komikaze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komikaze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sonbahar, Kasım, Ay Takvimi, November Rain


Kasım ayında, Ay evreleri...

1991 yılı, 'Use Your Illusion' albümünden, ulaştığı üst notalarıyla orgazmik müzik kategorisine rahatça dahil edilebilecek türde leziz bir Guns N' Roses parçası; November Rain.

Bu ayki etkinliklerden bahsetmek yerine, yüklediğim özel anlamlar yanında, sonbahar, Kasım çağrışımı yapan pek az müzikten biri olan November Rain'e, on dakikamızı ayıralım, istiyorum.

Siz, 4 milyon dolarlık klibiyle, zamanında yapılmış en pahalı video kliplerden biri olan November Rain'in videosunu izlerken, bir taraftan da zihninizi çağrışımların gücüne bırakın bakalım, neler anımsayacaksınız.

Beyin hücreleri arasında ne kadar çok bağ kurma şansı yaratılırsa, hafıza da o denli güçleniyor.

Hoş bir müzikle, eski anıları şimdinin bilgi/deneyimleriyle bağlamak için geri çağırmak; beyin hücreleri arasında yeni bağlar kurmaya yarayan,
eğlenceli bir zihin geliştme fırsatı olabilir.

When I look into your eyes I can see a love restrained But darlin' when I hold you Don't you know I feel the same 'Cause nothin' lasts forever And we both know hearts can change And it's hard to hold a candle In the cold November rain We've been through this such a long long time Just tryin' to kill the pain But lovers always come and lovers always go An no one's really sure who's lettin' go today Walking away If we could take the time to lay it on the line I could rest my head Just knowin' that you were mine All mine So if you want to love me then darlin' don't refrain Or I'll just end up walkin' In the cold November rain Do you need some time...on your own Do you need some time...all alone Everybody needs some time... on their own Don't you know you need some time...all alone I know it's hard to keep an open heart When even friends seem out to harm you But if you could heal a broken heart Wouldn't time be out to charm you Sometimes I need some time...on my own Sometimes I need some time...all alone Everybody needs some time... on their own Don't you know you need some time...all alone And when your fears subside And shadows still remain I know that you can love me When there's no one left to blame So never mind the darkness We still can find a way 'Cause nothin' lasts forever Even cold November rain Don't ya think that you need somebody Don't ya think that you need someone Everybody needs somebody You're not the only one
You're not the only one...

Yapraklar kuruyup, dökülsün ki, üzerlerinde çıtırdatarak yürümenin keyfini çıkartabilelim.

Hidiv Kasrı, Belgrat Ormanı, Atatürk Arboretumu, yakınlardaki yaprak çıtırdatmaya uygun mekânlardan.

Her an enteresan bir şeylerle karşılaşabilecek bir ülkede yaşıyoruz.
Erdil Yaşaroğlu da, Belgrat Ormanları'na bisiklete binmeye gittiklerinde karşılaştıkları durumları, 'Stargate‘ten başka bir gezegene ışınlanmış gibi oluyo insan,' diyerek diyomki'ye not düşmüş. Yine de fazla uzaklaşmamak gerek...

Komikaze kitaplarını imzalatmak isteyenler, 4 Kasım'da, kitap fuarına uğramayı unutmasınlar...


Sonbahar, Ekim, Ay Takvimi, Etkinlikler

Ekim ayı Ay takviminde dolunay, ayın son dönemine denk gelecek gözüküyor.

Dolunay zamanına kadar artık iyice sararacak yapraklar ay ışığında sessizce yere düşüp kuruyarak; her sonbahar ritüele dönüşen kuruyan yapraklar üzerinde çıtırdatarak yürüme seremonilerimi gerçekleştirmek için, beni bekliyor olacaklar. Belki de bu yüzden serin, bazen yağmurlu, saçlarımda rüzgârı hissedebildiğim sonbaharın, özellikle de Ekim'den Kasım'a geçiş zamanını seviyorum.

Ekim ayının heyecan verici diğer bir yanı da; bir anda yoğunlaşan, etkinlik programı. Ki adeta sergiler, sinema ve tiyatro seçenekleri birbirleriyle yarış eder hâle geliyor.

Ekim ayında Ay evreleri böyle olacak, diyerek; aklınız dökülen yapraklara takılmadıysa, takvimden merakla beklediğim etkinliklerden şimdilik birkaçını not düşmeye geçiyorum.

19/25 Ekim 2007, Film Ekimi.
İKSV'nin, bu yıl altıncısını gerçekleştireceği 'Sonbahar Film Haftası Etkinliği'; Beyoğlu Emek sinemasında. 21 film gösterilecek. Film Ekimi'yle ilgili detaylar; www.iksv.org/filmekimi_2007 sayfasında.

