanusta yüzebiliyor. Kar fırtınalarında ise kendilerini, bir kar çukuru kazarak saklıyorlar.

Yatay olarak 5 metre sıçrayabilirler.

Kutup ayıları kafaları ile santimetrelerce kalınlıktaki buzu kırabiliyorlar. Fokların hava almak için açtıkları deliklerin biraz uzağına yatıp, ellerini birleştirerek saatlerce bekliyorlar. Bir kutup ayısı, fok, delikten başını uzattığı anda sıçrayıp onu bu küçücük delikten yukarıya çekebilir.

Kutup ayılarının vücut ısıları alışılmışın üzerine çıkarsa kendilerini tekrar soğutabilmek için karınlarının üzerine buza uzanıyor veya bir buz banyosu yapıp karın üstüne kıvrılıyorlar.

Kutup Ayısı, dünyanın en büyük etçil, kara hayvanıdır.

Bir kutup ayısı iki ayağının üzerine kalktığında, dişi bir Asya filinden bile daha uzun olabilir.

Kuzey Kutbu'ndaki kıyı ve adaların çevresindeki buzların üstünde yaşarlar. Bu bölgenin yüzlerce kilometre kadar içlerine girdikleri de görülür. Ama genel olarak zamanlarını, kıyıdan uzak, buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.

Kutup ayıları yalnızca Kuzey Kutbunda yaşadıklarından yalnızca Güney Kutbunda yaşayan penguenlerle hiç karşılaşmazlar.

Kutup ayıları yalnız yaşarlar ve mors balığı dışında başka hiçbir şeyden korkmazlar ve kimse de, kutup ayılarına saldırmaya cesaret edemez, insanlar hariç...
Kutuplardaki buzul tabakası inceliyor ve burada yaşayan canlıların da yaşamları tehdit altına giriyor. Kutup ayıları besin bulamadıkları için doğurganlığını yitiriyor ve daha çok enerji sarfetmeleri gerekiyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada kutup ayılarının 10-20 kg daha zayıf olduğu ortaya çıktı. (kaynak; WWF-Türkiye)

MOSKOVA - Dünya Doğal Hayatı Koruma Örgütü'ne (WWF), göre kutup ayıları küresel ısınma yüzünden saldırganlaştı.
Rusya'nın uzakdoğusundaki Çukotka bölgesinde 15 yaşında bir çocuğun bir kutup ayısı tarafından öldürüldüğünü, üç ayının da saldırgan davranışları yüzünden öldürüldüğü belirtilen WWF açıklamasında, ayıların bu davranışlarının doğrudan küresel ısınmaya bağlı olduğu vurgulandı.
WWF açıklamasına göre yiyecek aramak amacıyla göçen ayılar, toprağa ayak basmak için buzulları kullanıyor. Ancak buz oluşumu gecikince bazıları denizde uzun mesafeler yüzmek zorunda kalıyor ve genellikle hayatını kaybediyor.
Karaya ulaşabilenler ise aç kalıp zayıf düşüyor, bu yüzden ihtiyatlı olma güdülerini tamamen kaybederek köylere inip saldırabiliyor.
Kanada'da yaşayan kutup ayıları da ısınmadan nasiplerini aldı. Ülkenin batısında sıcaklıklar 1950 yılından beri her 10 yılda 0,3-0,4 derece artıyor. NASA denizdeki buzulların her 10 senede yüzde 9 geri çekildiğini belirtirken yöre halkı da suların eskisine göre daha geç donup, daha erken çözüldüğünü söylüyor. Bu da ayıların buz üzerinde avlanabilecekleri sürenin azalmasına ve daha az fok avlamalarına yol açıyor. Aç kalan ayılar saldırganlaşıp giderek yakınlardaki yerleşim yerlerine yaklaşıyor.
Geçen yıl da küresel ısınma yüzünden ayıların kış uykusuna yatma alışkanlığı şaşmıştı. (kaynak; aa, bbc)

