Leman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Leman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sonbahar, Ekim, Ay Takvimi, Etkinlikler

Ekim ayı Ay takviminde dolunay, ayın son dönemine denk gelecek gözüküyor.

Dolunay zamanına kadar artık iyice sararacak yapraklar ay ışığında sessizce yere düşüp kuruyarak; her sonbahar ritüele dönüşen kuruyan yapraklar üzerinde çıtırdatarak yürüme seremonilerimi gerçekleştirmek için, beni bekliyor olacaklar. Belki de bu yüzden serin, bazen yağmurlu, saçlarımda rüzgârı hissedebildiğim sonbaharın, özellikle de Ekim'den Kasım'a geçiş zamanını seviyorum.

Ekim ayının heyecan verici diğer bir yanı da; bir anda yoğunlaşan, etkinlik programı. Ki adeta sergiler, sinema ve tiyatro seçenekleri birbirleriyle yarış eder hâle geliyor.

Ekim ayında Ay evreleri böyle olacak, diyerek; aklınız dökülen yapraklara takılmadıysa, takvimden merakla beklediğim etkinliklerden şimdilik birkaçını not düşmeye geçiyorum.

19/25 Ekim 2007, Film Ekimi.
İKSV'nin, bu yıl altıncısını gerçekleştireceği 'Sonbahar Film Haftası Etkinliği'; Beyoğlu Emek sinemasında. 21 film gösterilecek. Film Ekimi'yle ilgili detaylar; www.iksv.org/filmekimi_2007 sayfasında.

-Güney Kore sinemasına ilgimin sebebi yönetmenlerden biri, Kim Ki Duk yönetimindeki Soom (2007)/Breath/Nefes,

-Marjane Satrapi'nin çizgi romanından uyarlanan, küçük bir kız çocuğunun gözünden İran Devrimi'ni anlatan; animasyon/dram türündeki Persepolis (2007)

-Julie Delpy yönetimindeki Deoux Jours A Paris (2007)/2 Days in Paris/Paris'te İki Gün, özellikle görmek istediğim filmler.

Julie Delpy'yi, Ethan Hawke ile oynadığı Richard Linklater yönetmenliğindeki Before Sunrise (1995)/Gün Doğmadan ve devam filmi Before Sunset (2004)/Gün Batmadan filmlerinden anımsayacaksınızdır.

Umarım izlemişsinizdir. İlk film Viyana, ikincisi Paris sokaklarında geçen, Jesse ve Celine'in tanışma ve 9 yıl sonra bir sebeple yeniden bir araya gelme hikâyesine tanık olduğumuz; aşkı naif halde işleyen, arka planda kent dokusunu duyumsayabileceğiniz iki güzel film. Şimdi, oyunculuğundan sonra
Julie Delpy'nin yönetmenliğini de görmek fena olmayacak.


Porof. Zihni Sinir'in 30.yıl sergisi, 31 Aralık'a kadar, Doğuş Power Center'da. Sergiyle ilgili detaylar, www.zihnisinir.com/tr sayfasında.

İrfan Sayar; teknoloji tutkunu bir karikatürist ve tasarımcı. Onu, yaşamlarımıza bir şekilde bir yerde mutlaka dahil olmuş şaşırtan, düşündüren, eğlendiren projeleri ve en önemlisi Porof. Zihni Sinir yaratımı ile tanıyoruz.

“Herkesin içinde var olan Zihni Sinir halini dillendiren bir kahraman” olarak Zihni Sinir'i nitelendiren İrfan Sayar, estetik, mizah ve fonksiyonellik unsurlarının Zihni Sinir Proceleri’nin vazgeçilmez üç temel ögesi olduğunu belirtiyor.

Çocukça merakınızı tatmin edecek, değişik objelerden hangisine sahip olmak isteyeceğinize kara veremeyeceğiniz eğlenceli bir sergi.


'Seviyor Ki Çiziyor' Ömer Çam karikatür sergisi; 18 Ekim/18 Kasım 2007 tarihleri arasında, Schneidertempel Sanat Galerisinde.

Beğenerek takip ettiğim karikatür ve grafik sanatçılarından biri, Ömer Çam. Sergisinin haberini, 'Kişisel Karikatür Sergisi Açıyorum' başlığında paylaştığı blogunu, 'keşfetmek için bak' bağlantılarım arasından anımsayacaksınızdır.

Kendisini, "Ben karikatüre başladıktan sonra Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti. İklimler, ideolojiler, aşklar, insan... Bir tek karikatür değişmedi bende. İyi ki de değişmemiş..." diye ifade ediyor. 27 yıldır eserler üretiyor. Bu, İstanbul'daki ilk sergisi. Sergi, yurt içi ve yurt dışında kazandığı 30 adet renkli, ödüllü çalışmadan oluşuyor.


Bir fil ve bir timsah düşünmenizi istiyorum. Olabildiğince sevimli olanlarından olsun, lütfen. (Evet, size sevdiğim bir karikatürü anlatıyorum.) Timsah ve filiniz hazır mı?

Timsahın filin hortumunu ısırdığını ve filin de hortumundaki havayı üflediğini hayal edin. Hortumu ısırılmış bir fil ve şişmiş bir timsahın üstünde iki konuşma balonu var;
-Üfleme!
-Isırma!

Leman'dan edindiğim, günlük bir doz Komikaze alışkanlığı sahibiyim. Minik yeşil fillerle dolu kapağıyla başlayan komikaze serisi kitapları, kitaplığımdaki ulaşılabilir mesafede; tüm renkli, eğlenceli kahramanlarıyla, oyuncak kitap bölümümün baş köşesini süslüyorlar. Çok eskimesinler diye, Erdil bey'in online arşivi www.komikaze.net'ten düzenli olarak istifade etmeye çalışıyoruz.

