origami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
origami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Takayuki Senzaki



Takayuki Senzaki;
geleneksel desenleri ve Japon origami sanatını göz alıcı şekilde kullanan başarılı bir tasarımcı.

Origami ve
mekâna ayrı bir ruh katan motiflerle duvar, pencerelerin yaratıcı dokunuşlarla bürünmesi ilgimi çektiği için, Takayuki Senzaki'nin aydınlatma ve gölge oyunlarıyla birleştirerek yarattığı enstalasyonları yanında dekoratif diğer uygulamalarından da hoşlandım.

Takayuki Senzaki hakkında web sayfası üzerinden bilgi edinilip çalışmaları görülebileceği gibi, pingmag.jp'deki Takayuki Senzaki’s Magical Origami yazısı altından da, başka detaylara ulaşılabilir.
pingmag'e uğramışken, isterseniz renkli Tokyo Design Week 2007'den izlenimler de edinebilirsiniz...

Neşeli Dalgalar, Pixar, The Lion Sleeps Tonight, Tatil

..

Karakter yaratımı ve işleyişi, sanat yönetimiyle harika bir canlandırma sineması örneği; Surf's Up (2007) / Neşeli Dalgalar.

Surf's Up; özellikle kurgusu ve diğer benzer örneklerinden çok daha başarılı su animasyonlarıyla, etkileyiciydi.

Farklı bakış açılarıyla izlendiğinde, farklı detaylar yakalayabileceğiniz bir film. Filmi izlerken, kendinizi o sahilde, bir sonraki dalgayı yakalamak isterken bile bulabilirsiniz.

..

Hoşlandığım detaylardan biri; belgesel tadında kurguyu takip edebilmekti; arada röportajlarını da izlediğimiz karakterler, bizim hiç görmediğimiz belgesel çekim ekibiyle sürekli diyalog halindeler ve Cody’nin maceralarını filme alan belgesel ekibinin varlığını, film boyunca hissedebiliyoruz.

Bir diğer detay ise; televizyon kamerasının objektifinden filmi izliyor olduğumuz için, ortamdaki ışık değişimlerinin etkisinin, görüntüdeki detaylara yansıdığını görebilmemizdi; az ışık alan ortamlarda, gece çekimlerinde, tıpkı gerçekteki gibi görüntü kalitesi ortama göre değişiyor.

La Marche de l'empereur (2005), İmparatorun Yolculuğunda; penguenlerle Antarktika'nın soğuğunda, yaşam mucizesine tanık olurken duyumsayabildiğimiz "yakınlık hissi"ni; Surf's Up (2007) / Neşeli Dalgalar'da eğlenirken, tehlikeli maceralara tanık olurken de yakalayabiliyoruz.

..

Çocuklara yönelik, eğlenceli bir film olarak algılanmasından dolayı; maalesef çocukların çoğunlukta rağbet gösterdiği ve salonda sessiz ve rahat izlemenize izin veremeyebilecekeleri için, geç saatte bir seansa gidebilir ya da evde izleyebilirsiniz ama, filmin hazırlık süreciyle ilgili dökümanları okuyup, ayrıntılara dikkat ederek izlenirse; sevimli, sempatik ve komik algılanmaya müsait penguenlerin, eğlenceli bir filminden fazlası olduğu, hazırlık sürecindeki emek ve teknik takdir edilerek görülebilir.
Sony Pictures Animation yapımı olan Surf’s Up için, Sony Pictures Digital Başkanı, Sony Pictures Entertainment Başkan Vekili Yair Landau, şöyle söylüyor: “Son beş yıl içinde, Imageworks’ün 15 yıllık görsel efekt sanatından güç alan hikaye odaklı bir animasyon stüdyosu kurduk. Bunu ‘Surf’s Up / Neşeli Dalgalar’da bütünüyle görebilirsiniz. Film kim olduğumuzun ve animasyonun ne gibi bir noktaya ulaştığının güzel bir göstergesi”.