Kutup ayıları İzlanda'ya göç ediyor
Küresel ısınma yüzünden Grönland'ın güney doğusunda bulunan İzlanda kutup ayılarının göçüne sahne oluyor. Kopan büyük buz parçaları, üzerlerinde kutup ayılarını da getiriyor. Denizde hiç bu büyüklükte buz parçalarını görmediğini söyleyen halk ise panik içinde. İzlanda'ya en son 1993'de bir kutup ayısı gelmiş, o da balıkçılar tarafından yakalanarak öldürülmüştü. (kaynak; sabah)

(NATIONAL GEOGRAPHIC - POLAR BEAR-WALRUS)

Video'da, 'Küresel Isınma'nın yarattığı olumsuz şartlardan nasibini almış bir Kutup Ayısı, çok uzun süre besinsiz kalmanın yarattığı etkiyle, Mors (valrus) sürüsünün içine girip yavrulardan birini almaya çalışıyor.

Kutup Ayısının böyle bir Mors sürüsünün içine girmesi çok riskli. Morsların kendilerini korumaya yarayan sivri dişleri, normalde caydırıcı olmalıydı. Fakat Kutup Ayısı o kadar umutsuz bir durumda.

Sürüdekiler denize kaçmadan, son bir gayret ve ümitle Morslardan birini yakalamaya çalışıyor. Morsların derileri kalın olduğu için, Kutup Ayısının dişlerine karşı dayanabiliyor. Fakat, sadece bir süre...

İri cüsselerine rağmen su altında rahatça yüzüşleri sevimli gözüken Kutup Ayılarını, kutupların iri, beyaz sahipleri olarak biliriz.
Zihinlerde yarattığı bu olumlu algıdan; iletişimde maskot olarak, oyuncak olarak kullanarak ya da esprilerde, karikatürlerde yararlanırız. Hatta geçen senelerde, çok bilinen bir içecek firmasının, o içeceği içerek mutlu olan maskotlarıydı Kutup Ayıları...

Yaşamımızın içinde bunca yer edinmiş bir canlının, biz insanların sebep olduğu 'Küresel Isınma' yüzünden; besin zincirinin kırılması, yaşam ortamının ve düzeninin bozulması çok acı bir tablo.

Video'da izlediğimiz O sevimli canlının; yaşamaya devam edebilmek için içine düştüğü durumun sorumlusu bizleriz!

İlgili linkler :
polarbearsinternational
wwfcanada/polarbearcentral
buzlardünyası
küreselısınma.org
vikipedia/kutupayısı
nationalgeographic/kutuptakibüyükbeyaz
youtube/polarbear

Bağlantılı konular :
Karbondioksit Temizliğine 25 Milyon $ Ödül,
An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek', Philips Imageo Mum Işığı,
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım, Evian-waterboy.

An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek'


An Inconvenient Truth ‘Uygunsuz Gerçek’; Küresel Isınma'nın dünyayı nasıl etkilediğini, nasıl önlemler alınabileceğini anlatan 100 dakikalık belgesel bir film.

Davis Guggenheim’ın yönettiği, özgün müziğini Michael Brook’un yaptığı An İnconvenient Truth 'Uygunsuz Gerçek' filmi; 2 Şubat 2007'de gösterime girdi.

Yönetmeni, daha önceki Gossip-Seks Dedikoduları-2000 (Amerikan gençlik filmi…), Training Day-İlk Gün-2001 (Danzel Washington, Ethan Hawke…) filmlerinden hatırlayabilirsiniz.
Sunumu yapan ise; Al Gore. Bir zamanlar Amerika'nın bir sonraki başkanıydı...