Yakın zamanda bu leziz alışkanlığımıza bir yenisi daha eklendi; Erdil bey, bloglamaya başladı; komikaze.net'teki 'diyom ki' köşesini bloga dönüştürdü.

Erdil Yaşaroğlu'nun karikatürlerlerinden komik anekdotlarına, korkularından, masasında sakladığı çin yemek yeme çubuklarına kadar, kim bilir hangi detaylarla yaşamımıza renk katmaya devam edecek diye merakla takip ettiğimiz blogu Diyomki'yi hemen 'keşfetmek için bak' bağlantılarıma ekledim, siz de feedlerini Rss Reader'ınıza eklemeyi unutmayın.

Bahadır Baruter 'Varlık Evhamı'

Bahadır Baruter'in 'tekinsiz' çizgilerinin buluştuğu “Varlık Evhamı” başlıklı sergisi; 10 Mayıs - 2 Haziran tarihleri arasında, Nişantaşı'ndaki Galeri X-İst'te.


Erdil Yaşaroğlu, Selçuk Erdem, Fatih Solmaz, Bahadır Baruter, Cezmi Ersöz, Kaan Ertem, Can Barslan, Galip Tekin, Cem Yılmaz, Mahmut Tibet, Ahmet Yılmaz... gibi şimdi aklıma gelen bu isimlerle, 15 yılı aşan bir serüvenin ortağı; yani, 'Limon' dergisi, sonrasında da iyi bir 'Leman' dergisi takipçisiyim.

Bu süreç içerisinde Limon, Avanak Avni, Leman, Lombak, L-Manyak, Penguen dergileri yanında, çizerlerinin kitaplarının da kitaplığımdaki 'komik kitaplar' kısmında, özel bir yeri olmuştur.

Lise ve üniversite döneminde ağırlık kazanan bu ilgim, belki son yıllardaki siyasi konulara kayan içerikleri dolayısıyla, belki de eski tadı pek bulamadığımı gördüğüm için azalmıştı. Zamanla dergiler de, çizerleri de bizler kadar evriliyorlar ama, kimi zaman bu evrilme eş süreçlerde, birbirine paralel gelişmediğinden olsa gerek; ilgimizi her zaman muhafaza edemeyebiliyoruz.

Yakın zamanda Bahadır Baruter'in 'Varlık Evhamı' sergisi haberini aldığımda; Galip Tekin'in Penguen'de çizmeye başladığını öğrendiğimdeki kadar heyecan hissetmiş, sevinmiştim.

Hafta sonu hem bu hislerle sergiyi gezmek, hem de Bahadır Baruter'in çizgilerinin çağrışımlarını ve sergi sonrası zihinsel süreçlerdeki yansımalarını takip etmek, son derece keyifli bir deneyimdi.


'Reddedemiyorum' isimli çalışma, nedense benim en çok ilgimi çekenlerden biri oldu.

Sergiyle ilgili tanımlamada, Bahadır Baruter 'Varlık Evhamı' hakkında söylenen;
Emin adımlarla gezilebilecek bir seyirlik oluşturmanın aksine, sergi izleyicisini beklenmedik bir şekilde çağrışımlara ve yüzleşmelere maruz bırakıyor.

“Terkedemiyorum”, “Bırakamıyorum”, “Öldüremiyorum”, “Uçamıyorum”, “Tutamıyorum” gibi isimlerle izleyiciye sunduğu ‘interior / iç mekân’ resimleri, Baruter’in gündelik hayat ironisi olmanın ötesinde bir yerde durmanın yanı sıra, gerçek üstü bir dünya kuruyor.
tanımı kadar; sergi mekânı
X-İst ile ilgili söylenen;
Sanat izleyicisini tanıdık, bilindik ve alışılagelmiş olanın ‘konfor’una teslim etmekten ziyade, yeni ve şaşırtıcı olanın tekinsizliğiyle baş başa bırakmayı ‘tercih eden’...
tanımının da son derece doğru ve yerinde bir ifade olduğunu, rahatlıkla söyleyebilirim.

Varlık: Mevcudiyet, vücut
Servet, variyet, mal, mülk

Evham: Vehimler; yanılmak, korku ve yanlıştan meydana gelenler
Korkular, kaygılar, kuruntular, sanılar

Tabiat: Yaradılış, huy
Yaradılıştaki durum ve nitelik
Dünyanın esası
Varlığın ve düzenin kuralı

Eşya: Şeyler
Döşeme ve daha başka türlü ev öteberisi
Yük

Dişi: Erkeği tarafından döllenecek şekilde oluşmuş olan
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran
Yumuşak ve kolay işlenen

Çizmek: Tasvir etmek; çizgiyle resmetmek
Çizgi halinde berelemek
Hükümsüz kılmak için üzerine çizgi çekmek

Bahadır Baruter
Şimdi yazarken aklıma geldi; Bahadır Baruter'in, Sanal Müze'deki sergilerde 'Büstler' isimli çalışmasına denk gelmek de heyecan vericiydi. Görmediyseniz onu da mutlaka görmenizi isterim.

'Büstler' ve 'Varlık Evhamı'nı görmemezlik etmemeniz dileğimi yineliyorum.
Belki sonrasında, aynı dönemlerde, aynı çizerleri takip etmenin izlerinden yakaladığınız tadı, burada benimle de paylaşırsınız.

Yer: X-İst
Sergi Tarihleri: 10 Mayıs – 2 Haziran 2007
Telefon: 212 291 77 84
Adres: Eytam Cad. Açıkhava Apt. No:16/5 Nişantaşı.