Dolunay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dolunay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Starless Night, Circle of Life

Akşam eve döndüğümde geceyi, vizyondayken izleyemeyip arşive eklediğim filmleri eksiltmek için uydurduğum 'rastgele film izleme gecesi' olarak değerlendirmeyi düşünüyordum.

Takip ettiğim blogların feedlerini kontrol ederken,
Smashing Magazine '25 brilliant animated short movies' başlığı altındaki leziz seçkiye denk gelince; film gecesi, animasyonlar arasında serbest çağrışımlarla gezintiye dönüşü verdi.

'Jasper Morello Animated Movie', içlerinde en çok hoşuma gidenlerden olmasına rağmen, buraya onu değil,
konuyu bağlayacağım noktaya da daha uygun olacağı için, -arada gökyüzü/yıldızlar sahnelerinin de olduğu- daha sevimli ikisini almaya karar verdim. Fakat siz, rahat bir zamanınızda smashingmagazine'deki tüm listeyi izlemeyi sakın atlamayın.



'Starless Night' videosu; genç animatör Carl Luc Campbell imzalı, sevimli bir animasyon.

Campbell'ın blogu donblur altından diğer işlerine de erişilebiliyor.


Yenen dolunayın yıldızlara dönüşmesiyle 'Starless Night', bana biraz da, burada daha önce değindiğimiz 'In the Beginning'deki yıldızları yiyip minik canavarlara dönüşen yaratıkların hikâyesini çağrıştırdı.



Diğer sevimli animasyon 'Circle of Life' ise, yaşam döngüsünü hoş bir şekilde konu etmesiyle gayet eğlenceli.

Animasyonlardaki gökyüzü, yıldızlardan yola çıkarak konuyu bağlamak istediğim nokta ise, geçen yıl süresince blogumda her ay düzenli olarak yer verdiğim ay evreleri takvimine bundan sonra yer vermeyecek olmam.

Vaktini doldurduğunu, devam edersem, bunu çok da isteyerek yapmayacağımı düşündüğümden bırakıyorum. G
eçen süre içerisinde pekçok ay ışığı meraklısı olduğunu gözlemlemiş oldum, bazılarıyla hoş diyaloglar/bağlar kurduk ki, bundan gayet memnundum. Ama blog yazmak da böyle bir şey zaten; keyfi. Bu paragraf, blog yazmayı bırakma cümleleri provası gibi mi oldu? Sanki, biraz...

Blogumun yan menüsündeki 'Ay Evreleri' widget'ı, ay ışığını takip zamazingosu olarak yerini korumaya devam ediyor olacak. Moon Phases 'Ay ve Evreleri' başlığı altında verdiğim bağlantılarla benzer takvimlere ulaşabileceğiniz gibi, rasathane.ankara.edu.tr bünyesinden de isterseniz aylık gök olaylarını rahatça takip edebilirsiniz. Dolunay,
21 Mart'ta...

Sweetness and Light, Whistle Song

Zihninizde dolaşan bir müziğe eşlik ettiğiniz ya da sırf ondan kurtulmak için üzerine başka müzikler dinleyip, o yeni melodilere takılmak istediğiniz olmuştur. Kill Bill: Volume 1 Soudtrack'ten, Twisted Nerve tüm gün dilime dolandı. Eve dönerken arabada -Feridun Düzağaç'ın yeni albümü- 'Uykusuza Masallar'ı bile dinledim. Olmadı, hâlâ mırıldanıyorum. Bu sebeple onu, hafta sonu müziği olarak burada bırakıp, yeni başka şeyler mırıldanmaya geçebileceğimi umuyorum. Fakat ondan önce, bu post gönderi sınırları içinde Şubat ayı Ay takvimimiz yer alsın ve güzel de bir animasyon izleyelim.



Christof [bknz: üstteki görsel], işlerini keyifle takip ettiğim Job Joris & Marieke animasyon stüdyosu ürünü, birbirinden eğlenceli 3D karakterlerden biri.


''...yollar/seçenekler ne kadar çok olsa da kalbimizin sesini dinleyip istediğimizi yaptığımız sürece, doğru yolda olduğumuz''u bana eğlenceli bir şekilde anımsattığı için daha bir hoşuma gittiğinden; Christof'un yer aldığı, bir tanıtım için hazırlanan Shape your desire animasyonuna [linke ya da görsele tıklayarak izleyebilirsiniz] burada yer vermek istedim.


