Net Weather

AccuWeather'ın net Weather uygulamasını, blog'a eklemiştim. Benzerlerine kıyasla daha kullanışlı ve işlevsel olduğunu söyleyebilirim, ki zaten AccuWeather web sayfasından da incelemeniz mümkün.

An itibariyle blog'dan kaldırdım. Sebebi; sayfa açılışındaki süreyi uzatması.

Açılış sayfasındaki post sayısını da azalttım. Arşivden önceki postlara kolayca erişmek mümkün.

Sayfadaki post sayısının fazlalığı, dolayısıyla içeriği oluşturan resim, ilave uygulamalar ne kadar fazlaysa, açılış da o kadar uzuyor.

Hâlihazırda sağ menüde "Ay Evreleri" ve "Fon Müziği" uygulamaları mevcut. Şimdilik onların fazla bir yükleri yok.

2007 Yılının Rengi 'Chili Pepper 19-1557'



Pantone 2007 Yılının Rengini Seçti : Chili Pepper 19-1557

Tasarım endüstrileri için küresel renk otoritesi ve profesyonel renk standartları sağlayıcısı olan Pantone, koyu ve canlı bir kırmızı tonu olan PANTONE 19-1557 Chili Pepper'ı 2007 yılının rengi seçti.

Bu çekici ve canlı ton; alımlı, seçkin ve cazibeli baskınlığı ile moda ve kişisel ifade kavramlarına dikkat çekici bir vurgu kazandırıyor.


Kişiliğin bir cep telefonundan Web sayfasına kadar herşeyle yansıtılabildiği dönemimizde Chili Pepper dışa dönük, kendinden emin, tasarım bilincine sahip bir tutumu temsil ediyor.


Pantone Renk Enstitüsü idari direktörü Leatrice Eiseman, "Tehlike, kutlama, aşk veya tutku sözkonusu olduğunda kırmızının hakimiyeti asla inkar edilemez," diyor.


"Çeşitli kültürel etkileşimlerin birbiri içinde erimesi anlayışının hakim olacağı 2007'de Chili Pepper hem dil hem de gözdeki egzotik tadları yansıtıyor.


Hiçbir şey, maceranın ruhunu kırmızıdan daha iyi yansıtamaz.


Bununla beraber Chili Pepper, belirli bir güven ve zevk düzeyini de temsil ediyor.


Bu rengi gardrobunuza veya yaşadığınız mekanlara sokmak, hayatınıza biraz daha canlılık ve heyecan katacak, duygularınızı harekete geçirecektir."
Devamı: Pantone 2007 Yılının Rengini Seçti : Chili Pepper 19-1557

PANTONE PAINTS , PANTONE

WWF-Suyumuza Sahip Çıkalım


WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı),
tüm Türkiye'yi kapsayan ve bir yıl sürmesi planlanan, geniş kapsamlı bir su kampanyası başlattı:
"SUYUMUZA SAHİP ÇIKALIM".
Türkiye su fakiri olma yolunda!
Dünyada ve Türkiye’de su kaynaklarının hızla azaldığına dikkat çeken WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak;
-Türkiye’de son 40 yılda yaklaşık 1 milyon 300 bin hektar (üç Van Gölü büyüklüğünde) sulak alanın, ekolojik ve ekonomik işlevini yitirdiğini,
-Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarının 4.000 metreküpten 1.430 metreküpe düştüğünü,
- Önümüzdeki 10 yıl içinde nüfusun artmasına paralel olarak bu rakamın 1.000 metreküpe düşeceğinin öngörüldüğünü,
-Son 40 yılda ülkemizin, su kaynaklarının % 50'sini kaybettiğini,
belirterek; "Türkiye su fakiri bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor" şeklinde konuştu.

Kampanya için
www.wwf.org.tr/su
adresinde kapsamlı bir web sitesi hazırlanmış.
Ayrıca,
Bir Deniz Kaplumbağası Evlat Edinerek (Her 10 YTL bağışla 1 yumurtayı kurtarıyorsunuz) ya da Nasıl Yardım Edebilirsiniz sayfasındaki size uyacak yollardan biriyle; daha yaşanabilir bir dünya için, WWF-Türkiye çalışmalarına siz de destek olabilirsiniz.

