albüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
albüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

R.E.M. 'Man-Sized Wreath'




'Accelerate' albümünden 'Man-Sized Wreath' parçası için, 'Crush' tarafından hazırlanan yeni R.E.M. videosu, müzik bir tarafa kullanılan teknikle de dikkat çekici...

'Man-Sized Wreath' videosu hakkındaki görsel ve detaylar glossyinc.com remmswinfo'da, videonun daha temiz versiyonu ise remhq ve glossyinc altından izlenebiliyor.


Vimeo.

Nisan 2008'de çıkan 'Accelerate' albümü üzerine güzel bir yazı ve örnek müziklere, sevdiğim müzik bloglarından biri olan proodos altından erişebilirsiniz.

R.E.M. 4 Ekim 2008'de İstanbul Turkcell Kuruçeşme Arena'da olacak...

Sakin Hayat, Mocchi Mocchi



Sakin'in 'Hayat' albümünü dinlerken, kapağını da yanımdan eksik etmemeye çalıştığımı fark etmiştim. Bana belki de bu kadar sıcak, yakın gelmesinin bir sebebi de, Japonya'dan mocchi mocchi'nin, özel kağıt üzerine uyguladığı hoşuma giden sade, nahif tasarımlarını çağrıştırmasındandır. Bilemiyorum. Fakat, Sakin'in albüm kapağının tasarımını hazırlayan Elif Müftüoğlu'nun diğer işlerinin de bu çizgide olduğunu söyleyebilirim...

Mor ve Ötesi'nin kurduğu Rakun Müzik'ten çıktı, Sakin Hayat albümü. Rakun Müzik dinlenesi albümlere imza atmaya devam edecek gibi
gözüküyor. Onlardan biri de, çıksa da dinlesek diye merakla beklediğim, Gren.

Sakin 'Hayat' albümünden, özellikle art arda dinlemeyi sevdiğim iki parça, 'Laleler Beyaz' ve 'Kor Bir Ay', hafta sonu müziği olarak -Odeo player marifetiyle- burada bize eşlik ediyor olacak.
Odeo-Flynxs altından onlara ve albümden birkaç parçaya daha erişebilirsiniz.

powered by ODEO: 'Laleler Beyaz'.
powered by ODEO: 'Kor Bir Ay'.

Tekrarlarla dinlenmeye müsait bir albüm, 'Hayat'. Bu gece -16 Mayıs-
Studio Live'daki konserleri ise, Sakin'in canlı performanslarını deneyimlemek için güzel bir fırsat...

Kisschasy, Debaser

flynxs Kisschasy album cover Debaser flynxs Kisschasy album cover Debaser
flynxs Kisschasy album cover Debaser flynxs Kisschasy album cover Debaser

flynxs Kisschasy album cover DebaserKisschasy, Avustralya'dan, dinlemeyi sevdiğim alternatif rock -indie rock- gruplarından biri. Müzikleri yanında, büyüleyici detaylara sahip albüm/single kapakları (görsellerin üzerine tıklayarak daha büyük görüntüleyebilirsiniz) ile de son derece cezbediciler.

Hafta sonu müziğimizi, Kisschasy'den seçtim. Fakat, bu fırsatla Kisschasy albüm/single kapaklarının bir kısmını hazırlayan
Debaser tasarım stüdyosuna özellikle dikkat çekmek istiyorum.

Sidney'de, müzik endüstrisine yönelik hizmet sunan Aaron Hayward ve David Homer ile Debaser tasarım stüdyosu, rahat bir zamanınızda zevkle gezip ilham alabileceğiniz görülesi bir portfolyo barındırıyor bünyesinde. Bunlar, The Cat Empire, Powderfinger, Paul Kelly, Ben Folds, The Beautiful Girls gibi pek çok sanatçı için hazırlanmış birbirinden başarılı işler.

Albüm kapaklarının yer aldığı 'art direction/design' bölümünde, kartonetlerin iç sayfaları da detaylı olarak görülebiliyor; Kisschasy albümlerinin, bahsettiğim büyüleyici detaylarını -yağlı boya, suluboya ayrıntılarını- ordan daha rahat inceleyebilirsiniz, ki öyle yapın mutlaka...


imeem player ile müzikleri burda dinleyemezseniz, 'Opinions Won't Keep You Warm At Night', 'Spray On Pants', 'Strings And Drums' parçalarını tam boyutta LastFm Kisschasy altından da dinleyebilirsiniz.

Wikipedia: 'Kisschasy', 'Kisschasy discography'.