Zaten siz, www.jobjorisandmarieke.com ziyaret edip, Pelle ve -sanatı sevmesine rağmen bir türlü anlayamadığı için tuhaf durumlara düşen- Blanca gibi diğer daha birçok karakterin dünyasında keşfe çıkmaktan kendinizi alamayacak, bu keyifli gezintinın tadını çıkaracaksınızdır, diye düşünüyorum.

20 Şubat'a denk gelen dolunayıyla, bu ayki Ay'ın aydınlık yüzü Ay evreleri takvimimiz, altta.



20 Şubat'ı 21 Şubat'a bağlayan gece tam Ay tutulması olacak. Meraklılarına duyurulur. Eğer hava açık olursa, tam tutulma evresi Türkiye'den, Ay batarken izlenebilecek, tabii erken bir kahvaltı macerasına girmek isterseniz -çünkü 06:30 gibi bir saate denk geliyor- [bknz: 21 Şubat 2008 Tam Ay Tutulması].

Tatmin edici parçalardan oluşan bir albüm, Kill Bill: Volume 1 Soudtrack'ten, 'Twisted Nerve' iki farklı yorumuyla hafta sonu müziği olarak burada yer alıyor.

Tabii, bu arada filmi de biraz anımsamak hiç fena olmazdı, derseniz; Youtube'daki Kill Bill-In the Hospital (Twisted Nerve) videosunu izlemenizi önerebilirim.

Tercihim 'Whistle song'un techno remix olarak hazırlanmış hâlinden yana ama, hazırda web'den buraya alabileceğim sadece bu iki yorumu bulabildim -dinlemek için imeem player'ın play tuşuna bastıktan sonra, bağlantı hızınıza bağlı olarak dinlemek için biraz beklemeniz gerekebilir-, onu da imeem servisi marifetiyle gerçekleştirdik.



Peki sizin bu sıralar zihninizde hangi müzikler dolaşıyor? Varsa, dilinize dolanan melodilerden kurtulma yöntemlerinizi de paylaşabilirsiniz benimle.

2008, Ocak, Ay Takvimi



Ocak ayında Ay evreleri böyle olacakmış, diyerek - biraz gecikmeli de olsa - 2008'in ilk, Ay'ın aydınlık yüzlerini takip takvimimizi paylaşmış olalım. 2008'in ilk Dolunay'ı ise, 22 Ocak'ta...

Biliyorum, yarım kalmıştı, sisli, puslu bir İstanbul sabahında, gemilerin siren sesleri eşliğinde "Flynxs, nedir?"in devamını
yazdım. Ay takvimini gördüm, Astronomi ile ilgili minik birkaç bilgi daha edinebilirim arada derseniz, o yazıdan okumaya devam edebilirsiniz...

Aralık Ay Takvimi, Shostakovich


Aralık 2007, Ay evreleri takvimimiz; Dolunay'ın 24 Aralık'a denk geleceğini gösteriyor. Ne güzel! Tam da, bayram tatili sonrası ilk iş günü. Hareketli günlere yüksek bir enerjiyle kolayca uyum sağlanabileceğinin habercisi olarak da görülebilir, bu.

Hafta sonunda birkaç saat için ofise geçmeye üşendiğimden,
gece Shostakovich müzikleri eşliğinde, çizdiğim taslaklarımı bilgisayara aktarmakla uğraştım biraz.

Shostakovich müziklerini çalışırken dinlemeyi seviyorum. Odaklanıp, işimi daha hızlı yapmamda yardımcı olan 'Shostakovich - Symphony No. 10 in E minor, Op. 93 - II. Allegro'yu, Odeo üzerindeki alanıma ekleyip buraya aldım hemen. Dinleyin, bakalım sizi de kanatlandıracak(!) mı?

Hatta,
powered by ODEO
'Shostakovich - Symphony No. 10 - E minor, Opus. 93 - II. Allegro' yanına bir de
powered by ODEO 'Shostakovich - Symphony No. 06 - B minor, Opus. 54 - III. Presto' da ekledim; aynı zamanda burada bize hafta sonu müziği olarak da eşlik etmiş olsunlar.

Sabah, pencereme vuran yağmur sesiyle uyandım. Güzeldi. Yağmurlu bir hafta sonunda ofise gitmeyecek olmanın da rahatlığıyla, her ay yayımladığım sade görünümlü ay takvimime, bu defa biraz rötuş da yaptım.