İlkokul'da tahıl ambarı olarak öğrendiğimiz, Konya; çöl oluyor. Ve bu örneklerden sadec
e biri.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye), dünyanın en önemli 200 havzasından birisi olan Konya Kapalı Havzası'nın, önlem alınmaması durumunda 20 yıl içinde çölleşmenin hızlı yaşanacağı 8 havzadan biri olacağını açıkladı.

Türkiye'deki 26 havzadan sadece 3'ü dünya literatürlerinde yer alıyor. Biyoçeşitlilik, endemik tür, sulak alan zenginliği, çayır ve merasıyla Konya Kapalı Havzası, WWF tarafından üzerinde önemle durulan nadir havzalardan biri.

Göller bölgesi olarak bilinen Konya havzasındaki Akşehir gölü kurudu. Beyşehir ve Meke göllerinde sular hızla çekiliyor. Hotamış ve Akgöl tamamen kurudu, bazı sulak alanlar çamur haline geldi. Kuraklık nedeniyle Konya'daki barajlarda su seviyesi son 72 yılın en düşük düzeyine indi. Havzadaki binlerce kaçak kuyu, sulak alanların kurumasına, kuşların ülkemizi terk etmesine yol açıyor...
Ne kadar haberdarız?!
Rakamlar böylesine ciddi bir tablo gösterirken ve ortada başlatılmış bir kampanya varken; konuya duyarlılığın ne oranda olduğuna bakmak için, internette minik bir araştırma yaptığımda,
Sunipeyk'in de farkındalık yaratacak bir adım attığını gördüm.


Sunipeyk,
Bir Damla Su Hayattır başlığında; blog/sitelerde kullanılabilecek görseller hazırlamış ve günlük hayatımızda nasıl sudan tasarruf edebileceğimizi maddeler halinde sıralamış.

Bu konuyu ben de önemsiyorum, diyorsanız; WWF-Türkiye çalışmalarına destek olurken, bir yandan da Bir Damla Su Hayattır başlığındaki görsellerden birini kendi blogunuzda kullanmak üzere seçebilir, "sudan nasıl tasarruf edebiliriz" konusundaki fikirlerinizi ilave ederek belirtebilirsiniz.

Blog listemde olan bloglardan, rast gele 3 blog seçip, soruyorum (siz de aynı şeyi yaparsanız; konu güncelliğini korur ve konuya dikkat çekilmiş; farkındalık sağlayıp, bilinçlendirmede ufak da olsa kişisel bir adım atılmış olur);

Gelecekte Su Fakiri bir ülke olmamak adına; bir yıl süreyle devam edecek olan, WWF-Türkiye’nin Suyunuza Sahip Çıkın Kampanyasına katkıda bulunmak ve Her Bir Damla Suyu Koru projesine destek olmak için, neler söylemek istersiniz?


Seçtiğim bloglar;
Pino, Mert Ulaş, Destan.

Susuz geçirdiğiniz bir günü anımsayıp aktararak ya da alttaki durumlar doğrultusunda hissedeceklerinizi paylaşabilirsiniz.

-> Sabah güne başlamak için kalktığınızda, suyun akmadığını gördünüz ve diyelim ki deponuzda da yeterince su yok. Ne hissedersiniz? Bu durum günün geri kalan kısmında sizi nasıl etkiler?
-> Akşam için, evde misafirleriniz olacağını düşünürsek; o gün su olmaması programınızı bozmaz mı?
-> Ya da iş dönüşü evde sizi rahatlatıp, günün stresinden arındıracak duşunuzu yapamadığınızı düşünelim. Ertesi güne de benzer şekilde başlamak durumunda kalacaksınız. Rahatsız olmaz mısınız?


Konuyla ilgilendiğini fark ettiğim diğer bloglar: bildirgeç, ibrahimköknar, harnup, evrenayan, ferhad, şeyler...

Evian-waterboy




Suyla ilgili yapılmış en yaratıcı, eğlenceli reklamlardan biriyle, geçmişe dönük minik bir anımsama...