Coldplay 2008 'Violet Hill'

flynxs coldplay album Viva la Vida or Death and All His FriendsColdplay'in yeni albümü 'Viva la Vida or Death and All His Friends' piyasaya çıkmadan önce, kapak tasarımı ve 'Violet Hill' isimli parçası yayınlandı.

Albüm kapağında (üzerine tıklayarak görseli daha büyük görüntüleyebilirsiniz), Fransız ressam
Eugène Delacroix'nın 1830 tarihli, Fransız devriminin önemli olaylarından Temmuz Ayaklanması'nı resmettiği 'Liberty Leading the People' isimli eseri kullanılmış.

Elinde üç renkli Fransız bayrağını tutan Marianne'in, halkı ileri doğru yönlendirdiği bu tablo, aynı zamanda 1880'de New York'taki ünlü Özgürlük Heykeli'ni tasarlayan Frédéric Bartholdi'ye de ilham kaynağı olmuştu...


Eldeki bu verilerle değerlendirdiğimizde;
'Violet Hill'i beğendiğimi, 'Viva la Vida or Death and All His Friends' in kapak temasından hoşlandığımı ve albümle ilgili beklentilerimin arttığını söyleyebilirim.

coldplay.com'dan -şimdilik- ücretsiz olarak 'Violet Hill' edinilebiliyor. 'Violet Hill'e -diğer Coldplay parçaları yanında- amazon.com'dan ve hypem.com altından da ulaşmak mümkün.

Yoksa siz, Coldplay'in ilk albümündeki tadı diğerlerinde bulamayanlardan mısınız?

Wikipedia: Coldplay, '
Viva la Vida or Death and All His Friends'.

Satriani 2008 ve İlham Kaynağı Âşık Veysel

joe satrianiJoe Satriani albümü 'Professor Satchafunkilus and the Musterion of Rock', birkaç gündür player'ımda dönüp duran, Nisan 2008'in tazelerinden.

Satriani'ye ilgim bir tarafa, yeni albümün içeriğindeki bir detay, bu defa onu daha da özel kılıyor.

Bugüne kadar eserleri farklı müzik türlerinde değişik biçimlerde yorumlanan Âşık Veysel, bu kez başarılı gitar virtüözü Joe Satriani’ye ilham kaynağı oldu.


'
Professor Satchafunkilus and the Musterion of Rock'da “Asik Veysel” ve “Andalusia” isimli iki parça, Âşık Veysel’e ithaf edildi.

Satriani'nin, 'Müzik sanki benim içimde yıllardır biliyormuşum gibi çınladı' diyerek ifade ettiği Âşık Veysel müziğinin etkisine,
geçen yaz konser vermek için Türkiye'ye geldiğinde, Türk kültürünü tanıma sürecinde ona verilen Âşık Veysel cd'lerini dinlediğinde kapılmış.
“Asik Veysel” ismini taşıyan parça, usta halk ozanının türkülerinden yapılan düzenleme niteliğini taşırken, kimi bölümlerde gitarla bağlama sesi veriliyor.

Bu parçada bağlamanın sesini vermek için farklı bir teknik uyguladığını ifade eden Joe Satriani, “Hiç çalmadığım bir stilde çaldım. Gitarın sesi çok farklı duyuluyor bu parçada” sözleriyle Aşık Veysel’in kendisine verdiği ilhamı nasıl notalara aktardığını özetledi.

“Andalusia” adlı parçada ise Aşık Veysel’in ruhunun yaşadığını dile getiren sanatçı, halk ozanının ruhunu İspanya’daki bir kasabada yaşıyormuşcasına parçaya aktardığını belirtti.
*
Müziğin doğasının birleştirici, kültürler arasında köprü kuran yönüne ne hoş bir örnek, öyle değil mi?

Satriani gibi başarılı bir gitar virtüözünün Âşık Veysel sentezi; beslendiği, ilham aldığı kaynaklar bizi düşündürmeli. Üstünde durduğumuz toprakların ne kadar
zengin bir kaynak olduğunu, unutabiliyoruz...

İpek yolunun geçtiği topraklardaki destanlardan ilham alınarak oluşturulan
Loreena McKennitt "An Ancient Muse" albümü de, içinde yer alan "The Gates Of İstanbul", "Sacret Shabbat" gibi tanıdık tınılarıyla yine benzer şekilde zamanı aşarak, bizi, sadece Osmanlı'nın İstanbul'una değil, Homer'in Yunanistan'ına, oradan Haçlılar dönemi İngiltere'sine de götürüyordu.

