İnternet Haftası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnternet Haftası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İnternet Haftası



İnternet'in Türkiye'ye gelişinin 15. yılında, 7-20 Nisan tarihleri arasında 'İnternet Yaşamdır!' diyerek 11. 'İnternet Haftası'nı kutluyoruz.

Geçen yıl '
İnternet Haftası'nı kutlarken, buna benzer bir yazı yazmıştım ve o zaman Antoloji ve EksiSözlük'e mahkeme kararıyla getirilen erişim yasağını, bunun ne kadar yanlış olduğunu konuşuyorduk. Geçen süre içinde 5651 sayılı İnternet Kanunu çıktı ve uygulamaya kondu, sansürlenen siteler arttı, şimdi ise ifade özgürlüğünü kısıtlayan İnternet yasaklarının 'ülkeye zarar vermeye başladığını' konuşur olduk.

İnternet haftası kapsamında yapılan, altta okuyacağınız açıklamadaki oranlar, İnternet'in ne olduğunu ve kullanmayı pek de iyi bilmediğimizin ispatı niteliğinde.
Dünyada 1,3 milyar İnternet kullanıcısı, 550 milyon kayıtlı bilgisayar, 158 milyon alan adı, 150 milyon web, 100 milyar civarında web sayfası, 100 milyon civarında video ve 60 milyon civarında kişisel web/blog olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye'deyse 20 milyon civarında kullanıcı; 2,5 milyon bilgisayar; 150 bin Türkiye içinde, 700 bin Türkiye dışında alan adı var.

Nüfusun %27’si İnternet'i düzenli kullanıyor. %70’i hiç İnternet kullanmamış ve %22’sinin İnternet hakkında hiç bilgisi yok.
Evlerin %81’inde İnternet bağlantısı yok.
Kadınların %80’i İnternet kullanmıyor.
İnternet ile yaşamda 15 yılı doldurmuş olduğumuz ve çıkan bu sonuçları yan yana koyduğumuzda, zihninizde canlanan tablo size ne düşündürüyor? Bu gerçeğin neresindesiniz?

5651 sayılı İnternet Kanunu'nu yoruma açık maddeleriyle çıkaran ve tuhaf uygulamalarını izlemek durumunda kaldıklarımıza, acaba İnternet'i nasıl tanıtabiliriz? Kötü, sakınılacak bir yer gibi gösterip, sansürle bizi korumaya çalışanlara, 'İnternet Haftası' bir bilinç yükselmesi sağlayabilir mi? Bilemiyorum. Ama hepimizin bu yönde bir çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum.

Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (bt-stk.org.tr), bu bağlamda yine her yıl olduğu gibi anlamlı etkinlikler düzenliyor. internethaftasi.org.tr adresinde 'Aktif Katılım' sayfasından, etkinlikler ve amaçlananlarla ilgili detaylı bilgiye ulaşabilir, siz de katılıp destekleyebilirsiniz.

İnternet'ine Sahip Çık, İnternet Yaşamdır!

WordPress Engellenirken, Mim Dalgalarıyla Serinleyip PageRankımızı Mı Düşünelim?

WordPress. com'a Türkiye'den Erişim Yasaklandı
Bilişim Hukuku konusunda yeterliliğe sahip yasa yapıcı ve uygulayıcılara ihtiyacımız var! WordPress bünyesinde takip ettiğim bloglara erişmekte sıkıntı yaşıyorum. Mağdur edildim!

WordPress bünyesindeki sitelere erişilmeye kalkıldığında, alttaki ibareyle karşılaşılıyor.
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.
Access to this site has been suspended in accordance with decision no: 2007/195 of T.C. Fatih 2.Civil Court of First Instance.
Yakın zamanda, kendi blogumun da benzer bir sebeple karartılmasını istemiyorum.

WordPress.com’a Türkiye’den erişim yasaklandı. Gerekçesi; İnternet Haftası'nda, EksiSözlük'e mahkeme kararıyla, erişim yasağı getirilmesiyle aynı; bir kişinin hoşuna gitmeyen yayınları engellemek için yasal hakkını kullanmış olması.
...Adı geçen servisin sağladığı ücretsiz ve denetimsiz olanaklar kötü niyetli kişileri bu servise yönlendirmiş ve wordpress.com kısa sürede bölücü-yıkıcı ideolojilerin, kişisel husumetlerin, kanunsuz hedeflerin sesi ve yayın merkezi haline dönüşmüştür...