Hafta sonunun bir diğer etkinliği olarak; dünyanın acı gerçekleriyle bizi yüz yüze getiren bu belgeseli, ancak Kanyon alışveriş merkezindeki konforlu sinemanın rahatlığında izleme cesaretini gösterebildik!?
Dağıtımını United International Pictures Türkiye'nin üstlendiği film için, küresel ısınma tehdidine karşı çalışmalar yürüten WWF - Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ile işbirliği yapılıyor. Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
"1992'den bu yana ana sponsoru olduğumuz WWF - Türkiye'nin doğanın korunmasına yönelik projelerine destek veriyoruz. Amacımız, doğal çevrenin korunduğu, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya yaratılmasına katkıda bulunmak. Uygunsuz Gerçek filmi, günümüz ve gelecek nesiller için çok önemli tehditleri açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Ama asıl önemli olan, bunu yaparken çok basit önlemlerle küresel ısınmayı nasıl durdurabileceğimizi bizlere anlatıyor."

Filmin gösterileceği Cinebonus sinemaları 'Uygunsuz Gerçek' için bilet fiyatlarını 5 YTL olarak belirledi. Konusunun güncelliği nedeniyle Sundance, Cannes, Brisbane ve Durban gibi birçok film festivalinde övgü alan film, bu yıl 'En İyi Belgesel Film' ve 'En İyi Orijinal Şarkı' dallarında Oscar ödülüne aday gösterildi.
Filmi izlerken dünyanın durumuna gerçekten canınız sıkılıyor. Bunu, durumun gerçek olması yanında yönetmenin ve hatibin başarılı olması sağlıyor.

Al Gore iyi bir hatip ve film akışında sizi sıkmayan hatta kimi yerde yüreklendiren, kimi yerde de vurgularıyla sizi yakalayabilen etkisini hissediyorsunuz.
Yönetmen de Al Gore'un bu tutkusunu yansıtabilmeyi ve konunun ciddiyetini kavratan gerek görsel gerekse istatistiki bilgilerin altını çizerek izleyiciye ulaştırabilmeyi iyi başarmış.

Filmde, Al Gore sunumuyla küresel ısınma probleminin irdeleniyor olması zihinlerde başka soru işaretleri yaratabilir. Bu sizi böyle bir belgesel izlemekten alıkoymasın lütfen.

2000 seçimlerinde George Bush’a karşı aldığı tarihi yenilgiden sonra hayatının akışını yeniden biçimlendiren, politika dünyasından elini eteğini çekerek tüm hayatını dünyamızı kaçınılmaz felâketten kurtarmak için girişimler yapmaya adayan, ABD'nin eski Başkan Yardımcısı Al Gore sunumundaki politik manevralar yanında, gelecek seçimler için propaganda malzemesi yapılacak kadar bir takım görsel mesajların filmde kullanılmış olduğundan bahsedilebilir mi? Evet edilebilir. Fakat, izlerken konuya "dünyanın karşı karşıya olduğu ciddi bir tehdit ve buna karşı neler yapabiliriz" açısından yaklaşırsak; film ciddi bir farkındalık ve bilinçlenme sağlayacaktır.

Al Gore sunumu olmasını bir yana bırakıp, sadece belgesel olarak izledim ama tüm bunların yanında, seçimleri o kazanmış olsaydı Kyoto Protokolü'nü imzalar ve gereklerini yerine getirebilir miydi, diye düşünmekten de kendimi alamadım. Yaşamını adamış gözüktüğü bu konuda o zaman gereken kararlılığı gösterebilir miydi acaba?
Kyoto Protokolü, sera etkisi yaratan gazların salımlarını (emisyon) kısmak üzere sanayileşmiş ülkelere çeşitli hedefler belirleyen uluslararası bir anlaşma. ABD Başkanı George W. Bush, protokolü uygulamaya kalkmanın ABD ekonomisine ağır hasar vereceğini söyleyerek, 2001 yılında anlaşmadan çekilmişti.