'Professor Satchafunkilus and the Musterion of Rock' albümünde 'Overdriver' ve 'I Just Wanna Rock' öncelikli tercihim, dinleyelim diye onlara Odeo player sayesinde burada yer vermek istedim ama, Blogger beni biraz uğraştırdı. O yüzden arzu ederseniz, 'Asik Veysel' ve 'Andalusia' yanında diğer tadımlık Satriani parçalarına Odeo/Flynxs altından rahatça erişebilirsiniz.

Last Night, Moby, Mixwit

Moby'nin son albümü 'Last Night' birkaç gün önce piyasaya çıktı.

Moby
müziklerini seviyorum. Arada denk gelince dinlemek eğlenceli oluyor. Fakat, genelde albümlerindeki parçaları, öyle zevk için art arda dinleyebildiğim sanatçılardan biri değil.

Bir kategoriye koymak gerekirse onun müzikleri benim için daha çok, reklam veya film müziği olarak değerlendirmek için düşüneceğim isimler arasında.

Dün gece yolda dinleme fırsatım oldu ve 'Last Night' albümündeki müziklerden biri, hemen bu bağlamda zihnimdeki bir film sahnesinin fonuna, iki tanesi de konsepti genel hatlarıyla şekillenen reklam fikirlerimin yanına yerleşi verdi. Albümü dinlerken bir de bu gözle bakın, eminim siz de müzikleri hoş çağrışımlarla bir yerlere yakıştıracaksınızdır...

'Last Night'da 'Mothers Of The Night', I'm In Love'ı buraya not düşmüş olayım. 'Ooh Yeah', 'The Stars'a da her an bir yerlerde denk gelebiliriz...

Cloverfield (2008)* filminin soundtrack'inden de tanıdığımız 'Disco Lies', aynı zamanda Moby'nin yeni albümünün çıkış parçası ki, O'nun müzikleri bu şekilde zaten çokça kullanılıyor.

'Last Night' albümünden örnek parçaları amazon.com'da dinleyebilir, moby.com'da da detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Ben buraya upload edecek zamanı bulamadım, onun yerine hazırda başka birkaç parçasını seçerek bir playlist oluşturdum. Böylece eğlenceli bir müzik player'la da sizi tanıştırmak* istiyorum; mixwit.com.

Mixwit, eğlenceli ve kolay kullanımlı arayüzüyle dikkatimi çekti.
Böyle farklılaşabilen müzik playerlar görmek hoşuma gidiyor.

Eskiden 90'lık kasetler alıp kendi karışık müziklerimizi kaydeder, paylaşırdık. Şimdi ise, Mixwit ile kaset formunda görünümlere sahip müzik player'lar yaratıyoruz.


Mixwit ile, veritabanındaki müzikleri kullanabildiğimiz gibi, kendi müziklerimizi de yükleyerek playlist'imizi oluşturabiliyoruz. Kasetin üzerine isim yazabiliyor, yükleyeceğimiz bir görsel de, kasetin arkaplan imajı olabiliyor ya da altta benim yaptığım gibi görselimizi minik bir ikon/belirteç olarak da küçültebiliyoruz...

Bloglarımızda kullanabileceğimiz değişik bir oyuncak daha. Ne dersiniz?


James Bond Theme, Lift Me Up, Beautiful, Slipping Away, Mixwit player'daki Moby müzikleri. Play tuşuna bastıktan sonra kasetin altında çıkan yönetim paneliyle önceki sonraki parçalar arasında hareket edebilirsiniz. Bağlantı hızınıza göre müziklerin yüklenmesini biraz beklemeniz gerekebilir...

*:
'Canavar' ismiyle ülkemizde de gösterilen 'Cloverfield', geçen ay bir hata edip izlediğim filmlerden biriydi. İzlemediyseniz -bu fırsatla- pek bir şey kaçırmadığınızı söyleyebilirim...

*: Yeni, güzel bir şey buldum, blogumda paylaşacağım diye sevinmiştim. Post'u yayınlamadan kontrol ettiğimde, Wanadoo Bey'in (Bildirgeç-'Mixwit') benden hızlı davrandığını fark ettim. Kendisine sevgilerimi iletiyorum, enteresan detaylar yakalama becerisiyle, Bildirgeç'i zevkle takip edilir kılan yazarlardan biri...

Happy Lovers Town, Our Disco Disastro



Enteresan, eğlenceli albüm kapakları/tanıtımları arasında gezinirken,
Jonathan Calugi portfolyosundan -üstte gördüğünüz- 'Our Disco Disastro' için hazırladığı otuz farklı karakterden oluşan kapak tasarımına denk geldim. [Görselleri daha büyük görüntüleyebilmek için üzerlerine tıklayabilirsiniz.]