2004 Epica ödüllü; Evian-mineral water, waterboy, reklam filmi.

Cooliris Previews

Bir süredir blog üzerinde Snap Preview Anywhere kullanıyordum.
O süre içersinde, Snap ekibinden, aldığım ilgili mailler ve bilgilendirmelerden memnun kaldım :) Kullandığım için teşekkür edip, yeniliklerden beni haberdar ediyorlardı. Fakat, her linkli alanda mouseumun ucunda kontrolüm dışında açılıveren minik pencerelerden bir süre sonra sıkılmaya başladım. Özellikle, bu Snap rüzgasına çoğu web sayfası, blogun da ilgili ilgisiz tutulmasıyla rahatım biraz daha kaçtı.

Web kullanıcısı fazla hareketli bannerları, durup dururken açılan ve altındaki alanı varsa linklerini devre dışı bırakan flash bannerları sevmez.
Aynı mantıkla hareketle; Snap Previews da benzer bir dikkat dağıtıcılığa sahip, maalesef. Bunun yerine, kullanıcının ihtiyaç duyacağı bu önizlemeyi; kullandığı browser-web tarayıcısı bünyesinde yapması daha fonksiyonel bir çözüm olacak ve rahatlık sağlayacaktır.


Evet, Snap önizleme penceresi üzerindeki "Options" bölümüne tıklandığında;
Disable: This site? All site?
seçeneği ve alttaki açıklama sunuluyor. Ama, ama...

Click either text link to disable Snap Preview Anywhere™ accordingly. Deactivation requires the use of cookie technology.
If you should delete your cookies, please note that Snap Preview Anywhere™ will be re-activated for all sites automatically.
Kendi duyduğum rahatsızlığı başkalarına da yaşatmamak için; an itibariyle blog üzerindeki Snap kullanımına son veriyorum.
Onun yerine, Firefox ile kullanılan Cooliris Previews eklentisini öneriyorum.

Cooliris ile yine minik önizleme pencereleri açılıyor, fakat istediğinizde o pencerelerin açılıp açılmamasını Firefox browserınız üzerinden kontrol edebiliyorsunuz.

Snap uygulamasından da vazgeçilsin demek değil tabii bu. Daha bir fonksiyonellik kazanana kadar; şimdilik sadece Snap anasayfasından görüntülü searchler için kullanılmaya devam edilebilir.

İlgili konular:
Snap Preview Anywhere, Link Thumbnail

Bir Dilek Tut

Bir proje dolayısıyla Bir Dilek Tut Derneği'nin çalışmalarından haberim oldu.

Derneğin amacı; "Amansız hastalıklarla mücadele eden çocukların dileklerini gerçekleştirmek, onlara bir parça umut, dayanma gücü ve sevinç verebilmek".

Çocukların hayalleri, sadece minik bir oyuncak ya da kıyafet kadar pahada küçük fakat anlamca büyük istekler.

İstekleri gerçekleştirilebilen çocukları ve sırada bekleyen istekleri Bir Dilek Tut web sayfasından görebilir ve derneğin çalışmalarıyle ilgili bilgi alıp, hayati risk taşıyan, çeşitli hastalıklarla mücadele eden 3-18 yaş arasındaki çocukların bir dileğini gerçekleştirmek için, siz de sponsor olabilir ya da küçük katkılar sağlayarak, yardım/destekte bulunabilirsiniz.

Veda

Çok ileri bir tarihte/ Çok yaşlı olarak/ Sessizce ayrılmalıyım/ Kimseye pek gözükmeden/ Ve kimseyi rahatsız etmeden.

Masamın üzerinde/ Dünden kalan işler/ Tamamlanmamış yazılar/ Okunmayı bekleyen kitaplar/ Ve anılar ve umutlar.

Filleri kuyruğundan çekerek/ Tepeleri aşırtmaktı görevim/ Günler bitti filler tükenmedi/ Ben elimden geleni yaptım/ Gerisini siz tamamlayın.

Boşa geçmedi hayatım/ Daha fazlası olabilirdi ama/ 'Buna da şükür' demeliyim
İşte sevgili dostlar/ Ben böyle veda etmeliyim. (New York, 1995)


İsmail Cem
, 1940-2007.
Üslup farkını her ortamda hissettirebilen bir değer daha, sevgi ve saygıyla anılmak üzere, tarih sayfalarında yaşamaya başladı...
detay 1,
detay 2,
detay 3,


Filleri kuyruğundan çekerek tepeleri aşırtmak!?