Gelen güzel e-postalar sayesinde öğrendim ki, meğer blog takipçilerim arasında benim gibi ay ışığı meraklılarının sayısı hiç de az değilmiş. Hatta bu merak yüzünden blogumu keşfedip, sonra takipçisi olanlar yanında; her ay paylaştığım Ay evreleri takvimlerini hemen bilgisayardaki resim dosyaları arasına ekleyen, desktop image olarak kullanlar bile varmış. Hoşuma gitti.

Ortak ilgi alanlarına, beğenilere sahip insanların; kendileriyle yakın tercihleri olanlarla daha iyi anlaşabileceklerini düşünmeleri, buna göre bir tavır içinde olmaları boşuna değil. Benzer ilgiler, insanlar arasında hoş bağlar kurabiliyor...

Shostakovich (Şostakoviç) ile, klasik müziğe dokunmuşken; onun, bestelediği 15 senfoni ve 15 yaylı çalgılar dörtlüsü ile 20. yüzyılın en büyük ve Bach'a en çok yaklaşan bestecisi olarak kabul edildiğinin de altını çizmiş olalım. Dinlerken, bestelerine yansıyan Sovyet rejiminin karanlık ve acısını duyumsayabiliyorsunuz. 10. senfoni, başarılı döneminin bir başlangıcı olduğu için ayrıca önemli.

Wikipedia-Dmitri Sostakovic başlığı, beethovenlives.net; onunla ilgili detaylar ve diğer klasik müzik örneklerine rahatça erişebilmenin yollarından bazıları.

Bu fırsatla lafı bir kez daha Gary Oldman'a getirmek istiyorum; klasik müzikten söz edip de, Ludwig van Beethoven performansıyla Gary Oldman'a lafı getirmemek olmaz. Immortal Beloved, izlemişsinizdir mutlaka, öyle olmasını umuyorum, değilse bile en azından dailymotion'daki videosunu tadımlık olarak kullanabilirsiniz...

Sonbahar, Ekim, Ay Takvimi, Etkinlikler

Ekim ayı Ay takviminde dolunay, ayın son dönemine denk gelecek gözüküyor.

Dolunay zamanına kadar artık iyice sararacak yapraklar ay ışığında sessizce yere düşüp kuruyarak; her sonbahar ritüele dönüşen kuruyan yapraklar üzerinde çıtırdatarak yürüme seremonilerimi gerçekleştirmek için, beni bekliyor olacaklar. Belki de bu yüzden serin, bazen yağmurlu, saçlarımda rüzgârı hissedebildiğim sonbaharın, özellikle de Ekim'den Kasım'a geçiş zamanını seviyorum.

Ekim ayının heyecan verici diğer bir yanı da; bir anda yoğunlaşan, etkinlik programı. Ki adeta sergiler, sinema ve tiyatro seçenekleri birbirleriyle yarış eder hâle geliyor.

Ekim ayında Ay evreleri böyle olacak, diyerek; aklınız dökülen yapraklara takılmadıysa, takvimden merakla beklediğim etkinliklerden şimdilik birkaçını not düşmeye geçiyorum.

19/25 Ekim 2007, Film Ekimi.
İKSV'nin, bu yıl altıncısını gerçekleştireceği 'Sonbahar Film Haftası Etkinliği'; Beyoğlu Emek sinemasında. 21 film gösterilecek. Film Ekimi'yle ilgili detaylar; www.iksv.org/filmekimi_2007 sayfasında.

-Güney Kore sinemasına ilgimin sebebi yönetmenlerden biri, Kim Ki Duk yönetimindeki Soom (2007)/Breath/Nefes,

-Marjane Satrapi'nin çizgi romanından uyarlanan, küçük bir kız çocuğunun gözünden İran Devrimi'ni anlatan; animasyon/dram türündeki Persepolis (2007)

-Julie Delpy yönetimindeki Deoux Jours A Paris (2007)/2 Days in Paris/Paris'te İki Gün, özellikle görmek istediğim filmler.

Julie Delpy'yi, Ethan Hawke ile oynadığı Richard Linklater yönetmenliğindeki Before Sunrise (1995)/Gün Doğmadan ve devam filmi Before Sunset (2004)/Gün Batmadan filmlerinden anımsayacaksınızdır.