Albümün kapakları böyleyse, A Smile For Timbuctù : Our Disco Disastro müzikleri nasıldır acaba diye düşünüyor insan. Merakımızı myspace sayfasından örnek birkaç A Smile For Timbuctù parçasıyla giderebiliyoruz. Durum böyle olunca, albüm tanıtımları için de enteresan, yine eğlenceli bir şeyler beklemek hakkımız; o görüntüler de Flickr A Smile for Timbuctu Gig altında.

İtalya'dan, tasarımcı Jonathan Calugi portfolyosu Happy Lovers Town'da illüstrasyon, desen tasarımı, tipografi başlıklarında birbirinden eğlenceli, başarılı işler bulunuyor. 'Our Disco Disastro' onlardan sadece biriydi, diğerleri de görülesi...

Konuyla ilgili bağlantı: Retrospektif Bir Yolculuk, Record Envelope; plak kapakları koleksiyonu...

Konuyla ilgisiz dip not: İşlerimin yoğunluğu yüzünden bir süre blogumun güncellemesi yavaşlayacak, ama RSS yayınından del.icio.us linklerime erişebiliyor olacaksınız ve FriendFeed, Twitter gibi seçenekler de var...

Coroflot, Float, Polaroid



www.firebrand.com, bugünlerde pek çoğumuzun eğlenceli zaman geçirgeci; kahvelerimizi içip kısa filmler arasında geziniyoruz.

Öğleden sonra, coroflot.com'un '2007'de dünya genelinde tasarımcılar ne kadar kazanmış' araştırması -ki, Coroflot her yıl, grafik, ürün, web, moda, mimari gibi pekçok alanda çalışanlar üzerinden yaptığı anketlerle bu araştırma sonucunu çıkarıyor- üzerinde kritikler yapıp sıkılınca mini bir de firebrand turuna geçtik.

Geçen yazdan anımsayacağınız,
Zune Art filmlerinden 'Float' (the mood of float) izlerken -altaki video-, kızın çantasından çıkarıverdiği Polaroid fotoğraf makinesini görünce arkadaşım, üretimi durdurulan makinelerinden sonra artık filmlerinin de -ki onlar da zor bulunuyordu zaten- üretilmeyeceği haberini, anlattı [bknz: boston.com- polaroid shutting 2 mass, wikipedia-polaroid corporation, instant film] Duyumsattığı, bir sürecin sonu, yeni bir level'a geçişe tanıklığın getirdiği, tuhaf bir histi. Evet, teknoloji rüzgârını arkamıza aldık heyecanla ilerliyoruz...



Float Concept: 72andSunny / Los Angeles, CA. Creative Director: Glenn Cole. Writers: Jason Norcross, Bryan Rowles. Animation: Vitamin / Chicago, IL. Music: "Hopelist" by What Made Milwaukee Famous. Animasyonla ilgili detaylara, Zone Art'daki sayfasından da ulaşılabilmekte.

Hopelist, animasyona oldukça yakışmış. What Made Milwaukee Famous albümü 'Trying to Never Catch Up, Hopelist haricinde başka güzel parçalar da barındırıyor.

Eğer fotoğrafçılıkla ilgiliyseniz, Yıldız Üniveristesi Beşiktaş kampüsü Oditoryum Sergi Salonu'nda, 16 Şubat'ta Murat Germen'in "şimdilerde fotoğraf" ismiyle vereceği semineri de bu fırsatla kaçırmamanızı öneririm. Bahsedeceği farklı ülke ve kültürlerden çeşitli fotoğrafçılık pratikleri, zihin açıcı olacaktır. Katılmak için, PhotoLine seminer kayıt sayfasını kullanabilirsiniz.

Into The Night, Santana İle 2008'e...

Ultimate Santana albümünden, Into The Night (featuring Chad Kroeger) parçasının videosu, hafta sonu müziğimiz olarak burada yer alacak.

Her hafta sonu, dinlediğim müziklerden bazılarını hafta sonu müziği olarak burada paylaşıyorum. Takip edenler, blogun gidişatındaki bu alışkanlığın farkındadırlar. Genelde o gün ne dinlemişsem, hoşuma gittiyse, onlardan biri oluyor paylaştığım müzik.


