astronomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
astronomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sweetness and Light, Whistle Song

Zihninizde dolaşan bir müziğe eşlik ettiğiniz ya da sırf ondan kurtulmak için üzerine başka müzikler dinleyip, o yeni melodilere takılmak istediğiniz olmuştur. Kill Bill: Volume 1 Soudtrack'ten, Twisted Nerve tüm gün dilime dolandı. Eve dönerken arabada -Feridun Düzağaç'ın yeni albümü- 'Uykusuza Masallar'ı bile dinledim. Olmadı, hâlâ mırıldanıyorum. Bu sebeple onu, hafta sonu müziği olarak burada bırakıp, yeni başka şeyler mırıldanmaya geçebileceğimi umuyorum. Fakat ondan önce, bu post gönderi sınırları içinde Şubat ayı Ay takvimimiz yer alsın ve güzel de bir animasyon izleyelim.



Christof [bknz: üstteki görsel], işlerini keyifle takip ettiğim Job Joris & Marieke animasyon stüdyosu ürünü, birbirinden eğlenceli 3D karakterlerden biri.


''...yollar/seçenekler ne kadar çok olsa da kalbimizin sesini dinleyip istediğimizi yaptığımız sürece, doğru yolda olduğumuz''u bana eğlenceli bir şekilde anımsattığı için daha bir hoşuma gittiğinden; Christof'un yer aldığı, bir tanıtım için hazırlanan Shape your desire animasyonuna [linke ya da görsele tıklayarak izleyebilirsiniz] burada yer vermek istedim.


Zaten siz, www.jobjorisandmarieke.com ziyaret edip, Pelle ve -sanatı sevmesine rağmen bir türlü anlayamadığı için tuhaf durumlara düşen- Blanca gibi diğer daha birçok karakterin dünyasında keşfe çıkmaktan kendinizi alamayacak, bu keyifli gezintinın tadını çıkaracaksınızdır, diye düşünüyorum.

20 Şubat'a denk gelen dolunayıyla, bu ayki Ay'ın aydınlık yüzü Ay evreleri takvimimiz, altta.



20 Şubat'ı 21 Şubat'a bağlayan gece tam Ay tutulması olacak. Meraklılarına duyurulur. Eğer hava açık olursa, tam tutulma evresi Türkiye'den, Ay batarken izlenebilecek, tabii erken bir kahvaltı macerasına girmek isterseniz -çünkü 06:30 gibi bir saate denk geliyor- [bknz: 21 Şubat 2008 Tam Ay Tutulması].

Tatmin edici parçalardan oluşan bir albüm, Kill Bill: Volume 1 Soudtrack'ten, 'Twisted Nerve' iki farklı yorumuyla hafta sonu müziği olarak burada yer alıyor.

Tabii, bu arada filmi de biraz anımsamak hiç fena olmazdı, derseniz; Youtube'daki Kill Bill-In the Hospital (Twisted Nerve) videosunu izlemenizi önerebilirim.

Tercihim 'Whistle song'un techno remix olarak hazırlanmış hâlinden yana ama, hazırda web'den buraya alabileceğim sadece bu iki yorumu bulabildim -dinlemek için imeem player'ın play tuşuna bastıktan sonra, bağlantı hızınıza bağlı olarak dinlemek için biraz beklemeniz gerekebilir-, onu da imeem servisi marifetiyle gerçekleştirdik.



Peki sizin bu sıralar zihninizde hangi müzikler dolaşıyor? Varsa, dilinize dolanan melodilerden kurtulma yöntemlerinizi de paylaşabilirsiniz benimle.

2008, Ocak, Ay Takvimi



Ocak ayında Ay evreleri böyle olacakmış, diyerek - biraz gecikmeli de olsa - 2008'in ilk, Ay'ın aydınlık yüzlerini takip takvimimizi paylaşmış olalım. 2008'in ilk Dolunay'ı ise, 22 Ocak'ta...

Biliyorum, yarım kalmıştı, sisli, puslu bir İstanbul sabahında, gemilerin siren sesleri eşliğinde "Flynxs, nedir?"in devamını
yazdım. Ay takvimini gördüm, Astronomi ile ilgili minik birkaç bilgi daha edinebilirim arada derseniz, o yazıdan okumaya devam edebilirsiniz...

Flynxs, nedir?

Öyle anlaşılıyor ki, blogumun isminin anlamı konusunda bir cevap vermem gerekiyor. Ben bu başlık altında bunu açıklayacak zaman bulana kadar peki siz, birbirinden eğlenceli tahminlerinizle FLYNXS'e yeni anlamlar katmaya ne dersiniz?

24/12/07'de konuyu açmıştım, bir cevap yazacak fırsatı ancak bu gün,
15/01/08'de bulabildim.

Aslında konunun etiketlerini, ipucu versin diye önceden yerleştirmiştim ki, FLYNXS'in ne olabileceğini özetledikleri söylenebilir.


Güzel yorumlarınız,
FLYNXS'e yüklediğiniz anlamlardan dolayı tekrar teşekkür ederim. Değerli yorumlarınızın, zihnimin bir köşesinde saklı kalacağını bilmenizi isterim.

'
FLYNXS' aslında blog ismi olsun diye bulunmuş bir ad değil, zaten hâli hazırda kullandığım 'komplike yapıda özel bir isim'; Lyn, biraz da Astronomi'ye merakımla ilgili bir anı sonrasında, okul zamanında Lynx'e evrilmiş, sonrasında da 'Flynxs'e dönüşüp gelişimini tamamlamıştı.