‘Surf’s Up / Neşeli Dalgalar’ izleyiciye harika karakterlerin hayatlarını paylaşma imkanı sunan enfes bir yapım” diyen Sandra Rabins ise (Sony Pictures Animation’ın Yönetici Başkan Yardımcısı), sözlerini şöyle sürdürüyor: “En ufak kum tanesinden batan güneşin oluşturduğu nefes kesen manzaraya kadar, bu karakterlerin dünyasındaki her ayrıntıyı görmek ve onların tadına varmak mümkün. Islanmadan kumsalda olmak gibi bir şey!”

...Dublaj ekibinden herkesin ortak görüşü, hiç kuşkusuz, karakter yaratmada seslendirmenin sadece ilk adım olduğudur. Oyuncu kayıt odasından ayrıldığı anda, meşale Surf’s Up’ın yapıldığı dijital yapım stüdyosu Sony Pictures Imageworks’ün yaratıcı animatörler ekibine geçer.

Kıdemli animasyon amiri David Schaub, filmin konseptinin belgesel ya da reality şov tadında olmasının karakterlerin performanslarında belirleyici rol oynadığını söylüyor.

‘Surf’s Up / Neşeli Dalgalar’daki illüzyon kameranın orada anı yakalamak için mevcut olması” diyor Schaub ve ekliyor: “Animasyonda, nadiren, karakterlerin tüm sahnede yer aldığı, bu kadar uzun, zamana yayılan performanslarla karşılaşırız. Bu bir animatörün rüyasının gerçek olması gibi!”.

Schaub sözlerini şöyle sürdürüyor: “‘Surf’s Up / Neşeli Dalgalar’ın animasyon stili gerçeğin karikatürize edilmiş hâli. Gerçek dünyanın dinamiklerini, fiziğin ve yer çekiminin temel kanunlarına sadık kalarak karikatür düzeyine taşıdık”.

Sanat yönetmeni-karakter tasarımcısı Sylvain Deboissy de aynı fikirden ilham aldı. Bu konuda, “Düşünürseniz, aslında penguenler insanların birer karikatürü; aynı siluete sahibiz” diyor ve ekliyor: “İzleyiciler onlarla özdeşleşiyor. Karakterlerin genel görünümünü tasarlarken, amacımız gerçekçi bir görüntü ile karakterlerin özelliklerinin insanlaştırılması arasında denge kurmaktı. Penguenlerimize kalabalıkta ayırt edilmelerini sağlayacak bireysel özellikler kattık... (link)
Animasyonlarda, başarıdaki büyük faktörlerden biri de seslendirmedir ki, mümkünse,
Surf's Up (2007) / Neşeli Dalgalar'ı orjinal seslendirmeyle izlemenizi öneririm; Shia LaBeouf-Cody Maverick, Koca Z-Jeff Bridges, Lani-Zooey Deschanel,Cody’nin rakibi Tank-Diedrich Bader, Tavuk Joe-Jon Heder, Reggie-James Woods, Mikey-Mario Cantone seslendirdiler.
Oyuncak Hikayesi 2'nin yönetmen ve senaristi olarak tanıdığımız Ash Brannon ve Tarzan'ın yönetmenliğini yapan Chris Buck'ın yönetmen koltuğunda olduğu Surf's Up'ta, görüntü yönetmeni ise Andreas Martinez. Andreas Martinez; görsel efektleriyle Superman Returns, Catwoman, The Matrix Reloaded'da da yer almıştı.

Surf's Up, sizleri hem sevimli penguenlerin dünyasına hem de heyecanlı bir yarışmaya davet ediyor!
Film kadar eğlenceli
Surf's Up (2007) / Neşeli Dalgalar web sitesi'nden; filmle ilgili detaylar yanında; kendi sörf tahtanızı tasarlayabilir, sahili ve dalga durumunu sörf için uygun mu diye canlı kameralardan takip edebilirsiniz.

Canlandırma sineması, Pixar
Canlandırma sinemasında son zamanlardaki heyecan verici gelişmeleri, zevkle takip ediyorum. Pixar stüdyoları da; her tasarımcının, yaratmanın sonsuzluğunu deneyimleyebileceği imkânlarıyla, bulunmak isteyeceği gözde mekânlardan ve bu gelişmenin en önemli kaynaklarından.

Geçen yıl Walt Disney'in,
Pixar'ı almasıyla; aynı zamanda Apple'ın da genel müdürü olan, Pixar Animasyon Stüdyolarının yöneticisi ve başlıca hissedarı Steve Jobs, Disney Yönetim Kurulu'na katılmıştı.