Aslında 2007'nin müzikle ilgili son yazısında; 2007'de bir ilki gerçekleştiren Radiohead'i konu etmeyi; 2007'nin müzik cephesinde başka neler olmuş, diye minik birkaç not düşmeyi planlıyordum. Bakalım şimdi tümünü fazla uzatmadan yapabilecek miyim?


Santana, Feat. Chad Kroeger - Into The Night videosu.

Geçen ay, Santana, Smooth yazımda; konuyu Rob Thomas ekseninde tutarak, Ultimate Santana albümüne biraz değinmiş, Santana ilgimden bahsetmiştim.

Into The Night videosuyla yeniden albümü gündeme getiriyor olmamın bir sebebi de bu ilgim ve Santana'nın kiminle çalışacağını biliyor olduğuna bu videonun
bir anlamda iyi bir örnek olması.

Ayrıca, müzik ve
Chad Kroeger'ın vokali bir yana, arkasındaki dev ışık(lı)sız panonun altında Santana'nın gitarını konuşturduğu sahnenin renk dokusu, tipografik vurguyla planın görselliği, videodaki beni yakalayan önemli noktalardan da biri.

Videolarda, gitara odaklanılan böyle anlar özellikle hoşuma gidiyor. Çölde, geniş açıdan gitariste yaklaşarak onu müzikle devleştiren November Rain videosu da, gösterilebilecek buna benzer iyi örneklerden.

Kullanılan renk dokusu, beni cezbeden noktalardan biri, demiştim. Evet,
Into The Night'taki, Satriani'nin yalnız sahnelerinden bahsediyorum hâlâ. Tamam, merak etmeyin, bir videoyu sahne sahne yorumlayacak değilim, burada. Motorola reklamlarında ve enfes müziğiyle Mellowdrone - Oh My videosunda da o renk dokusuyla benze tatlar yakalanabiliyordu. Into The Night'ın YouYube'taki canlı performans kaydını da görün mutlaka, deyip bu kısmı geçiyorum...

Radiohead'in, 2007 "In Rainbows" albümü için bir plak şirketiyle anlaşmayıp, grubun internet sitesinden şarkıları indirmeye ve ücret olarak hayranlarının "gönüllerinden kopan" miktarı ödemelerine izin vermesi; pazarlama yaklaşımı olarak dünyada bir ilkti. Yorumuna katıldığım, suetkafa.blog'taki radiohead in rainbows yazısını, bu noktada okuyabilirsiniz.

2007'de, müzikte neler olmuş, sorusuna; British Phonographic Industry (BPI) tarafından açıklanan, 2007'nin en çok satan ilk 10 albümü listesi, bir cevap olabilir.
1-Amy Winehouse: Back To Black, 2-Leona Lewis: Spirit, 3-Mika: Life In Cartoon Motion, 4-Take That: Beautiful World, 5-Arctic Monkeys: Favourite Worst Nightmare, 6-Kaiser Chiefs: Yours Truly Angry Mob, 7-Westlife: Back Home, 8-Snow Patrol: Eyes Open, 9-The Eagles: Long Road Out Of Eden, 10-Nelly Furtado: Loose.
Fakat, bu listenin içindekilere kıyasla, dışındaki gelişmelerin ilgimi daha çok çekmiş olduğunu söyleyebilirim, ki onlara da arada blogumda müzik başlığında değinmeye çalışmıştım...

Son olarak, 2007'den bir haber; Keane 'Everybody's Changing' yazımda değindiğim, İngiliz rock müzik grubu Keane; hayranlarına yeni yıl hediyesi olarak bir Gwen tefani parçasına, 2006 yılında yayınlanan ‘The Sweet Escape’ albümünden ‘Early Winter’a, cover versiyon kaydeti. Ve bu canlı performans kaydı, ‘Early Winter’ın akustik versiyonunu; keanemusic.com web-sitesinden yılbaşı hediyesi olarak ücretsiz bir şekilde indirilip dinlenebiliyor olacak.

Albüm yerine, tek tek parçalar satmaya yönelim; yakında,
"hiç boşu olmayan albümler" listelerimizin, tarih olacağını gösteriyor. Popüler kültürün hızla dönen çarkları arasında, kaliteden ödün vermek, maalesef kaçınılmaz...


Yeni yıl yaklaşıyor. '2008 yılı Ocak ayı, Ay Takvimi' ve 'Flynxs, nedir?' sorusunun cevabıyla ben geri dönene kadar bu, blogumdaki son yazım olacak.

Yeni yılınız kutlu olsun.
2008'in, beklediğinizden de fazlası olmasını diliyorum. Sevgiler...