O yüzden
'Flynxs nedir' sorusunun, bir kitaptaki ya da filmdeki bir karakterin ismidir, gibi bir cevabı yok.

Flynxs, sadece kendi bünyesinde barındırdığı anlamlar bütününden oluşuyor ki, bunu da bir nevi harf oyunlarıyla (aslında, içinde blog üzerinde kullanmadığım gerçek ismimi de saklayan), anagramla ve tipografiyle yapıyor.

İşim, görsellikle ilgili olduğu; farklı bakmayı ve sonrasında eldekini farklı gösterebilmeyi gerektirdiği, günümün büyük kısmı da monitör önünde geçtiği için, '
Flynxs' de aslında daha çok tüm bunlara minik göndermelerden oluşuyor.

Nedir o minik göndermeler? Blog üzerinden aktarabileceklerimden birkaçını yazacağım alta. Fakat uyarayım, biraz uzun bir yazı ortaya çıkabilir. O yüzden, "Evet, anlaşıldı,
FLYNXS karışık bir şeymiş", diyenler yan menüdeki 'rastgele yazı göstergeci'yle blogumdaki görseli fazla yazısı az postlar arasında 'keşfet'me maceralarına çıkabilirler (:

Flynxs, Fly+NxS, Lynx, Lyn...

Lynx (vaşak), bildiğiniz üzere sevimli bir kedi türü. Sevimli olması, güçlü, çevik, kolay tırmanması, iz sürüp yön bulabilmesi gibi özellikleri yanında asıl önemli tarafı; gözleri, 'görme özelliği'. Doğada en uzağı görebilme özelliğine sahip canlı,
Lynx [bknz: Wikipedia: Lynx].

Lynx'in, Astronomi'ye merakımla birleşen bir tarafı olması da konunun diğer detayı ki, aynı adla bir Kuzey takımyıldızı var.

Biliyorsunuz, Johannes Hevelius; Güneş lekelerini inceleyip, Güneş'in kendi çevresindeki dolanımını hesaplayan, 1600'lerde yaşamış başarılı bir Alman gökbilimci. Ay'daki dağların yüksekliklerini hesaplamış olması ve 1647'de ilk ayrıntılı Ay Haritası'nı yayımlamış olması,
günümüze yansımaları süren değerli çalışmalarından sadece birkaçı. 1679'da gözlemevi kundaklanmasaydı, gelişmiş bir yıldız kataloğu hazırlama işi de yarıda kalmayacaktı [bknz: Wikipedia: Johannes Hevelius].

Hevelius'tan niçin bahsediyorum? Çünkü o, Büyükayı ve Arabacı takımyıldızları arasındaki o zamana kadar görülememiş bir takımyıldızını keşfedip ona, - ki bizi ilgilendiren hoş kısmı burası - "onu ayırt etmek için ancak 'Vaşak kadar keskin gözlü olmak' gerektiğinden Lynx ismini veren" kâşif [bknz: Wikipedia: Lynx (constellation), chandra.harvard.edu: Lynx, caribooskies: Lynx].

"Evet, işin 'görmek' üzerine olduğu için, doğada bunu en iyi yapan canlıya - nerdeyse ego tatmini vari - bir gönderme içeriyor Flynxs, peki ama kalan diğer harflerin anlamı nedir," derseniz; onlar da, benim kendi doğamdaki alanımı belirtiyor bir biçimde.

FLY+NXS'teki NxS; 'North&South' ifadesindeki gibi, 'x'e tipografik bir anlam da yükleyerek, yön gösterimindeki kullanımlara bürünüyor. Monitör üzerindeki çalışma alanım ya da web üzerindeki gezintilerimdeki 'sürat'-'hareket'e de bir gönderme bu. Mouse'unuzun scroll tuşuyla (Siz de benim gibi sağa/doğuya genişleyen web sayfalarındansa, alta/güneye uzanan tasarımları daha kullanışlı bulanlardan mısınız?) aranız nasıl?

Avatar olarak kullandığım 'Dark Angel' da Flynxs ile eklemlenmiş uzun zamandır kullandığım bir sembol benim için. Konu bu kadar uzamışken ona da değinip bitiriyorum.


'Dark Angel'ın, '
Fantastic Art ilgimle bir alakası var fakat ondan öte, hayal gücünün sınırsız bereketli topraklarında ne kadar özgür olsak da, iş onları gerçeklik düzlemine dökmeye ve ticari kaygıyla bir eser/ürün ortaya çıkarmaya geldiğinde, aslında ne çok bizi bağlayan şey olabildiğine işaret ediyor benim için. O yüzden meleğin kanatları var, özgür ama, sorumlulukları onu bağlıyor, gibi...

Kendimi, yaptığı resmi açıklamak zorunda kalmış ressam gibi hissettim, bunları yazarken, zorlandım nedense. Yazı neredeyse firmaların kurumsal kimlik tanımlarında, firmanın logosunun renginin, çizgisinin
anlamının, hangi grafik öğesinin firmanın değerini-kimliğini nasıl karşıladığının sayfalarca anlatıldığı yazılara döndü. Hızlı bir dip özet yapıp bitireyim.

İlham noktacıkları yakalama becerisi ve yakalananları birleştirip yeni bir şey var etmek arasında gidip gelişler, olarak düşünülebilir Flynxs.

FLYNXS | Lynist weblog ise, yakalayıp istifade ettiklerimin minik bir yansıması. Öncelikle kendim için bir oyun alanı. Görmesini bilenler için ise, arada zihinde ışıklar yakma, beynin odacıklarına oksijen gönderme
fırsatı...