İşlerin bu denli zor yürüdüğü bir ülkede; O'nun gibi devlet adamlarının yetişmesi, dileğim...

Shi gan/Time/Zaman

Shi gan/Time/Zaman; 2006 Güney Kore yapımı, Kim Ki-Duk imzalı, 96 dakikalık bir dram filmi.

iksv "Film Ekimi"ndeki gösteriminden sonra, 5 Ocak 2007 itibariyle Shi gan/Time/Zaman ülkemizde de vizyona girdi.

Sevgilisinin kendisinden sıkıldığını düşündüğü için, operasyon geçirmeyi bile göze alan ve yüzünü değiştiren kıskanç, nevrotik bir genç bayanın; sonrasında yaşamda yüzleşmek durumunda kaldığı gerçekler, altı çizilerek çarpıcı bir şekilde işleniyor.

Günümüz popüler kültürünün etkisinde yeniden tanımlanan güzellik kavramı ve oluşturulan estetik kaygıların insan psikolojisi üzerindeki etkisi; yönetmen Kim Ki-Duk'nun gözüyle, yine enteresan bir açıdan seyirlik zevke dönüştürülüyor.

Güney Kore filmlerine karşı gelişen ilgimden daha önce bahsetmiştim.
Konulara yaklaşımı ve kullandığı etkileyici metaforlarla,
Kim Ki-Duk Güney Kore sinemasında ilgimi çeken yönetmenlerden biri. Shi gan/Time da diğer filmleri kadar farklı ve dikkate değer.

Kim Ki-Duk'un, Güney Kore'de özellikle son dönemde değişim merakı uğruna artan estetik operasyonlardan etkilenerek, bu filmi yaptığı söyleniyor.

Şehir hayatının akışı içinde, zamanla körelen değerler ve o boşluk hissini doldurmaya çalışan suni dayatmalar. Bu döngü içinde hızla tüketilen, sıradanlaşan ilişkilerdeki kayıplar. O kayıpları telafi etmeye çalışırken, kapılmaktan geri durulamayan saplantılar.

Değişmek, güzelleşmek adına başlayıp, fark etmeden saplantı boyutuna gelen bu tutum, filmde ikili ilişkiler üzerinden anlatıyor.

Zamana yenilmemek için girilen bu tür bir çaba; sonu olmayan bir sürecin başlangıcı ve kimliksizleşmenin davetiyesini çıkarmaktan başka ne işe yarayabilir ki?!

İkili ilişkilerin geçirdiği süreç, hisler tanıdık. Ancak filmde, bu hislerin dışa vurumu, duyguların etkisine yapılan vurgular uçlarda.

Nerdeyse gerçek bir ameliyat izlemek durumunda bırakıldığımız sahnelerden pek hoşlanmadım. Fakat, kızın değişimini izlediğimiz ameliyat sahnesinin gerçekliği, içe dokunur türden yakalayıcılığı; yönetmenin istediği etkiyi yaratmasına hizmet ettiği için başarılı.

Filmdeki oyunculuktan çok, konunun işlenişine; yönetmenin bakış açısına, bize yarattığı dünyaya dikkat çekmek istiyorum. Etkileyiciliği burada.

Farklı filmler ama, belki şöyle bir örnekleme yapılabilir; nasıl ki,"
Eternal Sunshine of the Spotless Mind" filminde, Jim Carrey'nin, ilişkisinden sonra, acı çekmemek için hafızasını sildirmek istemesiyle yaşadıkları, izledikten sonra bir şeyleri sorgulamamızı sağladıysa; burada da bizi yine benzer bir sorgulama ve değer yargılarımızı gözden geçirme bekliyor.

Minik bir detay daha; Kim Ki-Duk bu filminde de, önceki filmlerine gönderme yaparak, filmleri arasında bağ kurmaya devam ediyor. Shi gan/Time/Zaman içersinde Bin-Jip'teki sahnelerden birine rastlıyoruz.

Rahat bir zamanınızda, ön yargılarınızı yanınıza almadan izlemenizi önereceğim filmlerden biri :)