Pixar animasyon studyosundan çıkan filmler; izleyicilerin beklentilerini yükseltmeye ve artık daha ne leziz animasyonlarla yaşamlarımızın bir parçası olacaklarını merak etmeye yetiyor.
Üç boyutlu, neredeyse aşırı dozda şirin, genelde parlak görünen canlandırma dünyasından tanıyabilirsiniz Pixar'ı.

Uzun metraj işine Disney ile yaptıkları anlaşmayla giren bu animasyon evi, gerek göz alıcı görüntüleri, gerekse Disney'nin geleneğindeki sevimlilik ve aile odaklı temaları taze bir 'yaramaz çocuk dokunuşu' ile donatmadaki becerisiyle, sinema severlerin iyi bildiği bir etiket haline geldi.

'Toy Story', bilgisayarda yaratılmış üç boyutlu animasyonun cazip bir sinema filmi üretme aracı olabileceği yönündeki en ikna edici örneklerden biriydi. Ancak daha bu filmde bile Pixar'ın tek odağının teknoloji olmadığı, etkileyici öyküler anlatmalya ve çarpıcı 'an'lar oluşturmaya çalıştıkları açıktı.

Karınca Flik'in öyküsü 'A Bug's Life', DreamWorks yapımı 'karınca öyküsü' 'AntZ' ile aynı yıl gösterime girerek yıllarca sürecek o tuhaf rekabeti başlattı.

Çocuk odalarındaki dolapların içinden bizim dünyamıza sızan 'paralel dünya canavarları'nın öyküsü 'Monsters Inc.' (Sevimli Canavarlar) Pixar'ın 'canlı oyuncak' hissi veren animasyonlar yapmadaki başarısının örneğiydi.

Küçük okyanus sakini Nemo'yla babasının öyküsü 'Finding Nemo' (Kayıp Balık Nemo) ve 'emekli' süper kahraman çiftin çocuklarıyla birlikte faaliyete dönüşünü anlatan 'The Incredibles' (İnanılmaz Aile) ile Pixar, iki yıl üst üste En İyi Uzun Metraj Canlandırma Filmi Oscar'ını aldı.

'Cars' (Arabalar) gösterimdeyken, uzun anlaşmazlıklar sonucunda Disney ile yollarını ayırmış görünüyordu ki, kendi bünyesinde yaptığı çizgi filmlerde istediği başarıyı bir türlü yakalayamayan Disney, Pixar'ı aldı. (link)
Pixar'ın; Luxo (1986), One Man Band (2005), Lifted (2006) kısafilmleri yanında; Sony Pictures Imageworks - The Chubbchubbs! (2002), Blur Studio - Gopher Broke (2004) de görülesi, eğlenceli animasyonlardandır.


[YouTube - One Man Band (2005)]



[YouTube - Gopher Broke (2004)]


The Lion Sleeps Tonight
Zamanında, Güney Afrikalı Zulu, Solomon Linda tarafından, Mbube ismiyle var edildikten sonra değişik yerlerde, farklı düzenlemeler ve yorumlarla günümüze kadar ulaşan, eğlenceli müziklerden biri; The Lion Sleeps Tonight.

Alttaki "
Hippo & Dog, The Lion Sleeps Tonight" isimli videoda izleyeceğimiz versiyonu; Pat and Stanley yorumuyla The Lion Sleeps Tonight; ânınıza renk katacak ve harekete geçirecek kadar hoş bir animasyon. Bu gün, ofisten tatile bu videoyla uğurlandığım için; Surf's Up (2007) / Neşeli Dalgalar'dan bahsetmişken, bu eğlenceli videoyu da animasyon başlığı altında buraya not düşmek istedim.


Minik Bir Ara
Evet, tatil sebebiyle bloguma minik bir ara veriyorum; 27 Ağustos 2007'ye kadar, blogumda yeni bir yazı yaz(a)mayacağım. Ben elektromanyetik alanlardan uzak, dinlenirken; blogumu yalnız bırakmayıp ilgileneceğinize inanıyorum.