Aşk-ı Hürrem, Can Atilla



Aşk-ı Hürrem, yakın zamanda çıkan, yine birbirinden güzel parçaların yer aldığı, son Can Atilla albümü.

Can Atilla müziklerini uzun süredir zevkle takip edip, ilham verici etkilerinden istifade ettiğimden daha önce de bahsetmiştim. Aşk-ı Hürrem de, etkileyici müzikleriyle, arşivimdeki yerini aldı.
Can Atilla, "Cariyeler ve Geceler" ve "1453, Sultanlar Aşkına" albümlerinin fantastik Osmanlı üçlemesinin üçüncü, final albümü olan ''Aşk-ı Hürrem''de, notalarıyla hayal dünyamızı aralıyor ve "O zamanlar başka bir müzik vardı, bilmek imkansız ama hayal edebiliriz…." sözleriyle dinleyiciyi bu kez de Kanuni Sultan Süleyman dönemine götürüyor. Osmanlı'nın en güçlü ve en tehlikeli kadını Hürrem Sultan ve Kanuni 'nin yanı sıra Barbaros, Mimar Sinan, Piri Reis gibi tarihsel kahramanları da sanatıyla anıyor.

Albümün ilk video klibi 3-D animasyon olarak yine yönetmen Uğur Erbaş tarafından ''Aşk-ı Hürrem'' isimli şarkının radio edit versiyonuna çekildi. ''Aşk-ı Hürrem'' şarkısını Saraybosnalı ünlü pop yıldızı Lejla Jusic ve Ayça Dönmez seslendirdi. Klipte Hürrem Sultan'ı, Brezilyalı manken Carime Bitar canlandırdı.
Aşk-ı Hürrem'deki her bir parçadan ayrı ayrı söz etmek istiyorum ama burada yerim dar. O yüzden albümden seçtiğim, en beğendiklerimden diyebileceğim birkaç parçayı [Aşk-ı Hürrem (Radio Edit), Rodos Korsanları, Mahidevran, Barbarosa - Denizlerin Efendisi], dinleyebilmeniz için Odeo'daki alanıma aktardım. Böylece siz hem Aşk-ı Hürrem'deki enfes müziklerin tadını keşfedin, hem de hafta sonu müziğimiz olarak burada yer almış olsunlar. Albümdeki, Mahidevran'a özellikle dikkatinizi çekmek isterim; art arda dinlemekten kendimi alamadıklarımdan biri.

Mahidevran-ODEO

www.canatilla.com'da; sanatçı ve eserleriyle ilgili detaylı bilgiye ulaşmak mümkün. Aşk-ı Hürrem'deki parçaların öyküleri de, bunların arasında...


Aşk-ı Hürrem parçasının videosu, bu gönderiyi yayımladığımda henüz ulaşılabilir değildi, o yüzden şimdi ekliyorum.

Uğur Erbaş tarafından hazırlanan Aşk-ı Hürrem videosu, diğer işleri gibi gayet başarılı. Kendisinin ugurerbas.blogspot.com altında bir de blogu var, zamanında ilgiyle takip ediyor olduğum. Fakat şimdilerde pek güncellenmiyor, güncellenmesini ve projelerini detaylarıyla blogundan izleyebilmeyi istiyoruz!

[Yazı, 15 Aralık'ta yayımlanmış, video ilave edilerek 24 Aralık'ta editlenmiştir.]

The Killers'dan Gary Oldman ile Beat The Devil'e, Sinemaya

Geçtiğimiz hafta piyasaya çıkan The Killers, 'Sawdust' albümü, elime yeni ulaştı.

Sawdust için, dinlenesi bir albüm, olduğunu söyleyebilirim. Ki, The Killers da genel itibariyle, dinlenesi parçaları olan bir grup, benim için.

İndie Rock tadındaki müzikleri, Brandon Flowers (solist), Dave Keuning (gitar, vokal) ile renklenen sahne performansları, videolarıyla gayet ilgi çekiciler.

2004 yılında çıkan ilk albümleri Hot Fuss, ikinci albümleri Sam's Towndan sonra, Sawdust ile daha bir olgunlaştıklarını gözlemek mümkün.

Joy Division'in 'Shadowplay'ine yaptıkları yorum, Sam's Town'ın 'Abbey Road' versiyonu, Jacques Lucont düzenlemesi 'Mr. Brightside', Tanquilize ve Dire Straits'ten 'Romeo & Juliet' yorumu; Sawdust bünyesindeki değişik tatlar.