-Güney Kore sinemasına ilgimin sebebi yönetmenlerden biri, Kim Ki Duk yönetimindeki Soom (2007)/Breath/Nefes,

-Marjane Satrapi'nin çizgi romanından uyarlanan, küçük bir kız çocuğunun gözünden İran Devrimi'ni anlatan; animasyon/dram türündeki Persepolis (2007)

-Julie Delpy yönetimindeki Deoux Jours A Paris (2007)/2 Days in Paris/Paris'te İki Gün, özellikle görmek istediğim filmler.

Julie Delpy'yi, Ethan Hawke ile oynadığı Richard Linklater yönetmenliğindeki Before Sunrise (1995)/Gün Doğmadan ve devam filmi Before Sunset (2004)/Gün Batmadan filmlerinden anımsayacaksınızdır.

Umarım izlemişsinizdir. İlk film Viyana, ikincisi Paris sokaklarında geçen, Jesse ve Celine'in tanışma ve 9 yıl sonra bir sebeple yeniden bir araya gelme hikâyesine tanık olduğumuz; aşkı naif halde işleyen, arka planda kent dokusunu duyumsayabileceğiniz iki güzel film. Şimdi, oyunculuğundan sonra
Julie Delpy'nin yönetmenliğini de görmek fena olmayacak.


Porof. Zihni Sinir'in 30.yıl sergisi, 31 Aralık'a kadar, Doğuş Power Center'da. Sergiyle ilgili detaylar, www.zihnisinir.com/tr sayfasında.

İrfan Sayar; teknoloji tutkunu bir karikatürist ve tasarımcı. Onu, yaşamlarımıza bir şekilde bir yerde mutlaka dahil olmuş şaşırtan, düşündüren, eğlendiren projeleri ve en önemlisi Porof. Zihni Sinir yaratımı ile tanıyoruz.

“Herkesin içinde var olan Zihni Sinir halini dillendiren bir kahraman” olarak Zihni Sinir'i nitelendiren İrfan Sayar, estetik, mizah ve fonksiyonellik unsurlarının Zihni Sinir Proceleri’nin vazgeçilmez üç temel ögesi olduğunu belirtiyor.

Çocukça merakınızı tatmin edecek, değişik objelerden hangisine sahip olmak isteyeceğinize kara veremeyeceğiniz eğlenceli bir sergi.


'Seviyor Ki Çiziyor' Ömer Çam karikatür sergisi; 18 Ekim/18 Kasım 2007 tarihleri arasında, Schneidertempel Sanat Galerisinde.

Beğenerek takip ettiğim karikatür ve grafik sanatçılarından biri, Ömer Çam. Sergisinin haberini, 'Kişisel Karikatür Sergisi Açıyorum' başlığında paylaştığı blogunu, 'keşfetmek için bak' bağlantılarım arasından anımsayacaksınızdır.

Kendisini, "Ben karikatüre başladıktan sonra Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti. İklimler, ideolojiler, aşklar, insan... Bir tek karikatür değişmedi bende. İyi ki de değişmemiş..." diye ifade ediyor. 27 yıldır eserler üretiyor. Bu, İstanbul'daki ilk sergisi. Sergi, yurt içi ve yurt dışında kazandığı 30 adet renkli, ödüllü çalışmadan oluşuyor.


Bir fil ve bir timsah düşünmenizi istiyorum. Olabildiğince sevimli olanlarından olsun, lütfen. (Evet, size sevdiğim bir karikatürü anlatıyorum.) Timsah ve filiniz hazır mı?

Timsahın filin hortumunu ısırdığını ve filin de hortumundaki havayı üflediğini hayal edin. Hortumu ısırılmış bir fil ve şişmiş bir timsahın üstünde iki konuşma balonu var;
-Üfleme!
-Isırma!

Leman'dan edindiğim, günlük bir doz Komikaze alışkanlığı sahibiyim. Minik yeşil fillerle dolu kapağıyla başlayan komikaze serisi kitapları, kitaplığımdaki ulaşılabilir mesafede; tüm renkli, eğlenceli kahramanlarıyla, oyuncak kitap bölümümün baş köşesini süslüyorlar. Çok eskimesinler diye, Erdil bey'in online arşivi www.komikaze.net'ten düzenli olarak istifade etmeye çalışıyoruz.

Yakın zamanda bu leziz alışkanlığımıza bir yenisi daha eklendi; Erdil bey, bloglamaya başladı; komikaze.net'teki 'diyom ki' köşesini bloga dönüştürdü.

Erdil Yaşaroğlu'nun karikatürlerlerinden komik anekdotlarına, korkularından, masasında sakladığı çin yemek yeme çubuklarına kadar, kim bilir hangi detaylarla yaşamımıza renk katmaya devam edecek diye merakla takip ettiğimiz blogu Diyomki'yi hemen 'keşfetmek için bak' bağlantılarıma ekledim, siz de feedlerini Rss Reader'ınıza eklemeyi unutmayın.