...tarafımızca söz konusu hukuka aykırı yayınların durdurulması için YAKLAŞIK 17 KEZ adı geçen site yönetimine başvurulmuş, ancak site yönetimi bu yayınlar hakkında hiç bir tedbir almamıştır...
İlgili kişinin avukatının basın açıklamasının tümünü ve WordPress.com'a Erişim Yasağı başlığı ile altındaki yorumları da (özellikle 36. yorum'a katılmamak elde değil) BlogKazanı'ndan okuyabilirsiniz.

Yaklaşık
(?!) 17 kez site yönetimine başvurup, yanıt/çözüm alamamak(?); yasal hakkını kullanmayı istemeyi anlarım fakat, bunu yaparken WordPress.com'u, bloglarda insanlara düşüncelerini özgürce paylaşmaya imkân sunuyor diye tümden karalamaya kalkmayı, anlayamam.

Haber alma özgürlüğü, kişilik hakları böyle korunmuş mu oluyor? Peki günlerdir bloglarını kullanamayan
WordPress.com üzerindeki blog sahipleri ve takipçilerinin suçu ne? Yasaklananlar arasında Flickr blogu da var. Yapılan, bir kişinin hakkını korurken diğerlerininkini ihlâl etmek değil midir, tam da budur!

Google'a Türkiye'den erişimi de yasaklayalım mı? Ya da başlamışken daha ileri gidip, internet erişimini tümden yasaklayalım isterseniz! Belki böylece insanların sahip oldukları özgürlüğün değerini anlayıp, interneti iyi-doğru amaçlar için kullanma bilincini kazanmalarını bekleriz. Çok bekleriz, üstelik böyle bir zihniyetle!

Mahkeme kararı değil eleştirdiğim; internet, blog kültüründen habersiz yasa yapıcıların sayesinde kanunlarımızın, bir kişiyi korumaya çalışırken diğerlerini mağdur eden uygulamalara mahâl vermesi.

Arda Kutsal, Webrazzi'deki İstanbul Trafiğini Arabalara Kapatalım, yazısıyla; dünya gündeminden erişimin engellenmesi haberlerinden, Wordpress‘in kurucu yazılımcısı Matthew Mullenweg‘in blogundan yansımaları (http://photomatt.net/2007/08/17/blocked-in-turkey; Why We'reBlocked in Turkey) işaret ederek; sadece bir kaza oldu diye tüm trafiği kapatalım öyleyse demekle aynı mantığa hizmet eden, bu akıl almaz uygulamayı eleştiriyor. Okuyun, öneriyorum.

Türk Internet com, Matthew Mullenweg ile bir söyleşi gerçekleştirmiş.
...turk.internet.com : Bu toptan bloklamaya karşı yapmayı düşündüğünüz bir işlem var mı?

Matthew Mullenweg : Ne yapacağımızı değil, ne yapmayacağımızı söyleyebilirim. Bizim servisimizi kullanan Türk bloggerların konuşma özgürlüğünü hiçbir zaman sınırlamayacağız....
‘Servisimizi kullanan Türk Blogger’ların Özgürlüğünü Kısıtlamayacağız’ başlığından, söyleşinin devamını okuyabilirsiniz.

WordPress.com yasaklanması, gerekçesi sebebiyle; emsâl teşkil edip kişilik haklarını korumak adına atılmış iyi bir adım değil; geçmişini unutturmaya çalışan bir kişinin, Türk vatandaşı(!) olma hakkının arkasına sığınıp, gövde gösterisi yapmasıdır, diye düşünüyorum.

5651 sayını Yeni İnternet Kanun, uygulamada özgürlüklere sınır getirecek; yoruma açık maddeleri var, diye buradan söylerken; hukukî sistemin işleyişinden endişem ve
eleştirilerim de tam da bu yöndeydi. Bilişim Hukuku konusunda yeterliliğe sahip yasa yapıcı ve uygulayıcılara ihtiyacımız var!