Mark Knopfler, Kill to Get Crimson'da, Dire Straits hayranlığından da bahsediyordun, şimdi The Killers 'Romeo & Juliet' yorumunu gerçekten beğendin mi, diye düşünebilirsiniz.

Tabii ki Dire Straits'ten sonra 'Romeo & Juliet' yorumlamak öyle kolay bir iş değil ama, hani yine de The Killers'ın bunda çok da fena olmadığını yani, kendi içinde ayrı bir etkileyiciliğe sahip olduğunu düşündüğümü, söyleyebilirim.

YouTube'da Romeo and Juliet - The Killers sonrası, Dire Straits - Romeo and Juliet videolarını izleyerek, bahsettiğim o farklı tınılardan ayrı keyif alma noktasını, inanıyorum siz de yakalayabilirsiniz.


The Killers - Mr. Brightside

The Killers - Mr. Brightside videosunu buraya aldım; hem hafta sonu müziği olarak kalsın, hem de eğlenceli, hoş bir video izlerken arada Eric Roberts'ı da görmüş olalım istedim. (hımm.. bilemiyorum tabii, yeni İnternet Kanunu'nun uygulamasında müstehcenlik(!) kapsamına girer mi böyle videolar, ya da video paylaşım ortamları da sansürlenecek mi, nasıl olacak? sorular, sorular...)

Evet, kötü adam karakterlerini başarıyla canlandırmasını, beğenerek izlediğimiz Eric Roberts; video kliplerde de bu performansını sürdürüyor.

Akon - Smack That videosunda da Eric Roberts'ı görmek mümkün. Müzik türü çok da ilgimizi çekmese de, videosunda ilgimizi çeken bir oyuncu var diye de o videoyu izleyebiliriz. Meselâ, Gary Oldman ismi geçen film, videoların çok da başka bir faktör gözetmeksizin, seçici geçirgen beğeni süzgecimi aşabilmesi, gibi.

Gary Oldman'ın dahil olduğu projeler zaten başarılı oluyor o ayrı ama, salt varlığı bile, tüketici sıfatında konumlanmış, benzer mantıkla düşünen takipçilerini harekete geçirmeye yetiyor. Evet, pazarlama biraz da böyle bir şey...


Gary Oldman performansıyla, Beat The Devil (BMW Short Film) videosu.

Yeni Gary Oldman filmleri olsa da izlesek, diye düşünmüyor musunuz siz de?

Evet, Beat The Devil içinde Clive Owen'ı da görüyoruz. Hafta sonu için denklem rafı(ndaki film)i unutmuş değilim. Yoksa siz unuttunuz mu?

Shekhar Kapur yönetmenliğinde; Clive Owen, Cate Blanchett ile, "Elizabeth: The Golden Age"i, izleyeceğim.

İzlenecekler listemdeki diğer filmler ise;
Tony Gilroy yönetmenliğindeki; George Clooney, Sydney Pollack ile 'Michael Clayton',
Mark A.Z. Dippé yönetmenliğinde, 'Garfield Gets Real',
Andrew Dominik yönetmenliğinde; Brad Pitt ile 'The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford',
Robert Redford yönetmenliğinde; Tom Cruise, Meryl Streep, Robert Redford ile 'Lion for Lambs'.

Mark Knopfler, Kill to Get Crimson


Siz, Dire Straits 'Money For Nothing' videosunu izlemeye başlayın; müziği size eşlik ederken ben de, yirmi yılı aşkın bir sürede müzik yapıp dinlenebilen müzisyenlerle, mazisi birkaç yılı bulamayan günümüz müzisyenlerini kıyaslama hatasına düşmeden nefis bir haber verip, bir dileğimden bahsederken bana katılmanızı isteyeceğim.

1985
yılında Dire Straits, haftalarca üst sıralarda kalarak dokuz milyon kopya satıp; bu başarıdaki payı yadsınamaz 'Money For nothing' videosunun katkısıyla; 'Brothers In Arms', 80'lerin en çok satan albümü ünvanını almıştı. Mark Knopfler ilgim de, o zamanlardan başlıyor. Böyle müzikler dinleyerek büyüyüp, süregelen zaman içinde albümlerinden tad almaya devam edebiliyor olmam, onları benim için daha da özel kılıyor.

Düşünün; küçükken hoşlandığınız, liseye gideken hayranlıkla dinlediğiniz, üniversitede ve sonra artık yetişkin olarak yaşama atıldığınızda da; müzik yapmaya devam eden ve sizin zevkle dinlediğiniz müzisyenlerin olması, ne kadar farklı bir his duyumsatıyor öyle değil mi? Şimdi bundan böyle söyleyerek bahsedebilmek bile, damakta çok hoş bir tad bırakmaya yetiyor.