Arşivdeki yazılarımı okuyarak; "keşfetmek için bak" isimli yan menüdeki (bağlantılarımdan) kapılardan geçip, birbirinden görülesi blogların kapılarını aralayıp keşfederek ya da Blograzzi'deki alanım Blograzzi-Flynxs üzerinden (yorum bırakarak, favorilerinize ekleyerek, puan vererek) bloguma ilginizi göstermeye devam edebilirsiniz.


Blograzzi
Evet, Blograzzi gelişmeye devam ediyor, bizlerin ilgisiyle de buna devam edecek, diye düşünüyorum. Yeni görünümünde, tasarımda renk kullanımı ve yerleşim açısından hatalar görsem de, hâlen "beta" sürecinde olması ve projenin arkasındaki Arda Kutsal isminin varlığı; ilerleyen zamanda Blograzzi'nin daha iyi olacağı, gelişeceği inancını taşımamı sürdürüyor.

"Hippo & Dog, The Lion Sleeps Tonight" animasyonunda, Pat ve Stanley ne kadar sevimlilerdi, öyle değil mi? YouTube-Pat and Stanley başlığından, diğer videolarını da izlemenizi öneririm, çok eğlenceliler.

The Lion Sleeps Tonight'ı beğendiyseniz; Friends dizisinde, Ross Galler'ın maymununu çağırmak için söylediği şarkıya, Joey'in solosuyla katıldığı kısım da, The Lion Sleeps Tonight'ın eğlenceli diğer bir yorumu. Onun da videosunu; YouTube "friends, the lion sleeps tonight" başlığından izleyebilirsiniz.

Origami
"Origami Seremoni" başlıklı yazımda değinmiştim; denedim ve çok da sevimli oldular; eğer
Surf's Up (2007) / Neşeli Dalgalar'ı izledikten sonra, penguen origamisi yapmak arzusuna kapılırsanız; Origami Club altındaki, açıklayıcı diyagramlarıyla yapması eğlenceli origamiler içerisinde; kitap sayfalarının kenarlarına takarak, kitap ayracı olarak da kullanabileceğiniz Panda, fil, köpek gibi minik origamiler yanında, penguen diyagramı da var.

12 Ağustos pazar, Ay'sız bir gece olacak ve yıldızları seyretmek için güzel bir fırsat; şehir ışıklarından fırsat bulabilirseniz,
Perseid Yıldız Yağmuru'nu kaçırmayın. 27 Ağustos'ta görüşmek üzere...

[yazı, 26/06/07'de editlenmiştir.]

Origami Whiskas Cat

'Origami Seremoni' başlığında; minik oyuncakların zengin dünyasına az da olsa değinmişken, hafta sonu, Whiskas kedi mamaları için hazırlanmış, bu basılı reklam uygulamasına denk geldim. Yaratıcı bir fikir ve eğlenceli, sade bir iletişim diliyle dikkat çekmeyi başarıyor, hoşuma gitti.




Origami Chiken, Origami Beef, Origami Fish, Origami Lamb
Company: WHISKAS,
Brand: WHISKAS CAT FOOD, Advertising Agency: TBWA London, UK, Art Director: Alex Holder, Copywriter: Ollie Kellett, Planner: Kate Winter, Photographer: Rankin, Retouching: E Graphics.

Elimizdeki bu fikri, başka hangi ürünlere uyarlayabiliriz diye, düşünelim. "
Süt + çocuk + oyun" bileşimi, benim aklıma hoş açılımlar getiriyor.

Sütlerin yanında oyuncak kuklalar dağıtınca ne çok ilgi çekmişti. Peki, sevimli inek origamileriyle eğlenceli standlar oluşturulsa; çocuklar
oturup bir bardak süt içerken, ekteki diyagramlardan inek origamileri yapıp eğlenseler? Nefis bir iletişim penceresi ve bağ kurma fırsatı gözükmüyor mu size de? Ben olsam o eğlenceli deneyimden sonra, süt içmeye daha bir ısınır ve minik sevimli oyuncağımı (origami + inek) 'orinek'i elimin altından uzaklaştırmazdım...

Origamilerden sosyal sorumluluk kampanyaları için de iyi malzemeler çıkar gibi gözüküyor. Peki sizce başka neler yapılabilir?

