Kim Ki-Duk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kim Ki-Duk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

The Invisible, Juhong geulshi, Fashionably uninvited



İzleyip beğendiğim bir filmin, yönetmen, oyuncu ya da müziklerinin izini takip ederek, bağlantılı diğer filmlerini de arşivime eklemeyi seviyorum.

Fakat bu filmler zamanında izlenemeyince
birikiyor, sonrasında da hangisinin izleneceğine karar vermek bile oldukça zaman kaybettirebiliyor.

Karar vermek için zaman kaybetmektense,
durumu daha da eğlenceli-sürprizli kılabilen, raflardan rastgele seçerek izlemenin keyfini çıkardığımız, rastgele film izleme geceleri icat ettik.

Geçen gün, rastgele film izleme gecesi atraksiyonumuz yerini animasyonlara bırakınca, seçtiğimiz The Invisible (2007), Juhong geulshi (2004) filmlerini dün akşam izleyebildik.

'The Invisible'; konusu ya da oyunculuktan çok müzikleri ve anlatımıyla ilgimi çekti. Yarısından sonra açılan film, sonuyla beğeni topluyor. Tekrar izlemek isteyeceklerim arasına ekleyebileceğim bir film miydi? Hayır. Fakat sevdiğim müziklerden oluştuğu için soundtrack'i, her zaman geri dönüşlerle dinleyeceklerim arasında yerini alacak. The Invisible Soundtrack'in Amazon'daki preview'larından bakarak benimle aynı fikirde olup olmayacağınızı kontrol edebilirsiniz.

Bugün dinlediklerim arasında da yer alan The Invisible Soundtrack'teki beğendiğim gruplardan bir parçayı, hafta sonu müziğimiz olarak burada bize eşlik etsin diye seçtim, post'un sonunda videosunu bulabilirsiniz.

'Juhong geulshi', İngilizce adıyla 'The Scarlet Letter' ise, Hyuk Byun yönetmenliğindeki bir Güney Kore filmi.

Güney Kore sinemasına ilgimden burada daha önce de bahsetmiştim. 2006 Güney Kore yapımı, Kim Ki-Duk imzalı, Shi gan/Time/Zaman filmindeki performansı yüzünden izleme listeme aldığım Hyeon-a Seong sayesinde, 'Juhong geulshi' filmini edinmiştim. İyi ki de öyle yapmışım.

Kyeong-hie rolündeki Hyeon-a Seong'un performansı kadar, 'Juhong geulshi'; konusu, anlatımı, müzikleriyle gayet görülesi, üzerinde düşünülesi, arada geri dönüşlerle izlenesi filmlerden biri.

'The Invisible' müziklerinden de biri olan, 'Fashionably uninvited'ın videosu.



'Fashionably uninvited' size hafif gelirse, geçen seneden bu zamana üzerimde bıraktığı o hoş etkiden hiçbir şey kaybetmeyen, yine 'Box' albümünde yer alan -daha önce burada bahsettiğim- müziği yanında enfes videosuyla Mellowdrone - 'Oh My'ı izlemeden geçmemenizi öneririm.

Konuyla ilgili bağlantılar:
myspace-mellowdrone,
sozluk.sourtimes-juhong geulshi,
amazon-mellowdrone box.

Shi gan/Time/Zaman

Shi gan/Time/Zaman; 2006 Güney Kore yapımı, Kim Ki-Duk imzalı, 96 dakikalık bir dram filmi.

iksv "Film Ekimi"ndeki gösteriminden sonra, 5 Ocak 2007 itibariyle Shi gan/Time/Zaman ülkemizde de vizyona girdi.

Sevgilisinin kendisinden sıkıldığını düşündüğü için, operasyon geçirmeyi bile göze alan ve yüzünü değiştiren kıskanç, nevrotik bir genç bayanın; sonrasında yaşamda yüzleşmek durumunda kaldığı gerçekler, altı çizilerek çarpıcı bir şekilde işleniyor.

Günümüz popüler kültürünün etkisinde yeniden tanımlanan güzellik kavramı ve oluşturulan estetik kaygıların insan psikolojisi üzerindeki etkisi; yönetmen Kim Ki-Duk'nun gözüyle, yine enteresan bir açıdan seyirlik zevke dönüştürülüyor.