Oysa bugünün yeni müzisyenlerinin dinlediğim birçok müziği, bir yıl sonra benim için anlamını koruyabiliyorsa; bunu, başarı olarak görüyorum. Ne fena, öyle değil mi?

Bugün yeni çıkan bir grubu, on yıl sonra da dinleyebilmek istiyorum. Bu pek de hoş bir durum değil ama; zaman, albüm çağından; tek parçayla kısa dönem popülarite yakalayıp yok olma çağına doğru ilerliyor gibi gözüküyor ve bu açıkcası beni ürkütüyor. Albümlerde tekrar dinleme isteği uyandıracak parçaların sayısı azalırken; acaba bir on yıl sonra Placebo, Qotsa, Joss Stone ya da Evanescence dinleyebilecek miyim, merak ediyorum.

Durum böyleyken, tekrarlarla dinlenebilecek zaman üstü müzikler kategorimde, Mark Knopfler albümleri, haklı yerini korumaya devam ediyor.

Beni, ruhumdan yakalamayı başaran müzisyenlerden biri, Mark Knopfler. İyi ki de var! Etkileyici sesi ve müziğiyle bir kez daha karşımızda; son albümü Kill to Get Crimson geçtiğimiz hafta yayınlandı.

Albümü, arşivimdeki diğer Mark Knopfler albümleri arasına ekleme fırsatını dün bulabildim ve şansıma, akşam canlı müzik dinlemeye gittiğimiz bir yerde de birkaç eski coverını dinleme fırsatım oldu ki bu, bu hafta sonunu, Mark Knopfler hafta sonu yapmam için yeter de artar bir sebep.

Altta izleyeceğiniz video; Mark Knopfler - Kill To Get Crimson Teaser başlığıyla, YouTube'tan. Kill to Get Crimson albüm sürecinden detaylar öğrenirken, albümdeki müziklere de kulak misafiri olunabiliyor.


True Love Will Never Fade, We Can Get Wild; albümden şimdilik ilgimi çeken parçalar.

Albümle ilgili etrafımdakilerden edindiğim izlenim; favori parça seçmenin ya da çoşku hissi duyumsatacak bir tını yakalamanın, önceki albümlerdeki kadar kolay olmadığı yönünde ama, yeni ve arada zevkle dinlenecek bir Mark Knopfler albümü daha olmasından, herkes memnun.

Kill to Get Crimson albümü yeni, ve bir videosu henüz olmadığı, istediğim müzikleri bir yere upload edip buradan dinletecek zamanı ise bulamadığım için, True Love Will Never Fade videosunu, YouTube marifetiyle buraya, alta alıyorum.


Oysa, Mert sayesinde haberdar olduğum Deezer ile; sevdiğim parçalarından bir Mark Knopfler playlisti oluşturup buraya almak istiyordum ama, üyeliği aktive etme süreci, maalesef bu yazıya yetişmedi.

Deezer'dan, önceki Mark Knopfler albümlerinden parçalara kolayca erişip, zevkle dinleyebilirsiniz. Deezer ile birçok müziğe erişip dinleyebilmek yanında, oluşturacağınız playlisti blogunuzda da paylaşabiliyorsunuz. Oldukça geniş bir müzik arşivi var gibi gözüküyor.

Bunları yazarken, The Ragpicker's Dream (2002) albümünden Daddy's Gone To Knoxville fonda çalıyor ve mırıldanarak eşlik ediyorum. Aklıma, sabah "I'd rather have a dollar than a dime, than a dime" diye mırıldanarak güne başlayan birilerinin de bu yeni albüm haberine sevinebileceği geliyor...

Mark Knopfler, zaman üstü müzikler listemde olduğu kadar; bir albüm yapsa da, albüm tanıtım turnesi ülkemizi de kapsasa diye beklediğim müzisyenler listemin de üst sıralarında yer alıyor.

Birçok kişinin aynı şeyi istemesinin yaratacağı olumlu etkiye inanıyorum. Hayır. Konu, o müthiş(!) kitap The Secret'a gitmiyor. Sadece, isteyince neden olmasın; hazır yeni albümü de çıktı, artık bir Mark Knopfler konseri izleyelim, diyorum ve benimle beraber burda bu isteği yinelemenizden, en hafif tabirle memnun olacağımı belirtmek istiyorum.

Wikipedia-Mark Knopfler, Wikipedia-Dire Straits.