Bush yönetimi,
salım oranlarının düşürülmesinde gelişmekte olan ülkeleri herhangi bir taahhüde zorlamadığını ileri sürerek, Kyoto'yu "vahim gedikleri olan" bir anlaşma olarak niteliyordu...
Filmin web sayfasında; filmle ilgili bilgiler yanında, günlük yaşamınızda yapacağınız ufak tefek değişikliklerle nasıl küresel ısınmayı durdurmaya yardımcı olabileceğimiz detaylarıyla verilmiş.

Filmi izlerken, aklıma okuduğum bir kitaptaki, dünyada iklim değişiklikleri üzerinden sağlanmak isteyen güç dengesi geldi.

Clive Cussler, Trojan Odyssey 'Truva Hazinesi' isimli kitabında; Odyssey, isimli bir şirketten ve onun planlarından bahseder...

Odyssey'in çalıştırdığı bilim ekibinin üyeleri “atmosferdeki oksijeni ve azot üreten amonyağı kullanarak, birim başına mailyeti fevkalade düşük ve atık maddesi yalnızca arı su olan, yüklü miktarda elektrik yaratan bir enerji kaynağı" geliştirirler.

Yine aynı şirket, elektrik üretmek için hidrojen ile oksijen kullanan yakıt pillerine sahip olduktan sonra; Nikaragua’nın altında büyük tüneller açtırır.

Panama Kanalı'nın kuzeyinde açılan bu tünellerin amacı; Afrika’dan Karayip Denizi’ne akan Güney ekvator Akıntısı’nın yolunu saptırmaktır.

Güney Ekvator Akıntısı’nın yolu değiştirilirse, Gulfstream’in ısısı Avrupa’ya ulaşana kadar en az sekiz derece düşer. Avrupa’yı ısıtan suda böyle bir ısı kaybı tüm kıtayı Sibirya’nın kuzeyine çevirir.

Atlantik Akıntısı’nın ılık yüzey suları sıcaklığı ve tuzluluğu dengeler.
Tropik sular kuzeye aktığında Kuzey Kutbu’ndan gelen soğuk sularla karşılaşır, burada akıntı yoğunlaşır ve Grönland’ın güneydoğusuna yönelir. Buna Termohalin dolaşımı denir. Sonra yeniden ısınır ve yüzeye yükselerek Avrupa’ya ulaşır.

Gulfstream de ani bir ısı kaybı bu dolaşımın bozulmasına yol açar ve öyle bir kriz ortay çıkar ki etkileri yüzyıllarca geçmez.

Odyssy'in bulduğu güç kaynağı; düşük masraflı enerji üretebilen, kendi kendine çalışan bir jeneratör gibi olduğundan; evler, ulaşım araçlarında kullanıma uygun, yeterli temiz enerjiyi üretecek bir aygıttır.