Güney Kore filmlerine karşı gelişen ilgimden daha önce bahsetmiştim.
Konulara yaklaşımı ve kullandığı etkileyici metaforlarla,
Kim Ki-Duk Güney Kore sinemasında ilgimi çeken yönetmenlerden biri. Shi gan/Time da diğer filmleri kadar farklı ve dikkate değer.

Kim Ki-Duk'un, Güney Kore'de özellikle son dönemde değişim merakı uğruna artan estetik operasyonlardan etkilenerek, bu filmi yaptığı söyleniyor.

Şehir hayatının akışı içinde, zamanla körelen değerler ve o boşluk hissini doldurmaya çalışan suni dayatmalar. Bu döngü içinde hızla tüketilen, sıradanlaşan ilişkilerdeki kayıplar. O kayıpları telafi etmeye çalışırken, kapılmaktan geri durulamayan saplantılar.

Değişmek, güzelleşmek adına başlayıp, fark etmeden saplantı boyutuna gelen bu tutum, filmde ikili ilişkiler üzerinden anlatıyor.

Zamana yenilmemek için girilen bu tür bir çaba; sonu olmayan bir sürecin başlangıcı ve kimliksizleşmenin davetiyesini çıkarmaktan başka ne işe yarayabilir ki?!

İkili ilişkilerin geçirdiği süreç, hisler tanıdık. Ancak filmde, bu hislerin dışa vurumu, duyguların etkisine yapılan vurgular uçlarda.

Nerdeyse gerçek bir ameliyat izlemek durumunda bırakıldığımız sahnelerden pek hoşlanmadım. Fakat, kızın değişimini izlediğimiz ameliyat sahnesinin gerçekliği, içe dokunur türden yakalayıcılığı; yönetmenin istediği etkiyi yaratmasına hizmet ettiği için başarılı.

Filmdeki oyunculuktan çok, konunun işlenişine; yönetmenin bakış açısına, bize yarattığı dünyaya dikkat çekmek istiyorum. Etkileyiciliği burada.

Farklı filmler ama, belki şöyle bir örnekleme yapılabilir; nasıl ki,"
Eternal Sunshine of the Spotless Mind" filminde, Jim Carrey'nin, ilişkisinden sonra, acı çekmemek için hafızasını sildirmek istemesiyle yaşadıkları, izledikten sonra bir şeyleri sorgulamamızı sağladıysa; burada da bizi yine benzer bir sorgulama ve değer yargılarımızı gözden geçirme bekliyor.

Minik bir detay daha; Kim Ki-Duk bu filminde de, önceki filmlerine gönderme yaparak, filmleri arasında bağ kurmaya devam ediyor. Shi gan/Time/Zaman içersinde Bin-Jip'teki sahnelerden birine rastlıyoruz.

Rahat bir zamanınızda, ön yargılarınızı yanınıza almadan izlemenizi önereceğim filmlerden biri :)

Güney Kore Filmleri

Güney Kore Sineması hakkında, sizin de biraz önyargılı bir bakış açınız mı var?
Rastgele birkaç film izlemişseniz ve o yönetmenlerin film tekniği ilginizi çekmemişse ya da oyuncuların performansları, ne de görüntüleri sizi cezbetmemişse; Güney Kore Sineması'na pek sıcak yaklaşamıyor olmanız doğal.

Alejandro Agresti'nin, The Lake House (Göl Evi)'ni seyredip de etkilenenlere ya da benim gibi filmde bazı şeyleri eksik bulanlara; bu filmin aslında bir Güney Kore filmi olan, Siworae remake'i olduğunu ve Hyun-seung Lee'nin Siworae(Il Mare)'i izlemelerini öneririm.

Hyun-seung Lee sonrası, Güney Kore sinamasına karşı artan ilgim; arkasından izlediğim diğer birkaç filmle azalmadı, aksine arttı.

Kısaca söyleyebilirim ki; Hollywood filmlerine kıyasla, Güney Kore Sineması'nı sahip oldukları ruh öne çıkarıyor.