Bilgisayarınızdaki DNS ayarlarını değiştirerek ya da proxy kullanarak (GoogleTranslate, HideMyAss, FlyProxy, Gizlen.net, AnonyMouse, Anonymizer gibi...) sansürlenen WordPress sitelerine erişebilirsiniz. Fakat, blog yazarı ve okuyucuları olarak, bu sansüre karşı duyarlı davranmak ve bir tavır almak gerekiyor.

BlogKazanı'ndaki WordPress Sansürüne Tepkisiz Kalmayın başlığı altından aktarılan detaylar doğrultusunda, siz de Telekomünikasyon Kurumuna konuyla ilgili başvuruyu yaparak, tepkinizi gösterin.

Vikipedi ve PageRank Fırsatçılığı
Bunlar olurken; yaratıcı, işlek zekâ ürünü projeler beklediğimiz, genç beyinlerimizden biri de, kendisini internetten para kazanma heveslisi yurdum gençlerinden farksız konuma sokmayan bir projeyi, bir TopList sitesini yayına başlatmış. Fakat ne şekilde, etik değerleri göz ardı ederek!

Sahip olduğu "vikipedi.com" alan adını, zamanında bir süre destekliyorum diye gözükerek Özgür Ansiklopedi Vikipedi-tr.wikipedia.org'a yönlendirip; kazandığı PagePank'ın nimetlerinden, "vikipedi.com"u TopList sitesi olarak kullanıp ücret karşılığı link vererek kâr elde etmeyi düşünmek yerine, daha anlamlı şeyler için kullansaydı takdir edilir, bu kadar tepki çekmezdi.

Herkesin katkıda bulunabildiği özgür ansiklopedi; Vikipedi-tr.wikipedia.org'un gelişmesi, internet üzerinde Türkçe içerikli bir ansiklopedi oluşması için, desteklerken ve kişisel çabalarla onu var etmeye çalışan onca destekçileri varken, bu şekilde isminin fırsatçılık için kullanılmasını çok rahatsız edici buluyorum.

Üstelik bu, yoğun talepler karşısında yapmak durumunda kalındığı söylenerek, iyi bir şey yapılıyormuş gibi lanse edilerek yapılıyor ki bu, olayın daha da hayal kırıcı tarafı.
...Arz ve talep meselesi olarak bakıyoruz bu konuya. Talep ettiler ki bizde arz ettik... (link)
Maalesef durumun bilincine varamamış, kendisini destekleyen ya da fırsatçılıktan fayda sağlayacağını uman taraflar olması yanında; sevindirici ki ufak bir mantık yürütmeyle durumun aslını fark eden ve dile getiren taraflar da var. Sahte PageRank'ten Korunma Yöntemleri, başlıklı yazıyı ve yorumlarını dikkatle okumanızı öneriyorum. Nasıl desteklediğini anlayamadığım Cisday.org altındaki Vikipedi.com başlıklı yazıya gelen yorumları da okumanıza ekleyebilirsiniz.

PagePank yükseltme hevesiyle, sahip olduğunuz itibardan da olabilirsiniz!

Sahte gündem yaratıp, ilgi çekmeye çalışmakla; sağa sola sözde samimi gözüken baştan savma spam yorumlar bırakıp, link değişimi isteyerek ya da forumlarda dağıtılan PagePank yükseltmek için programlarla (arada virüs de alarak) gereksiz haksız çabalara girmektense; düzgün programlanmış bir site, oluşturduğunuz kaliteli içerikle her zaman takdir görür, değer bulursunuz.

Süreklilik, önemlidir! Anlık mucizeler beklemeyin, yanılırsınız!


Blog Sahilime Vuran Mim Dalgaları
Kadın/Erkek Olmamak İçin Sebeplerim [mim]: Bu mim dalgasında kadınsanız erkek olmamak, erkekseniz kadın olmamak için sebeplerimiz sorulmuş?!

Can Elçin tarafından başlatılan "Kadın/Erkek Olmamak İçin Sebeplerim" mim dalgası; Bilgisiz.org'dan Yengeç Bey tarafından bloguma gönderilmiş, ilgisi için buradan kendisine çok teşekkür ediyorum.