(Görsellerin büyük hallerini görmek için, üzerlerine tıklayabilirsiniz.)

link: AdsoftheWorld.

Origami Seremoni

Akşam ofisten ayrılırken, toplantı masamızın üzerinde yine zıplayabilen kurbağa, kanat çırpabilen turna kuşları ve filler vardı. Ertesi günkü iş planını yaparken, yorgun zihni dinlendirebilmek için yaratıverdiğimiz minik eğlenceli oyuncaklar. Bu üçü favorimiz, arada su topu da onlara eşlik edebiliyor.

Bunca reğbet görmelerinin sevilmelerinin sebebi; eğlenceli olmaları yanında, hareketli, fonksiyonel olmaları olabilir. İlham noktacıkları biriktirirken, yeni fikirler ararken geçen zamanlardaki sohbetler sırasında da ortaya çıkıverebiliyorlar. Ne tuhaf bir ofisimiz mi var? Evet, biraz...

Deviantart'da gezinirken, Won Park galerisine denk gelince, ofiste bıraktığım oyuncakları anımsayıp gülümsedim ve galeriyi buraya da not düşmek yanında biraz da origamiden bahsetmek istedim.

Gördüğünüz bu sevimli penguen, Won Park'a ait. Dolarla daha enteresan neler yaptığını görmek için, galerisini ziyare edebilirsiniz.

Değişik origami diyagramları var, penguen için bile farklı modeller mevcut. Uygun diyagramı bulup, bunun kadar sevimlisini yapabilecek miyim bilmiyorum ama, en kısa sürede denemek istiyorum :)

origami-instructions'dan değişik diyagramlara ulaşmanız mümkün, hatta yanda gördüğünüz gibi, bir dolardan bir fil, yüzük de bunlara dahil.

Gelenekler, sürdürülebilir ritüeller yaşama tat katar!

Japonlar, uğur getirdiğine inandıkları yüzlerce turna kuşu (Tsuru) origamilerini yanyana bağlayıp asarlar (Senbazuru). Bu, hâlen devam ettirdikleri hoş bir gelenek.

Tsurularla ilgili anlatılagelen bir de hikâye vardır. Ülkemizden de, düzenlenen etkinliklerle çocuklar, her sene buna katılırlar.
1950'nin ortalarına doğru, 1945 Hiroshima atom bombasının patlaması sonucunda Lösemi hastası olan 11 yaşındaki Sasaki Sadako hastalığının iyileşmesi amacıyla turna kuşu origamilerini yapmaya başlamıştır. (geleneğe göre 1000 adet turna kuşu origamisi yapıp dilek tutulduğunda, dileğin gerçekleşeceğine inanılır).

Sadako bu girişimiyle dünya da barış için de bir sembol olmuştur. Fakat 644 turna kuşu origamisi yaptıktan sonra ölmüştür, arkadaşları onun yerine sayıyı tamamlamış ve cenaze töreninde mezarına turna kuşlarını koymuşlardır.

Bu olay Hiroshima'da Dünya çocuk barış günü'nün oluşmasına ve bu günün onuruna Sadako 'nun Seatle'da bir heykelinin yapılmasına vesile olmuştur. Her sene Ağustos ayının 6'sında kutlanan barış gününde, dünya çapında birçok çocuk tarafından yapılan turna kuşu origamileri Hiroshima'ya gönderilir.
Kendinize özel geliştireceğiniz minik seremonilerle, yaşamınızı zenginleştirebilmek hiç de zor değil!

www.minikjaponya.com; Japon kültürüyle ilgili detaylara erişmek isteyenler için minik bir kaynak olabilir.
... gerçi burda katlanmışı var!
Tek kanallı TV günlerinden bu sözü anımsayarak, origami mevzusunu bir haberle bitiriyorum.

Sevgili Artemis, yeni blogunun açılışını duyurmuş. Kon-nichiwa, diyorum. Megami Sama's Blog'da Japon kültüründen lezzetler yakalayıp, Japonca dağarcığımı zenginleştirmeyi umuyorum. İçeriği nasıl şekillenecek merakla bekliyoruz. Japon kültürü oldukça geniş ve ritüellerini uygulamak da oldukça keyifli. Belki beraber değişik origamiler bile yapabiliriz?