Gulfstream Akıntısı’nın ısısını düşürmek ve Birleşik Devletler’in doğusu ve Avrupa’yı sekiz ay boyunca dondurucu soğuklara maruz bırakma; Odyssy'in elindeki enerji kaynağını kullanarak, dünyadaki güç dengelerini eline geçirmesini sağlayacaktır...
Küresel Isınma ve dünyamızın hassas dengelerinin düzelmemek üzere bozulmaya devam ediyor olduğuyla ilgili; Meteoroloji Mühendisi Gökhan Abur bir söyleşisinde, Türkiye'yi de etkileyebilecek bazı noktaların altını şöyle çizmiş;
Küresel iklim değişikliğinin ana sebebi; Kuzey kutbundaki erimelerdir.
Bundan daha önemli başka bir şey yok son yıllarda.
Avrupa’ya hayat veren iki tane önemli sıcak akıntı var, bu bizi de ilgilendiriyor tabii ki...
Bu sıcak akıntıların adı Gulfstream. Bunun bir ikizi de pasifikte var.
Bu iki sıcak akıntı kuzey yarımküredeki ülkelere hayat verir.
Kutuptaki erimeler Gulfstream akıntılarının özelliklerini kaybettiriyor.
Özelliklerini kaybettiğinde ise dünya üzerindeki mevsimler ortadan kalkacak.
Dolayısıyla kuzey enlemlerde sinsice bekleyen soğuk hava karşısında engel kalmadığını görünce; en az 38’inci enlemlere kadar dünyayı kaplayacak.
İzmir’e 38’inci enlemde.
Ancak yakın zamanda gerçekleşmesi muhtemel en büyük tehlike kuraklık olarak görünüyor.
Gökdelenler rüzgarın Şiddetini artırıyor.
Peki iklim şartlarına göre şehir planlaması nasıl yapılmalı?
Örneğin, İstanbul Maslak’taki gökdelenler! Konumlandırmayı yanlış yaparsanız, karayelin önünü kesersiniz, rüzgar kendisine yeni bir yol bulmak ister. Gelen hava karşısına çıkan binanın etrafını dönemezse yükselmesi gerekir, yükseldiğinde ise belli uzaklığa ve şiddetle aşağıya doğru yani şehre iner. Saatte 250 km hızla rüzgar şehir insanlarına doğru gider. Düşünün rüzgar 70 kilometre hızla esince fırtına oluşturuyor. 250 kilometre hızla estiğinde fırtına tehlike boyutuna ulaşır.
25 sene önce İstanbul’a baktığınızda Maslak ve civarı yerleşim bölgesi değildi. Ama şimdi gökdelenlerin en yoğun olduğu bölge. Tabii ki Maslak’a gökdelen yapılması yanlış değil ama gökdelenler konumlandırılırken rüzgarların esiş yönleri dikkate alınmalı. Artık İstanbul’da yapılaşmanın Boğaz çevresinde değil, Marmara etrafında gelişmesi gerekiyor. Ayrıca binalar poyraza değil lodosa bakmalı. Mudanya’nın poyrazı kuvvetlidir. Buradaki eski evler rüzgarın geliş şekline göre değerlendirilerek yapılmış. Poyraz geliyor, sokaklarda hiçbir eve çarpmadan dolaşıyor sanki havalandırma yapar gibi sonra gidiyor...
Küresel Isınma ve iklim Değişikliklerine Karşı Neler Yapabiliriz?
Evde

Standart akkor lambanızı floresan (CFL) bir lamba ile değiştirin.
CFL normal bir lambanın kullandığı enerjinin %60'ından daha azını kullanır.
Bu basit değişiklik yılda 150 kg karbondioksit tasarrufu sağlayacaktır. Örneğin Amerika'daki her aile bu değişikliği gerçekleştirirse, karbondioksit yayılımı yılda 90 milyar pound azaltılabilir. Energy Federation.

Isıtıcınızı kışın 2 derece aşağı, yazın 2 derece yukarı ayarlayın
Evimizde kullandığımız enerjinin neredeyse yarısı ısınmaya ve soğutmaya gitmektedir. Bu basit ayarlama ile yılda 1000 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz. www.aceee.org sitesinde ısınma ve soğutmada daha çok enerji tasarrufu yapabilmek için ipuçları bulabilirsiniz.

Kalorifer kazanı ve klimalarınızdaki filtreleri temizleyin ya da yenileyin
Kirli bir filtreyi temizlemek yılda 175 kg karbondioksit tasarrufu sağlayacaktır.

Programlanabilir bir ısıtıcı kullanın
Programlanabilir ısıtıcılar otomatik olarak gece ısıyı düşürür ve gündüz artırır. Böyle bir sistem kullanarak yılda 100 dolara yakın tasarruf edebilirsiniz.

Enerjiyi verimli kullanan ürünler alın
Yeni aldığınız ürünlerin üzerindeki enerji verimi ile ilgili bilgilere dikkat edin. Örneğin A.B.D.'de yaşayan herkes ürünlerini yeni verimli ürünle ile değiştirirse; karbondioksit emisyonu yılda 170 milyon ton azalır.