Tıpkı Escher'in, arkasındaki zekâyı takdir ettirip hayran bırakan; duyuları ve algı sınırlarını zorlayan resimleri gibi; kadınların komplike yapıları, doğaları gereği her ayrıntıya dikkat etmeleri yüzünden erkekler, onları anlamakta ya da zihinsel süreçlerine, ruhsal durum değişimlerine uymakta zorlanabiliyorlar. Fakat anlamaya çalışmak yerine, yaşamı zenginleştiren varlıklarının tadını çıkarmaya çalışmak daha zevkli olsa gerek. Belki erkek olmak noktasında tek sıkıntı bunu görür, fakat bunu da zorlayıcı bir deneyim olarak değerlendirip, keyif almaya bakardım, diye düşünüyorum. Yoksa yaşam, tek. Ve cinsiyet değil, insan olabilmek önemli.







Mim dalgasının konu başlığına bakıp da, şimdi burada size bir liste sunacağımı beklemiyordunuz umarım.

Dünya Ortamında İcat Edilmiş Ürünler [mim]: Bu mim dalgası da
Oky Bey'den gelmişti, eğlenceli yorumlarını okumanızı öneriyorum. Baş Belâsı Teknoloji Ürünleri, başlığında bu konuya daha önce cevap yazmıştım.

9-22 Nisan İnternet Haftası

Türkiye'de İnternet kullanımı; 12 Nisanda, 14. yılını doldurmuş olacak.

Bir zamanlar kitaplar yasaklanır, toplatılıp yakılırdı. Şimdi, bilgi çağında, İnternete erişimi kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak için çalışılacağına; yasaklanıyor, kötü yanlış algılanmasına yol açılıyor. Bu tavrın neresindesin?




Bilişim STK Platformu, İnternetin Türkiye'de 14. yıl dönümünde; Türkiye İnternetini büyütmek, yeni projeler başlatmak, İnterneti geniş kitlelere tanıtmak, yaymak, toplumun gündemine İnterneti yerleştirmek ve Türkiye İnternetine ivme verecek etkinliklerin yapılması amacıyla, 9-22 Nisan'ı İnternet Haftası olarak ilan etti.

Aktif Katılım Çağrısı metninden konuyla ilgili detaylara ulaşılabilir ve www.internethaftasi.org.tr sitesinden, etkinlikler hakkında bilgi alınıp, desteklenebilir.

İnternetine Sahip Çık, İnternet Yaşamdır!

- - -

(İnternet Haftası'yla ilgili bu yazıyı, iki hafta önce, konuya önceden dikkat çekmiş olmak için yayımlamıştım. Fakat, tam da bu 'İnternet Haftası' içersinde olduğumuz dönemde gelişen, birkaç talihsiz olaydan bahsetmek için, an itibariyle güncelleme ihtiyacı hissettim.)

Antoloji ve EksiSözlük'e
mahkeme kararıyla, erişim yasağı getirildi!


Evet, ülkemizde İnternet kullanımı 14 yılını doldurmuş. Beklenirdi ki geçen bunca zaman süresince, bilişimle ilgili hukuki bir alt yapı şekillendirilebilsin. Maalesef böyle bir durum söz konusu değil.

Bir ülke düşünün; bir yanda özelleştirme sevdasına kapılmış yöneticiler, ülke kaynaklarını sata sata bitiremezken; diğer yanda yasaları kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmekten geri durmamak adına da, gece yarıları jet hızıyla kanunlar meclisten geçirilebiliyor olsun(!) Fakat, 14 yıldır ülkelerinde kullanılan bir 'şey'le ilgili; ne bir vizyonları, ne de bir çalışmaları olmasın(!)

'Şey' diyorum. Çünkü o ülkenin yöneticileri; 'internet' nedir, bilmedikleri gibi
(ki, yakın zamanda o ülkenin ulaştırma bakanı; interneti yaygınlaştırma kampanyası yapan fakat, ADSL hizmetini fahiş fiyatlara sunan bir servisi koruyabilmek için savunma yaparken; Gigabyte neymiş, Megabit neymiş habersiz; ezbere bilgiyle beyanatlarda bulunup, potlar kırmazdı), bilinsin ve kullanılsın da istemezler!