Umarım izlemişsinizdir. İlk film Viyana, ikincisi Paris sokaklarında geçen, Jesse ve Celine'in tanışma ve 9 yıl sonra bir sebeple yeniden bir araya gelme hikâyesine tanık olduğumuz; aşkı naif halde işleyen, arka planda kent dokusunu duyumsayabileceğiniz iki güzel film. Şimdi, oyunculuğundan sonra
Julie Delpy'nin yönetmenliğini de görmek fena olmayacak.


Porof. Zihni Sinir'in 30.yıl sergisi, 31 Aralık'a kadar, Doğuş Power Center'da. Sergiyle ilgili detaylar, www.zihnisinir.com/tr sayfasında.

İrfan Sayar; teknoloji tutkunu bir karikatürist ve tasarımcı. Onu, yaşamlarımıza bir şekilde bir yerde mutlaka dahil olmuş şaşırtan, düşündüren, eğlendiren projeleri ve en önemlisi Porof. Zihni Sinir yaratımı ile tanıyoruz.

“Herkesin içinde var olan Zihni Sinir halini dillendiren bir kahraman” olarak Zihni Sinir'i nitelendiren İrfan Sayar, estetik, mizah ve fonksiyonellik unsurlarının Zihni Sinir Proceleri’nin vazgeçilmez üç temel ögesi olduğunu belirtiyor.

Çocukça merakınızı tatmin edecek, değişik objelerden hangisine sahip olmak isteyeceğinize kara veremeyeceğiniz eğlenceli bir sergi.


'Seviyor Ki Çiziyor' Ömer Çam karikatür sergisi; 18 Ekim/18 Kasım 2007 tarihleri arasında, Schneidertempel Sanat Galerisinde.

Beğenerek takip ettiğim karikatür ve grafik sanatçılarından biri, Ömer Çam. Sergisinin haberini, 'Kişisel Karikatür Sergisi Açıyorum' başlığında paylaştığı blogunu, 'keşfetmek için bak' bağlantılarım arasından anımsayacaksınızdır.

Kendisini, "Ben karikatüre başladıktan sonra Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti. İklimler, ideolojiler, aşklar, insan... Bir tek karikatür değişmedi bende. İyi ki de değişmemiş..." diye ifade ediyor. 27 yıldır eserler üretiyor. Bu, İstanbul'daki ilk sergisi. Sergi, yurt içi ve yurt dışında kazandığı 30 adet renkli, ödüllü çalışmadan oluşuyor.


Bir fil ve bir timsah düşünmenizi istiyorum. Olabildiğince sevimli olanlarından olsun, lütfen. (Evet, size sevdiğim bir karikatürü anlatıyorum.) Timsah ve filiniz hazır mı?

Timsahın filin hortumunu ısırdığını ve filin de hortumundaki havayı üflediğini hayal edin. Hortumu ısırılmış bir fil ve şişmiş bir timsahın üstünde iki konuşma balonu var;
-Üfleme!
-Isırma!

Leman'dan edindiğim, günlük bir doz Komikaze alışkanlığı sahibiyim. Minik yeşil fillerle dolu kapağıyla başlayan komikaze serisi kitapları, kitaplığımdaki ulaşılabilir mesafede; tüm renkli, eğlenceli kahramanlarıyla, oyuncak kitap bölümümün baş köşesini süslüyorlar. Çok eskimesinler diye, Erdil bey'in online arşivi www.komikaze.net'ten düzenli olarak istifade etmeye çalışıyoruz.

Yakın zamanda bu leziz alışkanlığımıza bir yenisi daha eklendi; Erdil bey, bloglamaya başladı; komikaze.net'teki 'diyom ki' köşesini bloga dönüştürdü.

Erdil Yaşaroğlu'nun karikatürlerlerinden komik anekdotlarına, korkularından, masasında sakladığı çin yemek yeme çubuklarına kadar, kim bilir hangi detaylarla yaşamımıza renk katmaya devam edecek diye merakla takip ettiğimiz blogu Diyomki'yi hemen 'keşfetmek için bak' bağlantılarıma ekledim, siz de feedlerini Rss Reader'ınıza eklemeyi unutmayın.

Ağustos, Ay Takvimi



Ağustos ayında, Ay görünümleri...

Haziran Ay Takvimi



Haziran ayında, Ay gürünümleri böyle olacakmış.

ayaklarım ısınınca uyuyacağım
dolunay biriktirip,
dolunay eksiltiyorum yaşamımdan
biliyorum toplayıp tüm dolunaylarımı
gideceğim buradan...
Sadece Tayfun Polat'tan birkaç mısra.
Dolunay üzerine yazılmış pek çok şiir var.