Çekim açıları ve planların bazen adeta tek başına sanatsal fotoğraf niteliğinde olması, sekansların uyumu, kimi zaman da senaryonun döngüsü; o ruh'u oluşturmada ve izleyicinin kendini film içinde var etmesinde gerekli ölçütleri barındırıyor.

Kimi zaman oyunculuklar yeterli gözükmese bile, anlatım ve sahnelerin yarattığı dünya, o eksik kısmı kapatabiliyor.

İzlerken ünlü, tanınmış oyuncunun, filmin önüne geçmesi gibi bir durum da yok. Denge sağlanıyor ve uyumlu bir akış içinde filmleri rahatsızlık duymadan seyredebiliyorsunuz.

Gözüken tek bir dezavantaj var; dilleri.
Normal konuşmaların bile sanki tartışır gibi vurgulu olmasını başta yadırgaya bilirsiniz. Fakat, birkaç film sonra kullanılan lisana, fonetiğe aşina hissetmemek mümkün değil.

Güney Kore Sineması'nda gerek hayatın içinden, gerek anlatıla gelen söylencelerden hikaye edilerek kullanılan konular; yabancılık çekilecek bir kültür farkını barındırmıyor. Yadırgamadan, hikayede kendinizle bağdaştırabileceğiniz kısımlar bulabiliyorsunuz.

Hollywood'un içine girdiği konu sıkıntısına rağmen; Güney Kore Sineması'nda konu ve konuları sanki gişe kaygısı olmadan işleme rahatlıkları var.
Güney Kore Sineması'nda öne çıkan filmlerin, Hollywood tarafından yeniden yapılıyor olması da; Hollywood'un konu sıkıntısını aşmaya çalışmasının başka bir yolu olsa gerek.
Ne yazık ki, hazır filmleri alıp uyarlamalarına rağmen; orjinalindeki tadı yakalamak bir tarafa, ona yaklaşamıyorlar bile...


Sinemadaki başarıda, birincil faktörleden biri; yönetmenin becerisi, olduğu için. Kendimce keşfetmeye başladığım bu yeni alanda, Güney Kore Filmleri'ni öncelikle belirli yönetmenler ve oyuncular üzerinden takip ederek, izlemeye başladım.

Şimdilik izlediklerim;

» Hyun-seung Lee, Siworae (2000), (Il Mare) *
» Kaige Chen, Wu-ji (2005), (The Promise) (Mo Gik) *
» Jae-young Kwak, Keulraesik (2003), (The Classic) *
» Chan-wook Park, Oldboy (2003) *
[Daha sonra filmlerden teker teker bahsetmeyi düşünüyorum, şimdilik filmleri sadece isim olarak geçiyorum.]

Listemdeki diğer filmler;

» Hiroyuki Sanada filmleri...
» Takashi Mike filmleri...
» Ji-Woon Kim filmleri...

» Ki-Duk Kim filmlerinden;
- Bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom (2003) (İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış... ve İlkbahar)
- Bin-Jip (2004), (Boş Ev)
- Hwal (2005), (Yay)
- Shi Gan (2006), Time, (Zaman)

» Hyun-seung Lee filmlerinden;
- Geudaneanui blue (1992)
- Neonsokeuro noeuljida (1995)

» Jae-young Kwak filmlerinden;
- Yeopgijeogin geunyeo (2001) (My Sassy Girl)
- Piano chineun daetongryeong (2002)
- Ark (2004)
- Nae yeojachingureul sogae habnida (2004)

» Kaige Chen filmlerinden;
- Huang tu di (1984)
- Da yue bing (1986)
- Bian zou bian chang (1991)
- Ba wang bie ji (1993)
- Feng Yue (1996)
- Jing ke ci qin wang (1999)
- Killing Me Softly (2002)
- Ten Minutes Older: The Trumpet (2002)
- He ni zai yi qi (2002)

Tabii, imdb, "en yüksek puan alan 100 Güney Kore filmi" listesi de, izleyecek film seçmede bir kriter olabilir.
most popular titles for South Korea by total votes here are the 100 matching titles
(evet, Oldboy'un 1. olması için çok haklı sebepleri var...)