Yoksa bir yandan, ülkenin başbakanı; bir gazeteyle beraber, 'temiz internet kampanyası' düzenlerken; diğer yandan da 'üzerinizi sıkı giyin, üşümeyin, çocuklarınızla internette gezin ama tanımadığınız yabancılarla konuşmayın' kıvamında şeyler söyleyerek; internetin çirkin, sakınılması gereken, kötü bir yer olduğu algısını uyandırır mıydı?!

Ya da o 'temiz internet kampanyaları' başlatan gazeteler; internetin kötü bir arka sokakmış gibi, suç yuvası olduğu algısını uyandıracak haberleri; en hassas noktadan -çocuklar üzerinden- giderek, manşetlerine taşır mıydı?!
Haftalarca, çocuk pornosu ve internet kafelerle ilgili haberlerle; bilgiye aç insanların beyinleri yıkandı.

Bu tutumların; 'oraya özgürlük getireceğiz!' diyerek hareket eden, bir kısım insandan ne farkı var? Bu; 'Özgürsünüz ama sadece bizim istediğimiz, izin verdiğimiz kadar' gibi bir durum.

Kısa bir süre önce, tüm dünyaya hitap eden bir video paylaşım ortamı, orda canımızı sıkacak içerikler oluştu diye, sadece bizim ulaşımımıza kapatılmıştı!? Tüm dünya, oradaki hoşumuza gitmeyen içeriğe erişebilirken, bize sansürleniyor olması, ne kadar trajikomik bir durum!?

Çözümü sansürlemekte bulan bu zihniyetin, akıllara durgunluk veren yeni uygulaması da, birkaç gün önce yaşanan Antoloji ve EksiSözlük'ün tüm içeriğinin mahkeme kararıyla ulaşılamaz hale getirilmesi oldu.

Bir site, içeriğinde gözden kaçmış birkaç densiz veya haddini açan söylem bulundu diye, tümüyle erişime kapatılabilir mi? Eğer düşünceye saygı ve
demokrasi varsa o ülkede, kapatılmaması gerekir!

İnternet'teki bir siteye, içeriği için; sanki bir suç yüzünden yakalanmış bir zanlıymış da, kanun karşısına çıkarılacağı vakte kadar gözaltına alınıyormuş, muamelesi yapılabilir mi? Yapılmamalı, ama yapılıyor.

Bir hastane bünyesindeki labaratuvarda, son kullanma tarihi geçmiş ilaçlarla tahlil yapılıyor diye, tüm hastaneyi kapatmak gibi bir mantık bu.
Nokta atışı yap, labaratuvarı kapat, sorumluyu cezalandır. Tüm hastanedekileri madur etmek niye?!

Ne yapılabilir; uyarılır, İnternetteki rahatsızlık yaratan içerik kaldırtılır, ama site yayınına devam eder.


Hukuki alt yapı, teknolojinin gelişimine ayak uyduramamış olabilir. Ama, 14 yıl gibi bir zamandan söz ediyorsak; nasıl bir süreç işletileceğiyle ilgili, daha mantıklı kanuni uygulamalara sahip olmamız gerekmez miydi?!

Bir yandan, 'Antoloji'
ve 'EksiSözlük'e uygulanan hukuki süreç yüzünden; sozluk.sourtimes.org ve www.antoloji.com adresi ulaşılamaz olsun. Ama diğer yandan da, ilgili sitelere www.eksisozluk.com ve www.antoloji.com.tr adreslerinden ulaşılabiliyor olsun!? Böyle de tuhaf bir durum var. Kaldı ki, ulaşılması engellenmiş bir siteye, ulaşmayacaksınız gibi bir durum da söz konusu değil. Proxy kullanarak, başka ülkedeki bir sistem üzerinden, yine isteyen istediği yere ulaşabilir. Bunun ilköğretimdeki çocuklar bile farkındayken, nasıl yasa yürütücüler farkında olmaz?!...

Tek kanaldan, dayatmacı bir bilgiye maruz bırakılmak yerine, çok kanaldan özgürce gerçek-doğru bilgiye ulaşmayı sağlayan bir platformdur
İnternet.

İnternet, yaşamdır! Yaşam Hakkının elinden alınmasına izin verme! Duyarlı ol! Farkında ol! Ses çıkar, tepki göster! Ben tavrımı ortaya koymazsam, sen koymazsan; yanlışlar düzelmez!