Su ısıtıcınızı yalıtım örtüsüyle kaplayın
Sadece bu basit hareketle yılda 500 kg karbondioksit tasarrufu yapmış olursunuz. Eğer ısıtıcınızı 50 C°'nin üzerine ayarlamazsanız 250 kg karbondioksit daha tasarruf edersiniz.

Sıcak su kullanımınızı azaltın
Suyu ısıtmak için çok enerji harcamak gerekiyor. Daha verimli çalışan ve az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

Kullanmadığınız zamanlarda elektronik aletlerinizi kapatın
Televizyonunuzu, müzik setinizi, bilgisayarınızı kullanmadığınız zamanlarda kapatmak yılda tonlarca karbondioksit tasarrufu sağlar.

Kullanmadığınız zamanlarda elektronik aletlerinizi fişten çıkartın
Saç kurutma aletleri, cep telefonu şarjları ve televizyonlar kapalı olsalar bile enerji harcamaya devam ederler. Elektronik aletlerdeki saatleri çalıştırmak ve hafıza çiplerini hazır tutmak için harcanan enerji, evde harcanan toplam enerjinin %5'ini oluşturuyor ve atmosfere yılda 18 milyon ton karbon bırakıyor.

Bulaşık makinenizi sadece tamamen dolu olduğu zamanlarda çalıştırın ve enerji tasarrufu ayarında kullanın
Bu şekilde yılda 50 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.

Evinizin yalıtımını düzeltin
Duvarları ve tavanları iyi bir şekilde yalıtmak ısınma masraflarınızı %25 azaltabilir ve yılda 1000 kg karbondioksit tasarrufu sağlar.

Geri dönüşümü evde başlatın
Evde oluşan çöpün yarısının geri dönüşümünü sağlamanız, yılda 1200 kg karbondioksit tasarrufu sağlar.

Geri dönüştürülmüş kağıt ürünleri kullanın
Geri dönüştürülmüş kağıt üretimi %70-90 arası enerji tasarrufu sağlıyor ve dünyadaki ormanların azalmasını önlüyor.

Ağaç dikin
Sadece bir ağaç, yaşamı boyunca bir ton karbondioksit emilimi gerçekleştirir. Ağaçların oluşturacağı gölge, havalandırma masrafınızı %15'e kadar azaltabilir.

Yerel üretilmiş yiyecekler kullanın
Yerel ürünler kullanmak yakıt tasarrufu sağlayacaktır.

Dondurulmuş gıdalar yerine taze gıdalar alın
Dondurulmuş gıdaların üretiminde 10 kat daha fazla enerji kullanılmaktadır.

Yerel çiftçi pazarlarını araştırın ve destekleyin
Size gelecek ürünün yetiştirilmesi ve taşınmasındaki enerjiyi beşte bir oranında azaltırlar.

Alabildiğiniz kadar organik gıda alın
Organik gübreler geleneksel gübrelere göre karbondioksiti daha yüksek seviyede yakar ve depolar. Eğer bütün soya fasulyelerini ve mısırları organik olarak üretseydik atmosferden 290 milyar kg karbondioksiti uzaklaştırmış olurduk.

Fazla paketlenmiş ürünlerden kaçının
Çöpünüzü %10 oranında azaltarak 600 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

Daha az et yiyin
Metan en önemli ikinci sera gazıdır ve sığırlar en çok metan yayıcılardandır. Otla beslenmeleri ve çift mideli olmaları metan üretmelerine sebep olur ve bu gazı her nefes verişlerinde atmosfere salarlar.

Hareket Halindeyken

Araba kullanarak kat ettiğiniz kilometreyi yürüyerek, bisiklete binerek veya toplu taşıma araçlarını kullanarak azaltın
Arabayla yapılacak 15 kilometrelik bir yoldan kaçınmak yılda 250 kg karbondioksit tasarrufu sağlayacaktır!

Arabanızı iş arkadaşlarınız ve sınıf arkadaşlarınız ile ortak kullanın
Arabanızı haftada sadece 2 kere biriyle paylaşmak yıllık karbondioksit emisyonunuzu 800 kg azaltacaktır.

Arabanızın motor ayarlarına dikkat edin
Düzenli bakım, yakıt verimliliğini ve gaz emisyonunu geliştirmeye yardımcı olur. Araba sahiplerinin sadece %1'i arabalarını düzenli olarak kontrol ettirse, 500 milyon kg karbondioksit atmosferimizden uzak durur.

Arabanızın lastiklerini haftalık olarak kontrol edin ve düzgün şişirilmiş olduğundan emin olun
Düzgün şişirilmiş lastikler litre başına aldığınız yolu %3 oranında artıracaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kg karbondioksiti atmosferimizden uzak tuttuğu için yakıt verimliliğindeki her artış bir önem arz etmektedir.

Eğer yeni bir araba almanızın zamanıysa yakıtı daha verimli kullanan bir araç seçin
Yeni aracınız eski aracınıza göre 4 litre benzin ile sadece 5 km daha fazla yol giderse, yılda 1500 kg karbondioksit tasarrufu yapmış olursunuz.

Daha az uçun
Hava ulaşımı ciddi biçimde gaz emisyonuna sebep olduğu için, hava yollarını kullanma sayınızı bir ya da iki azaltmanız çok ciddi değişiklikler meydana getirebilir. Yenilenebilir enerji projelerine yatırım yaparak havayolu kullanımınızı dengeleyebilirsiniz.

Yapılabilecek 10 Basit Şey

Ampulünüzü değiştirin

Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg karbondioksit tasarrufu sağlayın.

Daha az araba kullanın

Daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanın. Araba kullanmadığınız her 2 km için 0,75 kg karbondioksit tasarruf edeceksiniz.

Geri dönüşüme katkıda bulunun

Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda 1200 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.

Lastiklerinizi kontrol edin

Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol %3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kg karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.

Daha az sıcak su kullanın

Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının

Çöpünüzü %10 oranında azaltarak 600 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

Su ısıtıcınızı ayarlayın

Isıtıcınızı kışın 2 derece aşağı, yazın 2 derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda 1000 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.

Bir ağaç dikin

Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emer.

Çözümün parçası olun

Harekete geçmek ve daha fazla bilgi almak için www.iklimkrizi.net'i ziyaret edin. (kaynak; www.iklimkrizi.net)

Küresel Isınma, İklim Değişiklikleri
ve Sonrasında Bizi Bekleyen Korkunç Gerçekler!

Ne Kadar Farkındayız?

Küresel ısınma ve kuraklıkla mücadele için bir araya gelerek bir rapor hazırlayan Tarım, Çevre ve Enerji Bakanlıkları en somut adım olarak " duyarlılık" çağrısında bulundu. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, küresel ısınma ve kuraklıkla mücadelede sorumluluğun "Ev hanımı Ayşe Teyze'ye" düştüğünü söyledi. (haberin devamı)
"Ülkemiz için çok ciddi bir tehlike şimdilik söz konusu değil, bahar yağmurlarını da alırsak su sorunumuz da olmaz", gibi bir yaklaşımla; konunun, halkın bireysel sorumluluğuna terkedilmesi çok üzücü bir tavır..

An Inconvenient Truth ‘Uygunsuz Gerçek’; dikkate değer bir film ve mutlaka izlemenizi, üzerinde düşünmenizi öneriyorum.

Konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinmek ve 'neler yapılabilir' noktasında, bir yön haritası oluşturabilmek için, yardımcı olacak bağlantılar : Climatecrisis, İklim Krizi, İklimler Değişiyor, Küresel Isınma, Sera Etkisi, WWF-Türkiye, Tema, Global Disaster, GreenPeace, Gezegenimiz, Buğday, SuVakfı, NaturalHazards, DünyaAfetHaritası, Türkiye için 100 milyon Mesaj projesi

Bağlantılı konular:
WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım,
Evian-waterboy.